<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>MedyaTakip.net RSS Kaynağı - Bütün Haberler Burada</title>
<link>http://www.giris.net/rss.asp?id=3</link>
<language>tr-TR</language>
<description>MedyaTakip.net RSS Kaynağı - Bütün Haberler Burada. 3 Numaralı RSS Kategori Arşivi</description>
<item>
<title>İşte DSHPnin yeni genel başkanı</title>
<description>Demokratik Sol Halk Partisi DSHP Genel  Başkanlığına Rahşan Ecevitin seçildiği bildirildi.br br  DSHP Kurucular Kurulunca yapılan yazılı açıklamada partinin hızla  örgütlendiği belirtilerek kurucular kurulu tarafından Genel Başkanlığı Rahşan  Ecevitin Genel Sekreterliğe ise Fikret Kürkçüoğlunun seçildiği kaydedildi.

         Açıklamada Köklü ve ve güçlü bir demokratik sol düşünceye sahip DSHP  ülkemizin ve halkımızın artan sorunlarına yine gerçekçi çözümler üretecek  kaybolmaya yüz tutmuş umutları yeşertecek ve güçlendikçe DSHP Türkiyede halk  dünyada Türkiye güçlenecek halkın yüzü gülecektir denildi.

         Ülkenin ekonomik ve sosyal sıkıntılar içinde olduğu savunulan açıklamada  Bu sorunların büyük devlet ve siyaset adamı Bülent Ecevitin sistemleştirdiği  ve halkın öz değerlerine dayalı demokratik sol düşüncenin iktidarı ile  çözüleceği kaydedildi.

         Açıklamada DSHPnin ülke sorunlarını çözmek amacıyla yola çıktığı  ancak bu arada bazı kimselerin partide kurulan düzeni bozarak kendi düzenlerini  kurmayı istedikleri öne sürülerek Bu nedenle ufak bir sorun yaşadık ama bu  sorun çabuk aşıldı. Biz yolumuza devam ediyoruz hızla örgütleniyoruz ifadesine  yer verildi.

AA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/iste-dshp-nin-yeni-genel-baskani-1114/</link>
</item>
<item>
<title>Erdoğandan Başbuğa başsağlığı mesajı</title>
<description>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Batmanda terör örgütüne yönelik operasyonda bir Uzman Çavuşun şehit olmasıyla ilgili Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğa başsağlığı mesajı gönderdi.br br Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamada Başbakan Erdoğanın Batmanda terör örgütüne yönelik operasyonlarda bir uzman çavuşun şehit olması bir uzman çavuşun da yaralanması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğa bir mesaj göndererek üzüntülerini bildirdiği ve başsağlığı dileğinde bulunduğu belirtildi.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/erdogan-dan-basbug-a-bassagligi-mesaji-1113/</link>
</item>
<item>
<title>Bakan Demir: Erken seçim olacak ama...</title>
<description>Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir erken seçim söylentileri için Evet erken seçim olacak ama bu seçim normalinden en fazla bir hafta önce olacak. dedi.br br Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir ve AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek İstanbul dönüşü Akçakoca ilçesini ziyaret edip vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

İstanbuldaki 2010 Avrupa Kültür Başkenti kutlama etkinliklerinden dönen Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir ve AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek Akçakoca ilçesini ziyaret edip vatandaşlarla görüştü.

Program dışı bir ziyaret ile Akçakocaya gelen Bakan Demiri Düzce Valisi Bülent Kılınç İlçe Kaymakamı Mehmet Ünal Milletvekili Metin Kaşıkoğlu AK Parti İl Başkanı Fevai Arslan ve Belediye Başkanı İsmail Bayram karşıladı.

Kendisine balık ikram edilen Bakan Demir daha sonra ilçedeki vatandaşları ve esnafı ziyaret edip sorunlarını dinledi. Bakan Demir daha sonra ilçe teşkilat binasında partili üyelerle bir toplantı gerçekleştirdi. Demir Düzcenin özellikle TEM bağlantısı ve duble yollar ile ilgili sorunlarını en kısa sürede çözmek için gerekli gayreti göstereceklerinin sözünü verdi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bakan-demir-erken-secim-olacak-ama--1112/</link>
</item>
<item>
<title>İŞTE SON ANKET</title>
<description>Konsensusun son yağtığı anket araştırmasına göre AK Parti oyunu geçen aya oranla yüzde 2 CHP yüzde 3 artırdı..br br Konsensusun HABERTURK için her ay yaptığı Türkiye Gündemi anketinin aralık ayı sonuçları sürpriz bir ismi Türkiye Değişim Hareketi Lideri Mustafa Sarıgülü öne çıkardı. Sarıgül En beğenilen liderlerde Başbakan Erdoğanın ardından ikinci oldu. Araştırmaya göre AK Parti oyunu geçen aya oranla yüzde 2 CHP yüzde 3 artırdı

Türkiyenin önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinden Konsensüs Araştırma ve Danışmanlık Türkiye Gündemi-Aralık 2009 başlıklı anket için 23-30 Aralık arasında 81 ilde 16 yaş üstü 750si erkek 803ü kadın toplam 1553 kişiyle Telefon anketi yöntemiyle görüştü. 16 yaş üstü gençler 2011 genel seçiminde oy kul-lanacak. Anket çalışmasında en çarpıcı sonuç Siyasi par¬ti ve hareket liderlerinin be¬ğeni oranlan başlığı altında çıktı. Türkiyede en beğeni-len siyasi parti lideri yüzde 40.1 ile Başbakan Erdoğan olurken ikinci sırayı sürpriz bir isim yüzde 28.4lük oy oranı ile Türkiye Değişim Hareketi Lideri Mustafa Sarıgül aldı. CHP Lideri Deniz Bay kal yüzde 18.1 ile üçüncü oldu.





Peki bu pazar bir genel seçim yapılsa Türkiyeyi nasıl bir tablo bekliyor? İşte Konsensusun aldığı sonuçlar. Karar¬sızların da partilere eşit dağılımıyla AK Partiye oy vereceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 40.9 CHP yüzde 25.3 MHP ise yüzde 16.2 çıktı. Kasım ayı oy oranı 38.9 olan AK Parti aralık ayında oylarını 2 puan artırırken CHP de tırmanıştaydı. CHP geçen aya oranla oylarını 3.1 oranında artırdı. MHP ise binde 5 düştü. En büyük düşüşü ise eski DTP yeni BDP yaşadı. Oylan yüzde 2.7 oranında geriledi.





2009 yılının son ayına damga vuran olayların başında memur eylemleri geliyordu. Tüm hızıyla devam eden Tekel işçilerinin eylemi ise hâlâ gündemdeki yerini koruyor. Peki büyük tartışmalara neden olan memur ve tekel işçilerinin eylemini halk destekliyor mu? Konsensusun yaptığı anket çalışmasına göre işyerleri kapatıldığı için başka kamu kuruluşlarına özlük haklarıyla nakledilmek isteyen Tekel işçilerinin 106 otobüsle Ankaraya gelerek başlattıkları eylem kamuoyundan büyük destek görüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 78i Ankaradaki eylemlerine önceki gün ailelerinin de katılımıyla devam eden Tekel işçilerini desteklediğini belirtti.



Memur konfederasyonları tarafından kamu çalışanlarına grevli toplusözleşmeli sendika hakkı verilmesi ve toplu pazarlığın altyapısının kurulması talebinin reddedilmesiyle başlayan memur eylemlerine de halkın desteği tam. Zaman zaman halkın günlük yaşamını da etkilemesine rağmen memur eylemlerini destekleyenlerin oranı yüzde 82. Araştırmaya katılanlardan sadece yüzde 18i memur eylemlerini desteklemiyor.

HABERTURK</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/iste-son-anket-1111/</link>
</item>
<item>
<title>Sonunda o da geri adım attı</title>
<description>İsrail ile Türkiye arasında yaşanan diplomatik gerginliğin arkasındaki isim olduğu öne sürülen İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman olayla ilgili ilk kez konuştu.br br Ankara-Tel Aviv gerginliği ile ilgili olarak ilk defa net bir açıklama yapan İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman ?Umarım ilişkileri eski haline getirebiliriz? dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalonun büyükelçi Oğuz Çelikkolu alçak koltuğa oturtmak için Liebermandan direktif aldığı biliniyordu. Muhafazakarsağcı Yisrael Beiteinu İsrail Evimiz Partisi lideri Lieberman geçmişte yaptığı Türkiye karşıtı açıklamalarla tanınıyordu.

Bakan Lieberman Pazar günü yaptığı açıklamada Tel Avivin İsrail karşıtı yorumları ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki görüntüleri protesto etmesinin ?özünde meşru? bir hareket olduğunu ancak Çelikkolun Ayalon tarafından aşağılanmasının ?hata? olduğunu ifade etti.

Norveç Dışişleri Bakanı Jonas Gahr Stoereyle yaptığı görüşmenin ardından konuşan Lieberman ?Türk tarafından İsraile karşı herhangi bir yorum geldiğini duymadım. Umarım bu durum devam eder. Kimseyle kavga etmek istemiyoruz. Umarım Türkler İsraile ve Yahudilere saygılı davranır. Tarih bize başka türlü bir davranışa izin veremeyeceğimizi göstermiştir? dedi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/sonunda-o-da-geri-adim-atti-1110/</link>
</item>
<item>
<title>Baykalı kızdıracak rapor</title>
<description>Demokratik açılım sürecine karşı çıkan CHP diğer yandan parti içinde Kürt sorununun çözümü için çalışmalar yapıyor.br br Bu yöndeki son çalışma geçen dönem Diyarbakır milletvekilliği yapan Genel Sekreter Yardımcısı Mesut Değerden geldi. Değer PKKlıların dağdan inmesini kolaylaştıracak öneriler içeren bir rapor hazırladı. Genel Başkan Deniz Baykala da sunulan çalışmada terör örgütünden ayrılanların topluma kazandırılması için ilginç teklifler yer alıyor. Bunlardan en dikkat çekeni teslim olan PKKlılara evlilik yardımı yapılması. Bunun yanında yarım kalmış eğitimlerini tamamlamaları için imkân sağlanması meslek eğitimi verilmesi ve 5 yıllık yeşil kart hakkı tanınması da öneriler arasında.

Örgütten ayrılan üst yöneticilere kimlik ve yüz değiştirme önlemi alınması gerektiğini savunan Değer uluslararası alanda Türkiye adına istihbarat çalışması yapacak bazı vakıfların kurulmasının da terörü bitirmede etkili olacağını ileri sürüyor. Bunun için Gheorge Sorosun vakıflarını örnek gösteriyor.

Raporda PKKnın silahtan arındırılması için gerekli şartlara da dikkat çekiliyor. Bunun için belli bir planlama ve hukuksal zeminin uygun hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Genel af ya da benzeri ifadelerin karşılık bulması için inandırıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. denen raporda itirafçılık veya pişmanlık yasaları ile sonuç alınamayacağına işaret ediliyor. Raporda şu ifadeler yer alıyor: Adı her ne olursa olsun yapılacak düzenlemelerin içinde geçmişi unutturacak formüller olmalıdır. Silah bırakıp dönenlere her türlü eşit vatandaşlık ilişkileri ve hakları tanınmalıdır. Bunun yanında eğitim sağlık konut edinme istihdam edinebilme imkanları oluşturulmalıdır. Örgütün merkez yönetiminin de içinde olması önemlidir. Türkiyede demokrasi ve hukuk sınırları içinde her türlü iş düşünce ve siyaset yapma imkanları olmalıdır.

Raporda PKKnın silahlı olmasından hem yurtiçi hem de yurtdışında menfaat sağlayan gruplar olduğuna dikkat çekiliyor. Devamında Eğer insan hakları demokrasi iş imkanı ve adalet konularında kişilerin devlete inançları kendi silahlarına ve PKKya olan inançlarının üstünde olursa o zaman doğal olarak oradaki insanımız PKKdan uzaklaşma yolunu kesinlikle seçmekten çekinmez. Ancak açıkça görülmektedir ki Türk vatandaşları bu konularda kendi devletine hiçbir bölgede yeterince güvenmemektedir. deniliyor.

Raporun PKKnın silahsızlandırılması için kısa vadede yapılabilecekler başlıklı bölümünde yer alan diğer bazı öneriler şöyle:

Silah bırakanlara itirafçılık yasasını diretmeden en az 5 yıl denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması.

Bu sürede bir meslek eğitimi almasının sağlanması.

Örgütten ayrılan herkese her yıl yenilenmek şartı ile sağlık güvencesi kazanana kadar en fazla 5 yıl süreyle yeşil kart uygulaması ile sağlık hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması.

PKKnın yüksek potansiyel gösterdiği yerlerde gezici sağlık hizmetlerinin her vatandaşa eşit ve hümanist yaklaşımlarla verilmesi bu hizmeti sağlayacak sağlık ekiplerinin yüklendikleri misyon açısından eğitilmesi bilinçlendirilmesi.

Soros Vakfı gibi vakıflar kurulsun

Raporda Türkiyenin terör sorununu çözmesi için yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da faaliyet göstermesi gerektiği belirtiliyor. Bu konudaki öneriler şöyle:

Türkiyenin yurtdışında Gheorge Sorosun vakıfları gibi kendisine yönelik istihbarat çalışmalarını bertaraf edecek vakıflar kurması.

Aynı tarz vakıfları Güneydoğu için de oluşturup işlevsel hizmete yönelik çalışmalar yapılması.

Türkiyede istihbaratlar üstü sağlıklı bir koordinasyon kurulu oluşturulması. Bu kurula hukuka ve devletin üstünlüğüne hizmeti ilke edinmiş kurum kimliği kazandırılması. ZAMAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baykal-i-kizdiracak-rapor-1109/</link>
</item>
<item>
<title>Baykala zehir oldu</title>
<description>CHP lideri Deniz Baykal bir grup gazeteciyle gizli saklı yemek yedi. O yemeğe kimler katıldı? Baykal nasıl zor durumda kaldı?br br Baykal da tıpkı Genelkurmay gibi bazı gazetelere akreditasyon uyguladı ancak taktiği ters tepti. Bazı gazeteciler kayıt dışı sözleri yazdı ve olan oldu.

Yemek eski Washıngton restoran yeni Park forada Cuma akşamı düzenlendi..
Yemeğe davetliler show star kanal d ntv cnn trt hürriyet milliyet vatan sözcü gazetesinden veli toprak...

Yemekte off the record kararı alınıyor ancak ertesi gün Hürriyette Baykal zehirlenen tilkilerine yas tutuyor haberi çıkınca yemeğe katılan diğerleri isyan çıkartmış.. Hani burada konuşulanlar burada kalacaktı diye.. Sonra Hürriyetten haberi yazan Okan Konuralp ben orada konuşulanlardan değil daha öncesinde Baykalla röportaj yapmıştım diye açıklama yapıyor

Bu açıklama CHP tarafından aynı şekilde söyleniyor.
Ama bu açıklamaları inandırıcı bulmayan yemekteki diğer gazeteciler de bugün anketler üzerine yapılan konuşmayı manşete taşıyorlar..



Baykal Erdoğanın yaptırdığı anketi açıklıyor.. O ankette akp 32 chp 26larda gözüküyor..



-Baykal bir kısım medya ile yemek yedi onlara haberlik malzemeler verdi
-Yemeğe davet edilmeyen bir kısım medya ise Baykalın verdiği haberleri gazetelerden okumak durumunda kaldı
-Baykalın davetine katılamayan medya yayın yaptıkları kitleye haber ulaştıramadı çünkü haber kaynağı chp yönetimi o kitleden isteyerek ve bilerek haber kaçırdı sakladı..
-iktidarı basına akredite uyguluyor diye eleştiren ana muhalefet de aynısını yaptı
-yemekte bir de suskunluk yemini yapıldığı anlaşılıyor ki biri o kuralı bozunca hepsi bozdu.
-Baykal en güvendiğim haberciler diye yemek daveti yaparken güvendiği dağlara kar yağabileceğini de tecrübe etmiş oldu.
İbreti alemlik br yemekten geriye herkes için çıkarılması gereken dersler kaldı. medyafaresi</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baykal-a-zehir-oldu-1108/</link>
</item>
<item>
<title>Ak Parti işte böyle kapatılacak !</title>
<description>Gazeteci - Yazar Şamil Tayyara göre AK Partiye karşı yeni kapatma davası bakın nasıl açılacak.?br br Taraf Gazetesinden Neşe Düzele konuşan Star yazarı Şamil Tayyardan çarpıcı iddialar geldi. Tayyara göre AK Partiye karşı yeni kapatma davası telefon dinlemelerinden hareketle sivil dikta iddiasıyla açılacak.



Bu bir süreç. Bu bir mücadele. Siyasi iradenin bu mücadelede sağlam durması gerekiyor. Şimdi AK Parti hakkında ikinci bir kapatma davası açılması planlanıyor. Bu konuda Yargıtay Başsavcısı bir soruşturma başlattı. Biliyorsunuz birinci kapatma davası irticai faaliyetlerin odağı olduğu iddiasıyla açılmıştı. Bu seferki davanın telhefon dinlemelerinden hareketle sivil dikta iddiasıyla açılmasının hesabı yapılıyor. Yani ikinci kapatma davası bu dönemde tartışma konusu olan sivil vesayet sivil dikta sivil faşizm gibi gerekçelerle açılacak.



Eğer dava açılırsa bu sefer kesin kapatırlar. Bu kez yarıda bırakmazlar ve kapatırlar. Böylece sivil darbe iddiaları da yargı darbesine dönüşür ve AK Parti kapatılır. Son dönemde başlatılan sivil ikta sivil vesayet tartışmaları bu kapatma davasının alt yapısını oluşturma faaliyetidir.



Gerekçelerinden biri kapatılma ihtimalidir. Eğer kapatma davası açılırsa Ergenekon süreci hızlanır. Daha büyük dalga operasyonlar olur. Çünkü askerle hükümetin ilişkileri sertleşir. Şu anda Ergenekonda frene basıldı. Bir numaraya kadar gidilebilecek yol kapatıldı. Eğer kapatma davası açılırsa ilk kapatma davasında yaşanan gene yaşanır. O zaman da Ergenekon soruşturması hızlanmıştı şimdi gene hızlanır. Çünkü AK Parti uzlaşarak değil çatışarak ayakta kalacağını birinci kapatma dravasında anladı. Bugün Ergenekon süreci yavaşlatılmış durumda. Dalan hala yakalanamıyor. Haberal hala hastanede yatıyor. Generaller hala dışarıda bulunuyor. Eğer Ergenekon süreci hızlanırsa.



Birçok kuvvet komutanının ve emekli generalin içeri alınmasına yol açabilecek çük sürpriz gelişmeler yaşanabilir. Ayrıca eşanlı olarak orduda da bir idare operasyon başlatılabilir.



Bu bir güç oyunu ama bu sadece Türkiyedeki iç dinamiklerle açıklanamaz. Bu süreci yönlendirebilecek uluslararası güç odakları var. Amerikanın tavı çok önemli. Çok ilginç bir döneme giriyoruz. O yüzden medyadaki birçok tartışmayı bağımsız olarak değerlendirmek bizi yanlış sonuçlara götürür. Tartışmalar hep birbiriyle ilişkili ve bağlantılı. Nuray Mert sivil dikta lafını ederken bu büyük oyudan haberdar olmayabilir ama onu harekete geçiren ve bunları yazmaya iten iklimi yaratanların planı özetle bu...</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ak-parti-iste-boyle-kapatilacak--1107/</link>
</item>
<item>
<title>CHPnin en eski üyesi AK Partili oldu</title>
<description>CHPnin yaşayan en eski üyelerinden 86 yaşındaki Kemal Erturan millî birlik ve kardeşlik projesine destek vermeyen partisine tepki göstererek AK Partili oldu.br br Ailecek CHPli olan İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu yüksek mühendis Erturan AK Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabaka iki sayfalık duygusal bir mektup yazdı. Mektubunda felçli olduğu için il başkanlığına gidemediğini ifade eden Erturan partiye kayıt formuyla birlikte Kabakı Karşıyakadaki evine davet etti. Daveti büyük bir onurla karşılayan Kabak da il yönetim kurulu ve ilçe kadınlar kolu üyeleriyle Erturanı ziyaret etti.

Hükümetin icraatlarını gördükten sonra vicdan sahibi bir vatandaş olarak Bundan böyle AK Partiliyim. dediğini ifade eden Kemal Erturan Sayın Başbakanımız başta CHPnin görmezden geldiği ve elini taşın altına koymaktan korktuğu terör sorununa çözüm için yola çıktı. Kangren olan bu sorunu Sayın Erdoğan kucağında bulunca CHPliler gibi görmezden gelmedi. Hep aka kara karaya ak diyen muhalefet liderleri ise çözüme çözümsüzlükle yanıt verdi. 86 yıldır yaşadığım bu güzelim topraklarda artık terör yüzünden bir tek vatan evladının ölmesini istemiyorum. şeklinde konuştu. Erturan bu zamana kadar hiçbir liderde görmediği yürekliliği Başbakan Recep Tayyip Erdoğanda gördüğünü ifade etti.

AK Parti İl Başkanı Kabak ise yılbaşında kendisine ulaşan mektuptan çok etkilendiğini belirtti. Millî birlik ve kardeşlik projesinin özünün Erturanın anlattıkları olduğunu söyleyen Ömür Kabak Bundan önceki hükümetler bu sorunu halının altına süpürmeyi tercih etti ama Başbakanımız ve AK Parti hükümeti çözme kararlılığıyla yola çıktı. Bu kardeşlik sağlanınca ülkemizin önünde hiçbir engel kalmayacak. dedi.

Konuşmaların ardından çiçeği burnunda AK Partili Erturan Başbakan Erdoğana yazdığı mektubu Kabaka teslim etti. CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-nin-en-eski-uyesi-ak-partili-oldu-1106/</link>
</item>
<item>
<title>CHPden Sarıgülü kızdıracak sözler</title>
<description>Pazar günü İzmirde gövde gösterisi yapan Türkiye Değişim Hareketi TDH Başkanı Mustafa Sarıgüle ilk tepki Cumhuriyet Halk Partisi CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlundan geldi.br br İl Başkanı Nalbantoğlu açıklamasında Bornovada Sarıgülün yaptığı miting alanının kaç kişi alacağını İzmirde yaşayan herkesin bildiğini ifade etti. Nalbantoğlu Bu bilindiği halde toplantıya katılımla ilgili olarak verilen rakamlar ancak hayal gücünün zorlanmasıyla ortaya çıkabilecek rakamlardır. Türkiyenin dört bir yanından otobüslerle taşıyarak İzmire insan getirmelerine rağmen ortaya çıkan manzara TDHnin geleceğiyle ilgili açık bir mesaj vermektedir. dedi.

İzmirlinin taşıma insanlarla miting ve bölücü söylemlerle rant elde etmeye çalışanlara tercihini bir kez daha açık şekilde gösterdiğini savunan CHP İl Başkanı İzmirlilerin sosyal demokrasi ve çağdaşlıktan yana tercihiyle toplama ve ideolojisi belli olmayan hareketlere cevabını verdiğini iddia etti.

Sarıgülün daha önce partileşme süreçlerinin ocak ayında tamamlanacağını açıklamasına karşın hayal kırıklığı yaşattığını söyleyen Nalbantoğlu Sayın Sarıgül bu hareketiyle Türk siyasi literatürüne yeni deyimler de kazandırmıştır. Basından öğrendiğimiz kadarıyla kurulması planlanan partinin genel başkanlığına Hikmet Çetin getirilecekmiş. Yani artık siyasette taşeron genel başkanlık dönemi başlıyor diye konuştu.

Sarıgülün İzmirdeki konuşmalarında AK Partiyi ve icraatlarını eleştirmek yerine CHP ile ilgili açıklamalar yapmasını yadırgayan Nalbantoğlu TDH ve Sarıgülün AK Partinin tüm icraatlarından memnun olduğunu öne sürdü. CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-den-sarigul-u-kizdiracak-sozler-1105/</link>
</item>
<item>
<title>Başkent bu iddiayı konuşuyor - Video</title>
<description>AK Partiye yeni bir kapatma davası mı açılacak? Başkent kulislerinde uzun bir süredir konuşulan bu iddia artık daha bir yüksek sesle dillendiriliyor. br br AK Parti kısa bir sürenin ardından ikinci bir kapatma davasıyla mı karşı karşıya.. Bu önemli iddia uzun süredir Başkent koridorlarında ciddi ciddi konuşuluyordu. Aslında  6ya 5 oyla neticelenen ilk kapatma davasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç uyarıda bulunmuş ve Türkiyede parti kapatmanın zorlaştırılması gerektiğine dikkat çekmişti. 






Kulislerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkayanın kapatma davasıyla ilgili dosyayı hazırladığı iddia ediliyor. İkinci kapatma davasının sivil dikta gerekçesi ile açılacağı belirtiliyor.

Davada telefon dinlemelerinden hareketle sivil dikta  sivil vesayet ve sivil faşizm gibi iddiaların kapatma gerekçesinin en önemli unsurları olacağı söyleniyor.


 
Aslında sivil dikta tartışmaları bir kaç haftadır Başkentin önemli gündemlerinden.. Özellikle CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bu iddiayı bir kaç kez gündeme getirmişti. 

YARGIYI VE SİLAHLI KUVVETLERİ SİNDİRME VESAYET ALTINA ALMA KENDİ  KİŞİSEL DENETİM HEGEMONYASINI PEKİŞTİRME MÜCADELESİ VAR İKTİDARDAN KAYNAKLANAN  İKTİDARIN AMAÇLADIĞI...TÜRKİYEYİ AKP  İKTİDARININ BAŞBAKANIN HEGEMONYASI ALTINA ALMA PROJESİ UYGULANIYOR. BUNUN İÇİN  TELEFON DİNLEMELERİ TEMEL BİR YÖNTEM OLARAK KULLANILDI.



Ankara siyasetini yakından takip edenlere göre dava açıldığı takdirde AK Partiyi zor günler bekliyor. Çünkü bu kez partinin kapatılacağına kesin gözüyle bakılıyor.. Özellikle yargı dinleniyor iddialarıyla mahkeme heyetinin  tesir altında bırakılmaya çalışıldığı belirtiliyor..

Bu iddialar AK Parti cephesinde de yankı buldu. Bunlar söylenti diyenlerin yanında ülkesini seven böyle bir mecaraya müsaade etmez diyen de var.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baskent-bu-iddiayi-konusuyor-video-1104/</link>
</item>
<item>
<title>Erdoğandan S.Arabistana vize çağrısı</title>
<description>Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan  Riyaddaki ticaret ve sanayi odasında düzenlenen toplantıda Türk  ve Suudi iş adamlarına hitap etti.br br Başbakan Erdoğan Suudi Arabistanın Kral Abdullahın dirayetli  önderliğinde uluslararası alanda saygınlığını ve etkinliğini her geçen gün daha  da pekiştirdiğini ifade ederek Suudi Arabistanın bölgemizde barış ve  istikrarın sağlanması ve bölge halklarının refahının artırılmasına yönelik  katkılarını takdirle takip ediyoruz ve bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz  dedi.
         
Erdoğan şunları kaydetti:Bakınız şunu tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum: Bu bölgedeki  ülkeler bu bölgenin halkları tarih boyunca iç içe geçmiş birbirine dost olmuş  kardeş olmuş hatta birbirine akraba olmuş ülkelerdir ve ülke olmanın ötesinde  halklar olarak bir ailenin bireyleri olmuşlardır. Farklı bir dili konuşuyor  olabiliriz. Aramızda yaklaşık 3 bin kilometrelik fiziki bir mesafe bulunuyor  olabilir ama bunlar bizim dost olma vasfımızı kardeş olma akraba olma  vasfımızı asla ve asla ortadan kaldırmıyor. Çünkü bizi tarih inançlarımız ortak  kültürümüz ortak geleneklerimiz ortak kaderimiz ve ortak ideallerimiz  birbirimize kardeş yaptı.
         
-SUUDİ ARABİSTANIN SEVİNCİ BİZİM SEVİNCİMİZ-
         
Bu bölgede nasıl ortak bir tarih inşa ettiysek emin olunuz ki geleceği  de hep birlikte inşa edeceğiz hep birlikte inşa etmek zorundayız diyen  Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
         
Allah aşkına İstanbulun kaderi Ankaranın kaderi Riyadın  kaderinden ayrı görülebilir mi? Mekkenin Medinenin Ciddenin Taifin  Tebukün kaderi İstanbuldan Konyadan Adanadan Diyarbakırdan ayrı  çizilebilir mi? Mesafelerin sınırların bizi birbirimizden ayırması bizi  birbirimize uzak tutması hiç mümkün olabilir mi? Açık söylüyorum Suudi  Arabistanın sevinci bizim sevincimiz hüznü bizim hüznümüzdür. Aynı şekilde  Türkiyenin sevincinin Suudi Arabistanın sevinci Türkiyenin hüznünün Suudi  Arabistanın hüznü olduğunu biliyorum ve buna tüm kalbimle inanıyorum.
         
Erdoğan gerek Türkiyenin gerekse Suudi Arabistanın dünyanın en zorlu  coğrafyasında bulunduğunu hatırlatmakta fayda gördüğünü ifade ederek şunları  söyledi:
         
Bölgemizdeki meseleler sadece bölgesel özellik arz etmiyor tüm  dünyayı etkiliyor ve yakından ilgilendiriyor. Yaklaşık bir asırdır devam eden tüm  bu meseleleri çözmek bizim elimizde ve inanın bunu dayanışmayla yapabiliriz.  Zaten kardeş olmanın gereği de budur. Bir sofra etrafında toplanmış kardeşlerden  birinin başı ağrıyorsa diğer tüm kardeşlerin iştahı kaçar. Bir kardeşin sevinci  coşkusu başarısı sofra etrafındaki her bir kardeşi mutlu ve mesut eder. Bizim  bu anlayışla hareket etmemiz bu anlayışla tam bir dayanışma ve işbirliği içinde  olmamız artık kaçınılmaz hale gelmiştir.
         
Iraktaki meseleler sadece Iraklıların değil bizim hepimizin meselesi ve  hepimizin yüreğini burkuyor. Filistin meselesi sadece Filistinlilerin meselesi  değil hepimizin meselesi ve hepimizin vicdanını acıtıyor.
         
Komşu ülkelerdeki yoksulluk sadece o yoksulların değil hepimizin ortak  derdi olma özelliğini taşıyor. Öyleyse dayanışmayı artırmamız gerekiyor. Öyleyse  paylaşmayı istişareyi işbirliğini ve iletişimi daha da artırmamız gerekiyor.
         
         
-SUUDİ ARABİSTAN TÜRKİYE VİZELERİ KALDIRDIĞI ANDA...-
         
Suriyenin Türkiyenin en uzun sınıra sahip komşusu olduğunu anımsatan  Erdoğan şunları kaydetti:
         
Tarihte Suriye ile çok sorunlu dönemler yaşadık çeşitli sanal  meselelerden dolayı savaşın eşiğine geldiğimiz dönemler oldu. Ama biz iktidara  geldik şu meseleler nedir bir bakalım dedik ve gördük ki tamamı sanal yapay  meseleler tamamı çözümü mümkün olan meseleler. Hemen istişarelere başladık  yoğun temaslarımız oldu karşılıklı üst düzey ziyaretlerimiz oldu. En son kısa  bir süre önce Şama yaptığım ziyarette tam 51 ayrı anlaşmaya imza attık. Bu bizim  tarihimizde yok 51 ayrı anlaşma. Sınırdaki mayınları temizliyoruz.
         
Az önce sevgili kardeşim dedi ki İş adamlarına havaalanında vizeleri  kaldırdınız. Ben bunu yeterli görmüyorum ki... Ben bunu yeterli görmüyorum ne  zaman yeterli olacak biliyor musunuz? Suudi Arabistan Türkiye vizeleri  kaldırdığı anda yeterli olacak o zaman yeterli olacak. Bakın biz şimdi Suriye  ile vizeleri kaldırdık. Ürdünle kaldırdık aynı şekilde Libya ile vizeleri  kaldırdık. Şimdi Rusya vizeleri kaldırmaya hazırlanıyoruz. Tüm bunlar olurken  Suudi Arabistan ile vizeleri niye kaldırmayalım? Burayla da kaldıralım.
         
Şimdi Suriye ile karşılıklı tren seferlerini başlattık ekonomide  ticarette önümüze çok yüksek hedefler koyduk. Şu anda iki kardeş dost ülke  olarak bölgemizin huzuru ve istikrarı için ortak çaba harcıyoruz.
         
-KAZANAN ÜLKELERİMİZ OLACAK-
        
Erdoğan aynı şekilde Irakla bir kalemde 48 ayrı anlaşmaya imza  attıklarını belirterek şöyle konuştu:
         
Irakın yeniden inşası kalkınması imar edilmesi için ortak  çalışmalara başladık. Ürdünle Libyayla çok geniş çaplı anlaşmalar yaptık. Şu  anda Ankara–Beyrut–Şam–Amman hattında sadece pasaport  göstererek sadece pasaporta damga vurdurarak seyahat etmek ülkelerimiz için  mümkün hale geldi.
         
Değerli arkadaşlarım korku üzerine kaygı üzerine sanal tehditler  sanal meseleler üzerine huzurlu bir gelecek inşa etmek mümkün değildir.  Sorunlarla yüzleşmek zorundayız. Sorunların üzerine gitmek zorundayız.  Nihayetinde kazanan biz olacağız. İnanıyorum ki kazanan ülkelerimiz olacak  halklarımız olacak.
         
Türkiye olarak bizim dış politikamızda bir yön değiştirme bir eksen  kayması asla yok diyen Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
         
Bulgaristanla işbirliğimizi artırmamız ne kadar tabii ise Suriye ile  işbirliğimizi artırmamız da o kadar tabiidir. Gürcistanın zor zamanlarında nasıl  yanında olduysak kimse sağa sola çekmesin aynı şekilde Irakın da zor  zamanlarında yanındayız ve yanında olacağız. Rusya ile ticaret bizim için ne  kadar önemliyse Ürdünle Mısırla Libya ile ticaret de o kadar önemlidir.  Avrupa Birliğine üyeliği ne kadar önemsiyorsak kimse kalkıp sağa sola çekmesin  Suudi Arabistanla işbirliğimizi artırmayı da o kadar önemsiyoruz. Buna da kimse  farklı bir tanım getirmesin.

AA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/erdogan-dan-s-arabistan-a-vize-cagrisi-1103/</link>
</item>
<item>
<title>Bahçelinin eliyle geçiştirdiği soru</title>
<description>MHP Lideri Devlet Bahçeli Mehmet Ali Ağcanın sorusunu elini sallayarak geçiştirdi.br br Bahçeli Ermeni protokolleriyle ilgili MHPnin görüşünün sorulması üzerine MHPnin bu konudaki görüşlerini herkes biliyor. cevabını verdi.

Bu arada MHP Grup toplantısına katılan TEKEL işçileri milletvekilleriyle görüştü hükümete tepki gösterdi.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bahceli-nin-eliyle-gecistirdigi-soru-1102/</link>
</item>
<item>
<title>CHPde kazan kaynıyor!</title>
<description>İzmirin Buca ilçesinde 10 Ocakta yapılan CHP teşkilat seçimleri iptal edildi.br br İptal kararı delege olmayan sekiz kişinin oy kullanması gerekçesiyle alındı.

CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu Arkadaşların Yüksek Seçim Kuruluna itirazda bulunacağı bilgisini aldık. Oranın kararını bekleyeceğiz. Seçilen yönetim görevinin başındadır.  dedi.

Genel kurulda Mehmet Süne Hüseyin Yüzerden 10 oy fazla almıştı.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-de-kazan-kayniyor--1101/</link>
</item>
<item>
<title>Baykal Hükümete teşekkür etti!</title>
<description>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hükümetin Anayasada yapmayı planladığı değişikliklerin kurumlarla hesaplaşmanın yeni bir düzeyi olacağını ileri sürdü.br br Yargıya ve Türk Silahlı Kuvvetleri TSKne karşı saldırı olduğunu yeni değişikliklerle bu saldırının artacağını ileri süren Baykal Değişikliğin hedefi bugüne kadar iftira ile uydurma belge ile kurumları yıpratmayı amaçlayan mücadelenin şimdi anayasa değişikliği ile nihai düzeye kavuşturma amacıdır. dedi.

Partisinin grup toplantısında hükümetin demokratik açılım süreci çerçevesinde Anayasada yapmayı planladığı değişiklikleri eleştiren Baykal iktidarın bu değişikliklerle kurumlara haddini bildirmeyi amaçladığını ileri sürdü.

Bugüne kadar ortaya atılan darbe iddialarının bu çerçevede gündeme geldiğini ancak hiçbirinin gerçek olmadığını ileri süren CHP lideri Kurumlarla savaşın kurumları etkisiz kılma mücadelesinin en son açılımı aracı anayasa değişikliğidir. Şimdi bu değişiklikle amaca ulaşılmak isteniyor. Yargıtay Başkanı savunmadayız diyor. Kim saldırıyor? Genelkurmay Başkanı bize karşı harekat var diyor. O harekatın yeni aşaması söylemek istediğim? Şimdi yargı daha fazla savunmada çünkü Anayasa değişikliği yargıya karşı TSKya karşı savaşın yeni açılımı olarak sergilenmiştir. diye konuştu.

Yapılacak değişikliklerle siyaseti yargıya hakim kılmanın amaçlandığını öne süren Baykal 50 yıllık anayasa tarihinde temel ilkenin yargı bağımsızlığı olduğuna işaret ederek şimdi bu bağımsızlığın ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Baykal HSYK üyelerinin TBMM tarafından seçilecek olmasının çok tehlikeli olduğunu iddia etti. Baykal bu süreçte çökertilmiş ve diz çöktürülmüş olan medyanın da gelişmelere karşı çıkamadığını savundu.

Hükümetin oylarının azaldığını bir dahaki dönem iktidara gelemeyeceği düşüncesiyle giderayak bu değişiklikleri yaptığını iddia eden Baykal Umuyorum iktidar partisindeki aklı selimler buna engel olacaktır ve bu teşebbüsten vazgeçilecektir. umudunu da dile getirdi.

MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİ İÇİN HÜKÜMETE TEŞEKKÜR

Deniz Baykal geçtiğimiz günlerde yeni binasıyla faaliyete giren Muhsin Ertuğrul Sahnesi için iktidara teşekkür etti. Eski binanın yıkılması sırasında yerine ne yapılacağı konusunda net bir açıklama yapılmadığı için bazı kesimlerin tepki gösterdiğini savunan Baykal Başbakan şimdi bize haksızlık yapıldı diyor. Siz baştan açıkça söyleyip ondan sonra yıksaydınız kimse bir şey söylemezdi. Kutluyoruz teşekkür ediyoruz? diye konuştu.

Deniz Baykal ayrıca 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen İstanbul için yapılan törenlerin çok abartılı olduğunu da savundu.

Öte yandan CHP Grup Toplantısına bir süredir Ankarada eylem halinde olan TEKEL işçileri de katıldı. İşçilerin bir ara slogan atmasına Baykal Bırakın ben sizin adınıza söylüyorum. diyerek müdahale etti.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baykal-hukumet-e-tesekkur-etti--1100/</link>
</item>
<item>
<title>BDP : Hepsi değişsin!</title>
<description>BDP Grup Başkanı Nuri Yaman hükümetin Anayasada yapmayı düşündüğü kısmi değişikliklerin yetersiz olduğunu 1982 anayasasının tümden değişmesi gerektiğini söyledi.br br Yaman AKP hükümeti sınırlı bir takım değişikliklerle durumu kurtarmaya çalışmaktadır. Oysa Türkiyenin böylesi perakende düzenlemelere değil köklü bir Anayasa değişikliğine ihtiyacı vardır. dedi.

Nuri Yaman partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demokratik açılım sürecinin başarıya ulaşması için özgürlükçü ve çoğulcu bir anayasa ihtiyacı olduğuna işaret eden Yaman ancak hükümetin gündeminde böyle bir konu olmadığını savundu.

Yaman Ülkemizin daha kapsamlı bir değişime ve dönüşüme ihtiyacı vardır. Bu da her şeyden önce özgürlükçü ve çoğulcu yeni bir anayasanın yapılması ile mümkündür. Yeni Anayasa etnik referanslardan arınmış bütün farklı kimlik ve kültürleri güvence altına alan ayrıca milliyetçi devletçi ve merkeziyetçi zihniyetten resmi ideolojiden uzak duran bir anlayış ile ancak gerçekleşir. diye konuştu.

AK Partinin TBMM gündemine getirmeyi düşündüğü değişikliklerin Anayasa Mahkemesi ve HSYKnın yapısı ile parti kapatma davaları konusunda kısmi bir değişiklik öngördüğüne işaret eden Nuri Yaman şöyle konuştu:

Anayasada şimdiye kadar onlarca değişiklik yapıldı. Ne değişti? Türkiye özgürleşti mi? Siyaset üzerindeki vesayet kalktı mı? Her iktidar kendisine göre bir değişikliğe gitti. Ama kimse anayasanın ruhuna özüne dokunamadı. Cesaret edemedi. Bugün AKP de aynısını yapmaktadır. Sınırlı bir takım değişikliklerle durumu kurtarmaya çalışmaktadır. Oysa Türkiyenin böylesi perakende düzenlemelere değil köklü bir Anayasa değişikliğine ihtiyacı vardır.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bdp-hepsi-degissin--1099/</link>
</item>
<item>
<title>KKTCde Rum Pasaportu skandalı</title>
<description>KKTC?Başbakanı Derviş Eroğlunun eşi ve iki kızı ile hükümet üyelerinin AB üyesi olan Rum kesimi pasaportu taşıdıkları ortaya çıktıbr br Kıbrısta birleşme görüşmeleri yapıldığı sırada ?Uzlaşıya varılmış bölünme en iyi çözümdür açıklamaları yapan KKTC Başbakanı Derviş Eroğlunun ailesi bakanları ve KKTC Meclis Başkanı dahil ?Rum Pasaportu aldıkları ortaya çıktı. Türkiye ve KKTCnin uluslarası platformda ?uzlaşmayan taraf görüntüsü vermemek için çabalarken Eroğlu ?uzlaşmaz olmakla eleştirilmişti.



KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da Kıbrıs Rum kesiminin Kıbrıslı Türklere verdiği kimlik ve pasaportları propaganda amaçcıyla kullandığını belirterek KKTClilere bu pasaport ve kimlikleri iade etme çağrısı yapmıştı.  KKTC Meclis Başkanı Hasan Bozer ve eşi Sonay Bozer Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün Maliye Bakanı Ersin Tatar Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif Ekonomi Bakanı Suat Atun Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kayımzade Merkez Bankası Yönetiminden Tuncer Arifoğlu ile birlikte Başbakan Derviş Eroğlunun kızları Haslet ve Gencay Eroğlunun Rum pasaportu aldığı öğrenildli.  Rum Yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti ibaresi bulunan pasaportları kulananları vatan haini ilan eden KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın Rauf Kürşat Denktaş da Rum pasaportu almıştı.  

STAR GAZETESİ</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/kktc-de-rum-pasaportu-skandali-1098/</link>
</item>
<item>
<title>YSK açıkladı: Şu an seçim olsa...</title>
<description>Yüksek Seçim Kurulu YSK seçime katılmak için gerekli şartları yerine getiren 18 siyasi parti bulunduğunu açıkladı.br br Kapatılan DTPnin eski milletvekillerinin katıldığı Barış ve Demokrasi Partisi de seçime katılabilecek partiler arasında yer alıyor.

YSK bir partinin seçime katılması için gerekli olan ülke genelindeki teşkilatların yarısını kurmuş olmak ve kongresini yapmak şartlarını yerine getiren partilerin isimlerini açıkladı. YSKnın kararı Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayınlandı.

YSK ilk kongrelerini yapmış Ocak2010 ayının ikinci haftasından altı ay öncesi olan 15 Temmuz 2009 tarihi itibariyle illerin en az yarısında teşkilatını kurmuş siyasi partilere seçmen kütüğü listesi verileceğini açıkladı. Seçmen kütüğü verilecek siyasi partiler şunlar:

Adalet ve Kalkınma Partisi Bağımsız Türkiye Partisi Barış ve Demokrasi Partisi Büyük Birlik Partisi Cumhuriyet Halk Partisi Demokrat Parti Demokratik Sol Parti Emek Partisi Genç Parti Hak ve Özgürlükler Partisi İşçi Partisi Liberal Demokrat Parti Millet Partisi Milliyetçi Hareket Partisi Özgürlük ve Dayanışma Partisi Saadet Partisi Sosyaldemokrat Halk Partisi ve Türkiye Komünist Partisi

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ysk-acikladi-su-an-secim-olsa--1097/</link>
</item>
<item>
<title>İstifa iddialarına son noktayı koydu</title>
<description>AK Parti İstanbul Milletvekili Murat  Başesgioğlu Dün bir gazetede çıkan ve isminin geçtiği haberin doğru  olmadığını söyledi.br br Başesgioğlu AA muhabirine yaptığı açıklamada Kendi ismimin de yer  aldığı ve 8 AK Parti milletvekilinin partiden istifa ederek başka bir siyasi  partiye geçeceğine ilişkin haber tamamen asılsızdır dedi.AA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/istifa-iddialarina-son-noktayi-koydu-772/</link>
</item>
<item>
<title>Ak Partili vekilden cesur çıkış</title>
<description>AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga devletin örtülü operasyonlarıyla ilgili hukuksuzluğa ve düzensizliğe son vermenin zamanının geldiğini belirterek Demokratik hukuk devletinin örtülü operasyonlar yapan birimi kendi vatandaşlarına zarar verecek görevler asla yüklenemez. dedi.br br Yazılı bir açıklama yapan Özdalga Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınçın evi civarında takip yapan Seferberlik Bölge Başkanlığında görevli subayların yakalanmasıyla başlayan tartışmaların devletin örtülü operasyonları konusunu bir kez daha gündeme getirdiğine 
dikkat çekti.

 	Kontrgerilla Seferberlik Bölge Başkanlığı Özel Harp Dairesi JİTEM Özel Kuvvetler gibi zaman içinde değişen çeşitli adlar altında teşkilatlanmış özel güvenlik birimlerinin öteden beri örtülü operasyonlar yürüttüğünü biliyoruz. diyen Özdalga bu operasyonların hangileri olduğu hakkında kesin bilgiye sahip olmadıklarını vurguladı.

	Güçlü şüphelerin bulunduğu örtülü operasyonlar arasında başbakanlara üst düzey komutanlara gazetecilere aydınlara hukuk adamlarına sendika liderlerine yönelik başarılı ve başarısız suikast girişimleri toplumda kargaşa oluşturmaya dönük sabotajlar ve katliamlar ile özellikle 1990lardan sonra Güneydoğuda görülen binlerce faili meçhul cinayet olduğunu anlatan Özdalga şöyle devam etti: 



 CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ak-parti-li-vekilden-cesur-cikis-771/</link>
</item>
<item>
<title>Cindoruk AK Partililere göz kırptı</title>
<description>Demokrat Parti DP Genel Başkanı Hüsamettin  Cindoruk AK Partiden partisine katılım iddialarıyla ilgili olarak Ben AK  Partideki oy kopmalarıyla ilgileniyorum. Oy kopmaları oluyor ama milletvekili  kopmalarıyla ilgili değilim dedi.br br Cindoruk Tekel işçilerinin Türk-İş Genel Merkezi önündeki eyleminin 21.  gününde işçilere destek ziyaretinde bulundu.
         
Tekel işçilerine hitaben yaptığı konuşmasında eyleme katılanların  Ankarada soğuğa ve baskılara rağmen açık ev inşa ettiklerini ifade eden  Cindoruk işçilerin yaşadıkları sorunları bütün Türkiyenin öğrendiğini ve  demokrasiye inanmış bütün vatandaşların simgesel direnişi haline geldiğini  kaydetti.
         
Cindoruk Bu hükümet sendikayı reddediyor işçi haklarını reddediyor.  Size sadece parasal olarak yaklaşıyor. Ancak artık herkes sizin kazanılmış  haklarınızı aradığınızı biliyor. Ben de bu nedenle sizi kutluyorum diye  konuştu.
         
İşçilerin ölmek var dönmek yok sloganına Ben sizden ölmenizi  istemiyorum. Bu hükümetin inadından dönmesini istiyorum karşılığını veren  Cindoruk işçilerin gemileri yaptık geri dönüş yok sözlerine karşılık olarak  da Sayın Başbakanın oğlunun gemileri var o yakmıyor gemileri dedi. Bunun  üzerine işçiler o gemicik diye bağırdılar.
         
Bir hükümetin işçilerin kara kışta sokakta kalmasına razı olmaması  gerektiğini belirten Cindoruk Demokrat Partinin parti binaları sizi kardan  kıştan korumak için açıktır. Dilediğiniz geceler gelin bir çayımızı bir  kahvemizi içersiniz. Üşüdüğünüz zaman Akay ve Balgattaki parti merkezlerimizi  sizler için hazırlıyoruz. Dilediğinizde gelebilirsiniz diye konuştu.
         
         
-AK PARTİDEN DPYE GEÇİŞ İDDİALARI -
         
         
Cindoruk destek ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını da   yanıtladı.
         
Bir gazetecinin AKPden kopmalar olacağı ve sizin partinize geçecekleri  yönünde varsayımlar var. Değerlendirmenizi alabilir miyiz? sorusuna Cindoruk  Ben AK Partideki oy kopmalarıyla ilgileniyorum. Oy kopmaları oluyor ama  milletvekili kopmalarıyla ilgili değilim yanıtını verdi.
         
Cindoruk Eğer böyle bir şey olursa kapınız onlara açık mı? sorusu  üzerine de Demokrat Parti bir merkez hareketi... Partiye katılmak isteyen  herkese açığız. Partiye katılımlar sürüyor aynı fikirlerde buluşmak koşuluyla.  Bursadan arkadaşlar katıldılar. Bir kısmı CHPli bir kısmı başka partilerden  dedi.
         
Başka bir soruyu da yanıtlayan Cindoruk siyasi partilerin zaman zaman  milletvekili kaybetmelerinin doğal olduğunu ifade etti.

AA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/cindoruk-ak-parti-lilere-goz-kirpti-770/</link>
</item>
<item>
<title>BDPde yeni yönetim</title>
<description>Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılan DTPnin milletvekillerinin siyâsî yasaklı olmayan milletvekillerinin toplu halde iltihak ettiği BDP Meclise girince parti yönetimini değiştirdi. br br Barış ve Demokrasi Partisinde BDP grup başkanlığında Muş Milletvekili Nuri Yaman seçildi.

DTPnin kapatılmasının ardından Mecliste grup kuran BDP grup yönetimini belirlemek için Mecliste toplandı. Toplantıda grup başkanlığına Muş Milletvekili Nuri Yaman seçildi. Nuri Yamanın 1 Şubattaki olağanüstü kongreye kadar grup başkanlığını sürdüreceği bildirildi. BDP Grup Başkanvekilliklerine ise kapatılan DTPde olduğu gibi Diyarbakır Milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak getirildi. 

İHA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bdp-de-yeni-yonetim-769/</link>
</item>
<item>
<title>Baykalı kahredecek anket</title>
<description>Selçuk Üniversitesinden bir araştırma grubu tarafından yapılan ankete göre AK Parti yüzde 34.0 MHP yüzde 19.3 CHP ise yüzde 18.8 oya sahip iken muhalefetin seçmeni şu anki liderini başbakan olarak görmek istemiyor.br br 	Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gökçe başkanlığındaki araştırma grubu tarafından Türkiyenin Gündemi ve Seçmen Eğilimleri konulu anket çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Anket sonuçlarına göre şu an AK Parti yüzde 34.0 MHP yüzde 19.3 CHP ise yüzde 18.8 oya sahip iken anketin en çarpıcı verisi ise muhalefet seçmeninin liderini başbakan olarak görmek istememesi oldu. 

	Buna göre CHPnin oy oranı yüzde 19larda seyretmesine rağmen Deniz Baykalı başbakan olarak görmek isteyenlerin oranı yüzde 14lerde kaldı. Aynı şey MHP Lideri Devlet Bahçeli için de söz konusu oldu. MHP oyunu yaklaşık yüzde 19a çıkarmasına rağmen Bahçeliyi başbakan olarak görmek isteyenlerin oranı yüzde 16 olarak belirlendi.

	Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi ve araştırma gurubu tarafından kapsamlı bir anket yapıldı. Ankete katılanların yüzde 50si işsizliği Türkiyenin en büyük sorunu olarak değerlendirdi. İkinci sırayı hayat pahalılığı alırken üçüncü sırayı bölünme tehlikesi aldı. Türkiyenin gündemini kendi gündemi yapamayan ve çözüm üretemeyen partilerin oyları aşağıya çekildi. 

	Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gökçe anketin tarafsız bir gözle yapıldığına dikkat çekti. Prof. Gökçe gelecek seçimlerde oy kullanacakların ideoloji değil ekonomik kriterler altında sandığa gideceğini aktardı. 

	CHPnin toplumun değer yargılarıyla barışık olmadığı izlenimini uyandırmasının oy kaybında büyük etkisi olduğunu aktaran Gökçe CHP toplumun gündemini kendi gündemi yapamıyor. AK Partinin belirlemiş olduğu gündem doğrultusunda daima savunma pozisyonunda bulunması CHPyi eriten başlıca faktörler arasında gözüküyor. CHPli Onur Öymenin açıklamasından dolayı İstanbul Tokat Nevşehir Niğde gibi illerde alevi vatandaşlar büyük çapta CHPden koptular. dedi. 



Yapılan anketin en çarpıcı sonucu ise muhalefet seçmeninin liderini başbakan olarak görmek istememesi oldu. CHP seçmeninin Deniz Baykalı başbakan olarak tasavvur edemediğine dikkat çeken Organ Gökçe şöyle devam etti:
	
CHPnin oy oranı yüzde 19larda seyretmesine rağmen Deniz Baykalı başbakan olarak görmek isteyenlerin oranı yüzde 14 olduğu gözlendi. Aynı şey MHP için de söz konusu. MHP oy oranını yüzde 19lara çıkarmasına rağmen Devlet Bahçeliyi başbakan olarak görmek isteyenlerin oranı yüzde 16larda seyrediyor. Aslında Türkiyede iktidar sorunu değil muhalefet sorunu var. Öncelikle onu tespit etmek lazım. Yani muhalefet partileri iktidar alternatifi olarak toplum tarafından görülmüyor. Yani toplum bunlara artık ebedi muhalefet rolü biçmiş gözüküyor. Dolayısı ile bunların şanslarını da en büyük bazda bunlar etkiliyor. Yani insanların gönüllerinde parti olarak başka birisi yatmasına rağmen liderlerini tam olarak benimsemiş gözükmüyorlar. Bu da Türkiyedeki siyaseti belirli ölçeklerde çıkmaza sürüklüyor. Kimisi iktidar sorunu var diyor fakat esas önemli olan muhalefet sorunudur. Anket sonuçlarına göre muhalefetin iktidar olma niyeti yok gibi gözüküyor. 

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baykal-i-kahredecek-anket-768/</link>
</item>
<item>
<title>Erdoğanın omzu çıkmamış</title>
<description>Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın omzunun çıktığına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığı spor yaparken kas zedelenmesi meydana geldiği bildirildi.br br Spor yaparken meydana gelen kas zedelenmesiyle ilgili ilk müdahalenin Başbakanlık sağlık ekibi tarafından yapıldığı Erdoğanın İstanbula dönüşünün de sağlık sorunundan dolayı değil bu ildeki programını gerçekleştirmek için olduğu belirtildi.

Çekilen MR sonuçlarına göre kas zedelenmesinin Başbakan Erdoğanın sağlığını çalışmasını ve hareketlerini etkileyecek bir durum oluşturmadığı kaydedildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın spor yaparken omzunun çıktığı yönünde Gazete Habertürkte yayınlanan haberin gerçek olmadığı rahatsızlığın spor yaparken kas zedelenmesi olduğu belirtildi. Başbakanlık kaynaklarından elde edilen bilgilere göre Erdoğanın Antalyada tatil yaparken omzunun çıktığı yönündeki haberlerin gerçek olmadığı ifade edildi. 	

Erdoğanın spor yaparken kas zedelenmesi meydana geldiği ve çekilen MR sonucunda olumsuz bir şeyin olmadığının anlaşıldığı vurgulandı. Erdoğana ilk müdahalenin Başbakanlık sağlık ekibi tarafından yapıldığı belirtildi. Kas zedelenmesinin Erdoğanın hareketlerini sağlığını ve çalışmasını etkilemediği kaydedildi.

	Başbakan Erdoğanın Antalyadan sağlık sorunlarından dolayı değil programını öyle planladığı için ayrıldığı kaydedildi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/erdogan-in-omzu-cikmamis-767/</link>
</item>
<item>
<title>Gül: Asla söz konusu olamaz</title>
<description>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Türkiyede bir askeri  darbe olmadığı ihtimalini söyleyebilecek rahatlık içinde misiniz? sorusuna  Böyle bir şey asla söz konusu olamaz dedi.br br Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Seferberlik Bölge  Başkanlığındaki aramanın yasaların gereği olduğunu belirterek Herhangi bir  zorlama değil. Hakim karşısında devlet sırrı söz konusu değildir. Bunu kurumlar  arası çatışma olarak yansıtırsak yanlış olur dedi.

         Cumhurbaşkanı Gül CNN Türk Televizyonunda Cengiz Çandar ve Hasan  Cemalin hazırladığı Tecrübe Konuşuyor programında gündemdeki konulara  ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

         Son zamanlarda yaşanan gelişmelerle ilgili olarak kurumlar arasında  çatışma olduğu görüşlerine katılmadığını ifade eden Gül kurumlar arasında  çatışma çekişmenin söz konusu olmadığını söyledi. Gül Bunu samimi olarak  söylüyorum. Bazen üstünü kaparsınız ve inandırmak için bu yönde konuşursunuz.  Öyle söylemiyorum dedi.

         Çeşitli uygulamalar ve yetki yorumlarındaki farklılıklardan dolayı ortaya  çıkan bazı sorunlar olabileceğini ifade eden Gül bunları kurumlar arası  çatışma olarak tanımlamanın doğru olmayacağını söyledi.

         Anayasada 1980 yılından bu yana değişiklikler yapılarak Türkiyenin  standartlarının sürekli yükseltildiğini anlatan Gül bu süreçte adaptasyon  sıkıntısı çekildiğini dile getirdi.
         
       
         
         Gül Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki aramanın kurumlar arası  çatışmanın bir göstergesi olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

         Yasaların emrettiği neyse o oluyor. Şüpheli bir davranış söz konusu  olmuş savcılar bununla ilgilenmişler. Bağımsız yargı çerçevesinde soruşturma  devam ediyor. Birkaç sene önceki yasal yapımız askeri mahkemelerin sivil  mahkemelerin baktığı olayları farklı şekilde tasnif ediyordu. Şimdi yasa  değişikliği ile bugünkü geçerli nizam bu oldu. Onun gereği olarak bunlar  yapılıyor. Herhangi bir zorlama değil. Bu yasa çerçevesinde bağımsız yargı hakim  karşısında devlet sırrı söz konusu değildir. O fotokopi alamaz... Bunun  kuralları bellidir. Orada inceleme yapar ve buna da herkesin saygısı var. Bunu  kurumlar arası çatışma olarak yansıtırsak yanlış olur.

         Devletin anayasal kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanmasına herkesin  katkı yapabileceğini belirten Gül bugün yaşananların normalleşme olduğunu  kaydetti. Bunlar yapılırken hatalar yanlışlar olabilir diyen Gül gizli  bilgilerin yayınlanması gibi yanlışlıkların düzeltilmesi gerektiğini dile  getirdi.

         Gül Türkiyenin çok güçlü bir ordusu var. Bununla gurur duyuyoruz. Bu  hepimizin dikkatle koruması gereken ve övünmesi gereken bir kurumdur diye  konuştu.

         Yaşanan sorunlarla ilgili genel bir çerçeve çizdiğini ifade eden Gül  problemleri görmezden gelme ve tehditleri gözardı etme anlayışı içinde olmadığını  vurguladı. Gül Türkiyenin doğru yönde güçlenerek ilerlediğini çevresine ilham  kaynağı olduğunu belirtti.
         
        
         
         Gül Cumhurbaşkanı seçilme sürecinde Genelkurmay Başkanlığından yapılan  açıklamanın hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

         Cumhurbaşkanı seçildikten sonra prensibim geçmişle ilgilenmemek.  Bunları hep beraber yaşadık bugün tartışmanın faydası yok. Bundan sonra işimizi  düzgün yapmamız lazım. Bu konuda ben çok iyimserim. Bütün kurumlarımız üzerine  düşeni hassasiyetle yaptıkları kanaatindeyim. Aksaklıklar olabilir yetki  tartışmaları olabilir kıskançlıklar olabilir zaman zaman kurumlar içindeki  kişiler arasında güvensizlikler olabilir. Bunları çözmek için uğraşmak başta  cumhurbaşkanı olarak ben olmak üzere kurumların başkanlarına düşüyor.

         Gül Devlet günü olarak ifade edilen perşembe günleri yaptıkları  haftalık olağan görüşmelerde bu konuların görüşüldüğünü belirterek Zor konular  konuşuluyor çözülmesi gerekenler dikkatler çekiliyor şurada bir rahatsızlık  var deniliyor. Bunları çözmek ve işleri düzgün götürmek hepimizin görevi diye  konuştu.

         Cumhurbaşkanı Gül yasama yürütme ve yargı organlarının başkanlarına  geçen yıl da olduğu gibi geleneksel bir yemek vereceğini söyledi.
         
        
         
         Gül Cumhurbaşkanı olarak 2010 yılında artık Türkiyede bir askeri  darbe olmadığı ihtimalini söyleyebilecek rahatlık içinde misiniz? sorusuna  Böyle bir şey asla söz konusu olamaz. Bu Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı da  saygısızlık olur. Yanlış arzular olabilir ama böyle bir şey asla söz konusu  olmaz yanıtını verdi.
         
        
         
         Demokratik açılım konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gül  çevresine istikrar yayan Türkiyenin kendi sorunlarını kendi tecrübesiyle  çözebilecek güçte olduğunu dile getirdi. Terör örgütü elebaşı yakalandığında  fırsat vardı maalesef bu fırsat kaçırıldı diyen Gül bugün terörün  bitirilmesiyle ilgili tarihi bir fırsatın bulunduğunu belirtti. Uluslararası  konjonktür müsait olduğu için bölgede teröre artık yer olmadığını anlatan Gül  terörü dolaylı ya da dolaysız destekleyecek bir güç bulunmadığını ifade etti.

         Gül sözlerine şöyle devam etti:

         Geçmişte devletin yanlışları noksanlarımız şüphesiz ki olmuştur.  Bunları niye saklayacağız ki. Şimdi bütün bunlardan ders alarak yanlış yapmamak  önemli. Nihayetinde şu bir gerçek hepimiz bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız bu  ülkenin kurucu unsuruyuz. Bu ülkede iki halk söz konusu değil. Bu ülkede bir  millet var. Farklı özelliklerimiz zenginliklerimiz kültürümüz var. Asıl yanlış  olan şey bunları reddetmek. Hepimizin sorunları derken Diyarbakırdakinin ayrı  oluyor Kayseridekinin ayrı oluyor. Bütün bunları demokratik standartları  yükselterek çözmenin doğru yol olduğuna inanıyorum. Hiç kimse öz yurdunda  kendisini garip hissetmeyecek. Bunu her vatandaşa hissettireceğiz ki Arkadaş  burası senin ülken sen de birinci sınıf vatandaşsın...
         
         
         
         Parti kapatmayla ilgili soruları da yanıtlayan Gül ilke olarak parti  kapatmaya karşı olduğunu suç işleyenlerin cezalandırılması görüşünde olduğunu   söyledi. Gül Partiler tüzel kişilik parti kendisi yanlış yapmıyor. Partiyi  yönlendiren yani otobüsü süren yapıyor yanlışı dedi.

         Parti kapatma yerine kişilerin cezalandırılması için anayasa değişikliği  gerektiğini belirten Gül bu konuda TBMMdeki siyasi partiler arasında bir  mutabakat gördüğünü kaydetti.

         Mevcut hukuk kurallarının siyasi partileri de bağladığına dikkati çeken  Gül partilerin kuralsız olamayacağını söyledi. Gül Partinin genel başkanı  PKK var oluş nedenimizdir derse mahkeme ne yapsın? dedi.

         Terör ile bölge insanının sorunlarının ayrılmasının önemine işaret eden  Gül Kimse teröre mazeret göstermemeli ama diğer taraftan vicdanlara ters gelen  konular varsa bunların ayıklanması hepimizin görevi diye konuştu.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/gul-asla-soz-konusu-olamaz-766/</link>
</item>
<item>
<title>Bakanlar Kurulunda neler görüşüldü?</title>
<description>Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Cemil Çiçek IMF ile bir anlaşma yapmayı istediklerini belirterek  Getireceği paradan daha ziyade bunun bir akreditasyon rolü olacağı içindir.  Dolayısıyla kendi şartlarımızla uyuştuğu takdirde böyle bir anlaşma yapmayı  arzuluyoruz dedi.br br         Çiçek Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada  toplantıda Maliye Bakanı Mehmet Şimşekin mali politikalarla ilgili bilgi  verdiğini bildirdi.

         Cemil Çiçek geçen yıl Türkiyeden kaynaklanmayan gelişmiş ülkelerin  uyguladığı politikalar sebebiyle kriz yaşandığını ifade ederek göstergelere  bakıldığında bu krizi en asgari düzeyde atlatan ülkelerin başında Türkiyenin  geldiğini belirtti.

         Açıkça ifade etmek istiyoruz ki biz 2010a olumlu bakıyoruz. 2010  yılı 2009a nazaran daha iyi bir yıl olacaktır. Krizin etkilerinin büyük ölçüde  atlatıldığı önemli hedeflerin yakalandığı bir yıl olacaktır diyen Çiçek  yapılan son açıklamaların bunu teyit ettiğini söyledi.

         Bütün dünyada ihracatta çok büyük düşüşler olmasına rağmen Türkiyenin  bütün bu olumsuzluklar içinde ihracatını 100 milyar doların üzerine çıkardığını  anlatan Çiçek Varlık barışı ile önemli getiri sağlandığını bu kapsamda 325  milyar TLlik başvurunun söz konusu olduğunu ülkenin 15 milyar TLlik bir  vergi geliri elde edildiğini ifade etti. Çiçek Söylemek istediğimiz şu:  2010un başında görece 2009dan çok daha iyi olacağı kanaati düşüncesi  beklentisiyle girmiş olduk. Çalışmalarımız çabalarımız 2010un hem bütçe  hedefleri hem program hedeflerimiz açısından gerçekleşeceği bir yıl olarak  düşünüyoruz. Bu çerçevede hükümet politikalarıyla ilgili bir değerlendirme  yapılmıştır diye konuştu.
         
      
         
         Çiçek bir gazetecinin IMF ile yapılması öngörülen anlaşmayla ilgili  değerlendirmeler yapıldı mı? sorusu üzerine Bakanlar Kurulu toplantısında bu  konu üzerine durulmadığını bildirdi.

         Bir şeyi ifade etmem gerekiyor diyen Çiçek Türkiyenin 1990lı  yıllarda 2000li yılların başında da krizler yaşadığını ifade etti. Cemil Çiçek  sözlerini şöyle sürdürdü:

         Bütün dünyada kriz yokken Türkiye krizi yaşadı. Çünkü Türkiyede iyi  yönetim söz konusu olmadığı için... Yasal ve yapısal düzenlemeler ya yapılmadı ya  da zamanında yapılmadı. Koalisyonlar istikrarsızlık ve güvensizlik Türkiyeyi  krize sürükledi. Dolayısıyla o zaman en önemli kurtuluş reçetesi olarak da IMF  reçeteleri geldi Türkiyeye. Hem uygulayanlar hem reçete dışarıdan geldi.  Halbuki 2009 krizine baktığımızda... Evet Türkiyede bir kriz yaşadık ama en  asgari düzeyde bir kriz oldu. Bunun sebebi biz değiliz. İçerideki güvensizlikten  istikrarsızlıktan iyi yönetilmemekten kaynaklanmadı. Başta ABD ve Avrupa olmak  üzere oradan Türkiyeye gelen krizdir.

         İkincisi Türkiye bu krizi açıklanan olumlu rakamlara da baktığımızda  IMFye ihtiyaç duymadan kendi reçeteleriyle kendi çözümleriyle ve uygulayıcısı  da bizatihi bizler olarak bu krizi en az zararla kapattık.

         Dolayısıyla bununla söylemek istediğim şey şu: Biz IMF ile bir anlaşma  yapmak istedik ve istiyoruz. Getireceği paradan daha ziyade bunun bir  akreditasyon rolü olacağı içindir. Dolayısıyla kendi şartlarımızla da uyuştuğu  takdirde böyle bir anlaşma yapmayı arzuluyoruz. İşin bu kadar uzun sürmesinin  sebebi de kendi şartlarımızla ilgili hususların iyi müzakere edilmesi ve  Türkiyenin bu manada böyle bir anlaşma yapılırken azami karlı çıkması içindir.  Müzakere yapılıyor. Ümit ederiz ki kısa sürede neticelenir ama bugün bu konuyu bu  şekilde konuşma söz konusu olmadı.

 Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Cemil Çiçek Türkiyenin Avrupa Birliğine AB tam üyeliğinin hem  Türkiyenin hem de Avrupanın yararına olduğuna inandıklarını ifade ederek Bu  konudaki kanaatimizde kararlılığımızda en ufak bir değişiklik şüphe tereddüt  yok dedi.

         Çiçek Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada  toplantıda Türkiye-AB ilişkilerini bir defa daha gözden geçirildiğini söyledi.
         Müzakerelerde ne safhadayız Türkiye olarak yapmamız gerekenler  nelerdir? Bu konularla ilgili hem Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış hem  de AB Genel Sekreteri Bakanlar Kuruluna kapsamlı bir bilgi sunmuştur diyen  Çiçek Hükümet olarak baştan beri Türkiyenin AB üyeliğini çok önemsediklerini  bununla ilgili yasal ve yapısal düzenlemeleri gerçekleştirdiklerini ifade etti.

         Cemil Çiçek Biz Türkiyenin Avrupa Birliğine tam üyeliğinin hem  Türkiyenin yararına hem de Avrupanın yararına olacağına inanıyoruz. Bu konudaki  kanaatimizde kararlılığımızda en ufak bir değişiklik şüphe tereddüt söz konusu  değildir. Onun için 2010 yılında da bu kararlılığımızı sürdürmeye devam  edeceğiz diye konuştu.

         Bugüne kadar 12 faslın müzakereye açıldığını birinin geçici olarak  kapandığını ama bazı fasıllarda Kıbrıs müzakereleri sebebiyle 5 faslın  Fransadan dolayı bazı konularda da Rum Kesiminin muhalefeti nedeniyle  sıkıntılar yaşandığını anlatan Çiçek sözlerine şöyle devam etti:
         Ancak bunlar ne olursa olsun Türkiye yapmakta olduğu ve yapacağı  işleri Türkiyenin yararınadır diye yapıyor. Yani açıkçası yaptığımız ve  yapacağımız yasal düzenlemeler reformlar varsa bunları AB istediği için değil  Türkiyenin gerçekten yararına olduğuna inanıyoruz. Çünkü Cumhuriyetimizin de  temel felsefesi Türkiyenin çağdaşlaşmasıdır. Bu çağdaşlaşmanın bugün geldiği  noktada somut adı AB hedefidir.

         O nedenle bu fasıllarla ilgili kim ne yaparsa ne söylerse söylesin biz  ister açılmış ama bazı kriterlerin yerine getirilmesi gerekiyor isterse açılacak  fasıllarla ilgili yasal ve yapısal ne düzenleme gerekiyorsa kararlılığımızda en  ufak bir değişiklik olmaksızın bunları yerine getirmeye çalışacağız.

         Dolayısıyla bugün bunun bir hükümet direktifi olarak ilgili kurumlarımız  tarafından da algılanması gerekmektedir. Zaten Sayın Bakanlara da bu talimat  bugün Bakanlar Kurulunda verilmiştir. Bu yöndeki çabaları daha da  hızlandıracağız. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili somut bazı adımları birlikte  gözlemleme imkanımız olacaktır. Dolayısıyla bugün AB meselesi bizim bugün  öncelikli gündem maddelerimiz arasında bulunmaktadır.
         
         -ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE İLİŞKİN TASARI-
         
         Çiçek Bakanlar Kurulunda henüz TBMMye sevk edilme noktasına gelmemiş  yasa tasarılarının da ele alındığını ve kurula bilgi sunulduğunu söyledi.

         Bunlardan birinin Alışveriş Merkezleri Büyük Mağazalar ve Zincir  Mağazalar Kanun Tasarı olduğunu ifade eden Çiçek bunun üzerinde çok yönlü  olarak çalışıldığını ifade etti. Konunun önemi ve farklı kesimlerin  menfaatleriyle ilgili olması nedeniyle üzerindeki çalışmaların uzun sürdüğünü  belirten Çiçek bunların hepsini belli bir dengede tutmak işin doğrusunu yapmak  haksızlığa hukuksuzluğa meydan vermemek için kapsamlı olarak çalışıldığını  kaydetti.

         Büyük kentlerde arka arkaya alışveriş merkezleri açıldığını anlatan  Çiçek bunun çağdaş bir gelişme olduğunu vatandaşlara sayısız fayda sağladığını  söyledi. Cemil Çiçek bu merkezlerin kalite düzeyinin artması fiyat istikrarı  hijyenik imkanlar servis kolaylığı ve müşteri memnuniyeti gibi getirileri  olduğunu bunun yanında kayıt dışılığın önlenmesi işçi sağlığı gibi katkıları da  bulunduğunu dile getirdi.
         Çiçek sözlerine şöyle devam etti:

         Buna karşılık da beraberinde getirdiği pek çok sorun var. 1 milyon 900  binin üzerinde esnaf küçük esnaf vatandaşlarımız var. Bu alışveriş merkezleri  şehrin merkezinde açılıyor. Yeterince otopark olmadığı için en başta trafik  sıkışıklığı dahil olmak üzere getirdiği başka sıkıntılar var. Dolayısıyla bütün  dengeleri gözeterek dünyadaki gelişmeleri de dikkati alarak bu konunun belli bir  yasal düzenlemeye kavuşturulması gerekmektedir. Belli izin sistemlerinin belli  sınırlamaların getirilmesi icap ediyor. Dünyadaki uygulamaları Türkiyenin  şartlarını da dikkate almak suretiyle... Onun için üzerinde epey çalışılmıştır.  Son bir defa daha ilgili tarafların bu konudaki görüşleri yazılı olarak alınmak  kaydıyla bunu kısa sürede Bakanlar Kuruluna getirip TBMMde yasalaşmasını arzu  ediyoruz.
         
         -BU KONUDA KÖKLÜ YASAL DÜZENLEME YOK-
         
         Çiçek bir gazetecinin Marketlere ilişkin düzenlemeden bahsettiniz.  Marketlerde ilaç satışına ilişkin düzenleme de bunun içinde mi? sorusu üzerine  bunun ayrı bir konu olduğu cevabını verdi.
         Türkiyede çok sayıda alışveriş merkezi açıldığına dikkati çeken Çiçek  bir yerde büyük alışveriş merkezi açıldığında küçük esnafın bunlardan zarar  gördüğünü anlattı. Çiçek şöyle devam etti:

         Bir taraftan bunlar çağdaş kurumlar ama öbür tarafta da küçük esnafımız  var. Rekabet şartları nasıl oluşacak? İkincisi buna izin kim verecek? Bir yerde  istenildiği gibi alışveriş merkezi veya büyük mağazalar açılabilir mi? Açılırsa  bunun imar durumu büyüklüğü otoparkı ve saire... Şehrin tam merkezine büyük bir  mağazayı açıyorsunuz otoparkı ve saire yok. Özellikle akşam saatlerinde büyük  bir trafik sıkıntısı yaşanıyor. Bunun etki değerlendirilmesi yeteri kadar  yapılmadan ruhsatlandırmalar yapılabiliyor belki. Bütün bunları hesaba  katarak...

         O konuda bir köklü yasal düzenleme yok. Çok farklı farklı mevzuatta belki  bu konular var. Onun için bunların tamamını sadece alışveriş merkezi olarak  değil büyük mağazalar ve mağazalar zincirini de hesaba katarak üç ayrı konu...  Bunların tanımlarını yaparak bunların nerelerde nasıl açılacağı büyüklüğünün  nasıl olacağı ruhsatlandırmayı kimin yapacağı altyapısından istenen özellikler  neler ihtiyaçlar neler bunların tamamını kapsayan bir düzenlemedir. Yoksa  içinde ne satılacağı bu yasanın içinde değil.
         
         -ESNAF VE SANATKARLAR STRATEJİ BELGESİ-
         
         Personel rejimiyle ilgili düzenlemenin de Bakanlar Kurulunda ele  alındığını dile getiren Çiçek Bir kısım farklılıklar var. Farklı statüdeki  insanların farklı maaş almaları özellikle uzmanlarla uzman yardımcılarıyla  ilgili bir çalışmaya karar vermiştik. O çalışma bugün Bakanlar Kuruluna takdim  edildi ama son bir düzenleme değerlendirme yaptıktan sonra onu da sevk etmiş  olacağız dedi.

         Çiçek Sanayi ve Ticaret Bakanlığının uzun bir çalışma sonucunda Esnaf  ve Sanatkarlar Değişim Dönüşüm Destek Strateji Belgesi hazırladığını  belirterek bu konuyla ilgili Bakanlar Kuruluna bilgi verildiğini söyledi.

         Bu konuyu çok önemsediklerini 1 milyon 900 binin üzerinde kayıtlı esnaf  bulunduğunu anlatan Çiçek şunları kaydetti:
         Esnaf ve sanatkarlarımız da bu milletin omurgasını özünü teşkil  ediyor. Böylesine önemli bir kesimle ilgili gelişen şartları da dikkate alarak  bir stratejik yaklaşıma ihtiyaç var. Dolayısıyla yapılan çalışmalar bu manada  esnaf ve sanatkara kredi ve finansman şartlarının iyileştirilmesi vergi istihdam  ve diğer yükümlülüklerin azaltılması eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin  geliştirilmesi yenilikçilik ve girişimciliğin geliştirilmesi altyapı kümelenme  ve ortaklık faaliyetlerinin desteklenmesi hukuki düzenlemelerin yapılması ve AB  programlarından onların da daha fazla faydalanmasını sağlamak geliyor. Bu  öncelikleri gerçekleştirecek 21 eylem planı var. Bu konuyla ilgili Bakanlar  Kuruluna bilgi sunulmuştur. Bunu önemsiyoruz. 2010 yılının başında böyle bir  belgenin kabulü ve bunla ilgili çalışmaların yapılması esnaf ve sanatkarlarımız  açısından fevkalade önemlidir diye düşünüyoruz.


Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Cemil Çiçek Kıbrıs meselesinde sıkıntının ABnin kendi iç  problemlerini çözmemiş olan bir ülkeyi içlerine üye olarak alması olduğunu  bildirdi.

         Çiçek Yeni Başbakanlık Binasında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının  gündemine yönelik açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

         Demokratik açılım çerçevesinde ocak ayı itibariyle bir çok yasanın  Meclise geleceğini daha önce değerlendirmiştiniz. Hangi yasalar TBMM gündemine  öncelikli gelecek bugün için bir yasa var mı takvimi nasıl  hızlandıracaksınız? sorusuna Çiçek şu karşılığı verdi:
         Demokratik açılım meselesi Türkiyenin son zamanda gündeme getirdiği  bir konu değil geçmişte de açıklamıştık. Türkiye belli bir süreden beri  demokratik standartlarını yükseltmek için birçok yasalar düzenlemeler yaptı.  Bunlar bazen paketler halinde geldi. Uyum paketleri halinde 6 tane bizim  dönemimizde çıktı. Ayrıca münferit yasalarda düzenlemeler yapıldı. Yine bir  kısım kurumsallaşmalar yapıldı. Dolayısıyla bu devam eden bir süreçtir. İlla bu  ay yarın öbür gün diye bir şey yok. Bizim kısa vadede orta ve uzun vadede  neleri yapabileceğimizi zaten bu konular TBMMde 10 ve 13 Kasımda görüşülürken  gündeme geldi.

         Dolayısıyla o çerçevede bunlar yapılıyor ve yapılmaya devam edecek. Zaten  bunların bir kısmı AB ile alakalı konulardır. Yani Türkiyenin Ulusal  Programına AB müktesebatına paralel düzenlemelerdir. Onun için isterseniz o AB  ile ilgili fasıllarda kapanış açılış kriteri olarak dile getirilen hususları da  dikkate aldığımızda aslında bunların hepsi aynı kapıya çıkıyor. Bazıları münferit  yasa olarak gelebilir ikincil düzenleme olarak gelebilir veya paketler halinde  gündeme gelebilir. Önümüzdeki günlerde belki daha detaylı açıklamalar  yapabiliriz. Ama bu devam edecek bir süreç olduğu için Ocakta şu şubatta şu  gibi bir takvim koyup sürecin önünü zamanla böyle sıkıştırmak bence doğru olmaz.  Herkesin bilmesi gereken şey şu ki bu açılımlar Türkiyenin demokratik  standartlarının yükseltmesiyle alakalıdır Türkiye bunu zaten belli bir süreden  beri sürdürüyor.
         
         -TEKEL İŞÇİLERİNİ DURUMU-
         
         Cemil Çiçek emeklilere yapılacak zam oranıyla ilgili bir soru üzerine  bunun için bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunun bunun da Bakanlar  Kurulunda imzaya açıldığını belirterek Başbakan Erdoğanın yarın yapılacak AK  Parti TBMM Grup toplantısında konuya temas edeceğini kaydetti.

         TEKEL işçilerinin eylemi konusunda hükümetin geri adım atması söz  konusu olabilir mi? sorusuna ise Çiçek şu yanıtı verdi:

         Şimdi Türkiyede özelleştirmeler ilk defa yapılmıyor. Türkiye uzun bir  zamandan beri özelleştirme yapar. Biz göreve geldiğimizde özelleştirildiği için  iş akitleri feshedilen 18 binin üzerinde işçi vatandaşımız vardı. Hangi vilayete  gitsek bunlar karşımıza çıkar. Çünkü bunların ihbar kıdem tazminatları verilmiş  hatta bu konuyu istismar edenlerin hükümet olduğu dönemlerde bu türlü uygulama  yapılmış. Kıdem ve ihbar tazminatı verilmiş ve iş akitleri feshedilmiş 18 bin  330 civarındadır bildiğimiz kadarıyla.

         Bunların o zaman bizden istediği ki buna sendikalar da geldi ve  konuşuldu 4c diye sıfatı biz ihdas ettik. Yani özelleştirme sebebiyle iş  akitleri feshedilmiş bu kişilerin 10 ay çalışması... Bunların varsa  sıkıntılarının giderilmesi noktasında 4c sıfatını ihdas eden bizim  hükümetimizdir. işçilerimizi memnun etmek bu durumda olanlara bir imkan bir  fırsat bir kolaylık sağlansın diye... Bunların 2 bin tanesini Adalet Bakanlığına  biz aldık. 7-8 bin tanesi de başka bakanlıklarda...

         Yani 4c statüsünü Türkiyeye kazandıran özelleştirme nedeniyle iş  akitleri feshedilmiş vatandaşlarımıza böyle bir kolaylığı getiren bizim  hükümetimizdir. Bunun altını iyi çizelim. Bazıları iş akitlerini feshetti ihbar  ve kıdem tazminatlarını verdi işi o noktada bıraktı. Halbuki biz geldikten sonra  bu insanlar bizden bize 4c statüsünü getirin biz 10 ay çalışalım biz buna  razıyız dediler. Bunun getirdiği imkanlardan ve kolaylıktan istifade ettiler ve  halen de ediyorlar. şimdi aynı konu TEKEL işçilerimiz bakımından da gündeme  geldi. Bu da uzun zamandan beri konuşulan bir konu.

         Bu TEKEL ile ilgili açıkça ifade edeyim bu kararlar bizden önceki  hükümet döneminde alındı. Şeker fabrikalarının TEKEL iş yerlerinin  özelleştirilmesiyle ilgili kararlar bizden evvelki hükümet döneminde alındı.  Rahmetli Sayın Ecevitin  başbakanlığı döneminde alındı. Bunlar belli bir süre  tehir edildi 2 sene istendi. Bu süre verildi. Netice itibarıyla bu ayın sonuna  kadar ihbar ve kıdem tazminatları da verildi bu işçi kardeşlerimize... Eğer  müracaat etmeleri halinde ki ay sonuna kadar da uzatıldı denildi ki bunları bir  kolaylık daha getirelim. Nedir o 10 ay yerine 11 ay olsun. İkincisi burada  çalışan TEKELde çalışıp şimdi bu durumda olanların tahsil derecelerine göre de  bir ücret artışı getirelim. Bu da açıklandı. Biz bu kolaylıkları getirdik  getiriyoruz... Ama bunun üzerinden siyaset yapan kesimler var. bu konuyu istismar  edenler var. onu da kamuoyu yakından biliyor. Biz halen bu sözlerimizin  arkasındayız böyle bir kolaylığı oradaki işçilerimize sağlamaya hazırız.
         
         -KIBRIS SORUNU-
         
         Çiçek yeni yılda Kıbrıs meselesinin seyrinin nasıl olacağına ilişkin  soruyu yanıtlarken Kıbrıs konusuyla ilgili Türkiyenin görüşü bellidir tutumu  bellidir. Eğer Kıbrıs meselesi kalıcı adil bir çözüme kavuşmadıysa bunun  sorumlusu ne Türkiyedir ne de KKTCdir. Bunun en net en açık kanıtı da Nisan  2004de yapılan referandumdur dedi.
         Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annanın hazırladığı planı hatırlatan  Çiçek bu planın referanduma sunulduğunu ancak o planın Rum tarafında kabul  görmediğini anımsattı.

         Eğer o plan kabul edilmiş olsaydı bugün böyle bir sorun olmayacaktı.  çözümü isteyen Türk tarafı oldu Türkiye oldu. Çözümü reddeden de Rum tarafı  oldu diyen Çiçek şöyle devam etti:

         Burada sıkıntı ABnin kendi iç problemlerini çözmemiş olan bir ülkeyi  içlerine üye olarak almış olmasıdır birincisi budur. İkincisi 24 Nisan 2004de  yapılan referandumdan iki gün sonra ABni yaptığı açıklama var. O açıklamanın  arkasında AB durmadı verdiği sözde durmadı. Eğer ahde vefa ABnin değerleri  arasında yer alıyorsa sözünde durmayan ABdir. Türk tarafı durdu Türkiye durdu.  Türkiye halen çözümü en çok arzu eden ülkedir. KKTC çözümü en çok arzu eden  taraftır. İyiniyetle bu müzakereler sürdürülüyor. Umut ederiz ki o parametreler  çerçevesinde bir çözüme Kıbrıs meselesi kavuşmuş olsun. Biz bu noktadaki  çabamızı iyi niyetimizi açıkça sürdürüyoruz ama çözüm tek taraflı olmaz bizim  çabamız gayretimiz tek taraflı bu sorunu çözmeye yetmez. En başta AB dahil olmak  üzere herkesin Rum tarafı üzerinde gerekli tesiri icra etmeleri gerekmektedir.  Türkiye daha evvel BM parametrelerinin gerisine gidecek bir çözümü kabul  etmeyeceğini açıkça ifade etmiştir. Ama biz çabalarımızı sonuna kadar iyi niyetle  sürdürmeye devam edeceğiz.

         Hükümetin Ruhban Okuluna bakışı nedir? Okulun açılması konusunda  kriterler var mıdır? Açılabilmesi için uluslararası anlamda temaslar söz konusu  olabilir mi sorusu üzerine Çiçek Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın konuyla  ilgili daha önce açıklama yaptığını söyledi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bakanlar-kurulu-nda-neler-gorusuldu--765/</link>
</item>
<item>
<title>CHPyi şoke eden sonuç</title>
<description>Yıl sonunda büyük kurultaya hazırlanan CHPye üye şoku. 32 ilçede üye sayısı 50den az olduğu için seçim yapılamayacak.br br Kongre takvimi çerçevesinde Şubat sonuna kadar ilçe kongrelerini tamamlama kararı alan CHP 32 ilçede şok yaşadı. CHP bu ilçelerde yeterli üye bulamadığı için kongre yapamayacak.



CHPnin son Merkez Yönetim Kurulu MYK raporunda yürütülen kongre takvimine ilişkin oldukça çarpıcı bilgiler yer aldı. Rapora göre ilçe kongreleri 21 Şubat 2010da il kongreleri ise 18 Nisan 2010da tamamlanacak. Takvim çerçevesinde birçok ilde ilçe kongreleri yapılmaya başlandı.  CHPnin 32 ilçede üye sayısı yetersiz olduğu için ilçe kongresi yapılmayacak. Ayrıca Hakkari Merkez ilçe başkanı olmadığı Hakkari Yüksekova ise il bazında seçim yapılmadığı için ilçe kongreleri sürecine dahil edilmeyecek. CHP böylece 34 ilçede kongreye gidemeyecek.



Aralarında Hakkarinin Şemdinli ve Çukurca Vanın Bahçesaray Sivasın Doğanşar gibi önemli ilçelerinin de yer aldığı 32 ilçede üye sayısı 50nin altında bulunuyor.

Konyanın 6 ilçesinde de üye sayısı 50nin altında. Bu ilçeler şöyle: Afyon-Kızılören 8 Bingöl -Solhan 31 ve Yayladere 31 Bolu-Dörtdivan 44 Çankırı-Bayramören 16 Eskişehir-Günyüzü 10-Mihalgazi 16-Sarıcakaya 18 Gümüşhane-Köse 17 Hakkari-Çukurca 22-Şemdinli 49 Isparta-Atabey 17 Karaman-Başyayla 20-Kazımkarabekir 37 Kastamonu-İhsangazi 6 Kayseri-Hacılar 42 Özvatan 33 Konya-Akören 16-Altınekin 14- Derebucak 18- Güneysınır 42-Halkapınar 38-Yalıhöyük 11 Kütahya-Pazarlar 25-Şaphane 25 Muş-Korkut 47 Siirt-Aydınlar 10 Sivas-Doğanşar 12 Van-Bahçesaray 48.  



Öte yandan CHP 3 ilçede ise sıfır üyeye sahip olduğu için bu ilçeler de doğal olarak kongreye gidemeyecek. CHPnin sıfır çektiği ilçelerin tamamı Çankırıya bağlı ilçeler. Çankırının Atkaracalar Korgun ve Yapraklı ilçelerinde CHP kongreye gidebilmek için bir tek üye bile bulamıyor. 



CHP Genel Başkan Yardımcısı  Onur Öymenin Dersim olaylarıyla ilgili sözlerine tepki göstererek istifa eden Tuncelinin Pülümür ve Nazımiye ilçe başkanları ve yönetim üyelerinin koltukları da hala boş duruyor. Ayrıca henüz yönetimi atanmayan Konyanın Selçuklu Meram Seydişehir Bitlisin Güroymak ve Mutki ilçelerinde de kongre süreçleri hazırlanacak takvim çerçevesinde başlatılacak.   

STAR</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-yi-soke-eden-sonuc-764/</link>
</item>
<item>
<title>BDPye rağmen yeni parti süreci sürecek</title>
<description>BDPye grup kurmada yardımcı olan Uras: Solda yeni parti süreci devam ediyor 	 br br İstanbul Milletvekili Ufuk Uras kapatılan DTPnin yerini alan BDPnin TBMMdeki çalışmalarına destek vereceğini belirterek Ancak solda partileşme çalışması da sürecek. dedi.

TBMMde bugün ilk grup toplantısını yapacak BDPnin grup kurmasını sağlayan Ufuk Uras BDPnin Meclisteki tüm çalışmalarında yanında olacağını bildirdi.

İstanbul Milletvekili Ufuk Uras düzenlediği basın toplantısında ancak BDPye destek olmasının solda partileşme çalışmalarına mani olmadığını da açıkladı.

Uras daha önce söz verdiği üzere BDPnin grup kurmasına yardımcı olduğunu ve söz konusu partinin Meclisteki çalışmalarında da yer alacağını anlattı. Uras ancak daha önce kamuoyuna deklare ettikleri solda yeni bir partinin kurulması için de süreci devam ettirdiklerini belirtti.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bdp-ye-ragmen-yeni-parti-sureci-surecek-763/</link>
</item>
<item>
<title>Yazıcıoğlu sol örgütlerle diyalog kurmak istedi</title>
<description>Sivas Belediye Başkanı Ürgüp: Muhsin Yazıcıoğlu sol örgütlerle diyalog kurmak istedi br br Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp 12 Eylül süreci ile bugün yaşananlar arasında birbirine benzeyen yönler olduğunu söyledi.

O gün olduğu gibi bugün de kaos ortamı oluşturulmaya çalışıldığını vurgulayan Ürgüp Rahmetli Genel Başkanımız da konuşup diyalogla bu sorunların çözülebileceğini düşünüyordu. Hatta Ülkü Ocakları olarak o dönemin Dev-Genç veya diğer Dev-Solunu masa başına davet etmişti. Konuşarak bu işleri çözelim diye ancak olmadı. dedi.

12 Eylül dönemindeki ideolojik hareketler içinde ayrımcı hareketler olmadığını kaydeden Ürgüp Bugün iş ayrımcı bir hareketliliğe dönüştü. Yani önce bizi Alevi Sünni diye parçalamaya çalıştılar. Çok şükür bu sıkıntıyı atlattığımızı düşünüyorum. Şu anda da bizi Kürt Türk diyerek tercihimiz olmayan ırklarımızla ayrıştırmaya uğraşıyorlar. Bu ayrımcılığın ülkemiz için fayda değil zarar getireceğini düşünüyorum. Ayrımcılığı yapanlar da bu işten zarar göreceklerdir. diye konuştu.

Helikopter kazasında vefat eden BBPnin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da karşılıklı görüşme ve konuşmadan yana olduğunu dile getiren Ürgüp 12 Eylül 1980 öncesinde Yazıcıoğlunun sol örgütlerle bir araya gelmek için pankart hazırlattığını ifade etti.

Ürgüp şunları söyledi: O pankartlarla dönemin Ülkü Ocakları Dev-Genç veya diğer Dev-Solu davet etmişti. Konuşarak bu işleri çözelim diye. Ancak bir araya gelemediler. Çünkü masa başına gelinmesini dış mihraklar istemiyordu. Bugün de öyle. Şu anda Türkiyedeki kaosun sebebi de budur. Konuşulması lazım. Meclise girip her şeyi yapıyorlar. Terör örgütünün unsuru gibi değil siyasi parti gibi davranacaklar. Rahmetli genel başkanımız hayatının 55 yılını sol bir liderle birlikte hücrede geçirmiştir. Orada kullandığı şöyle bir ifadesi olmuştur. Türkiyeyi paylaşamadık ama bugün 25 metrekarelik hücreyi paylaştık. Hiçbir şekilde kaos ortamı ülkenin geleceği açısından fayda getirmez. Herkesin aklını başına toplaması gerekiyor.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/yazicioglu-sol-orgutlerle-diyalog-kurmak-istedi-762/</link>
</item>
<item>
<title>Uras kararlı konuştu: Geri adım yok</title>
<description>İstanbul Milletvekili Ufuk Uras kapatılan DTPnin yerini alan BDPnin TBMMdeki çalışmalarına destek vereceğini belirterek Ancak solda partileşme çalışması da sürecek. dedi.br br TBMMde bugün ilk grup toplantısını yapacak BDPnin grup kurmasını sağlayan Ufuk Uras BDPnin Meclisteki tüm çalışmalarında yanında olacağını bildirdi.

İstanbul Milletvekili Ufuk Uras düzenlediği basın toplantısında ancak BDPye destek olmasının solda partileşme çalışmalarına mani olmadığını da açıkladı.

Uras daha önce söz verdiği üzere BDPnin grup kurmasına yardımcı olduğunu ve söz konusu partinin Meclisteki çalışmalarında da yer alacağını anlattı. Uras ancak daha önce kamuoyuna deklare ettikleri solda yeni bir partinin kurulması için de süreci devam ettirdiklerini belirtti.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/uras-kararli-konustu-geri-adim-yok-761/</link>
</item>
<item>
<title>CHP zamları mahkemeye götürdü</title>
<description>Cumhuriyet Halk Partisi CHP vergi ve harçlara yapılan zamların iptali için mahkemeye başvurdu. br br Zamların yasal düzenlemeye aykırı olduğunu savunan CHP Danıştay Daire Başkanlığına gönderilmek üzere itiraz dilekçesini İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesine verdi.

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve parti avukatı Bölge İdare Mahkemesine gelerek itiraz dilekçesini teslim etti. Adliye çıkışı basın mensuplarına açıklamada bulunan CHP İl Başkanı Gürsel Tekin hükümete eleştirilerde bulundu. Küresel ekonomik krizin etkisini gösterdiği dönemde Başbakan Erdoğanın kriz bizi teğet geçti açıklaması yaptığını hatırlatan Tekin yapılan zamların insafsızca toplumun fark edemeyeceği konularda yüzde 100den yüzde 300e kadar yüksek oranlarda yapıldığını dile getirdi. Tek güvendikleri yolun yargı olduğunu belirten Tekin yargının gereğini yapacağına inançlarını dile getirdi.

Yapılan zamların son 10-15 yılın en yüksek zamları olduğunu savunan Tekin memura düşük zam yapan hükümetin adeta kaşıkla verdiğini kepçeyle geri aldığını söyledi.

CHPnin Danıştaya iletilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine sunduğu itiraz dilekçesinde 1-31 Aralık tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve yürürlüğe giren 200915725 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Motorlu Taşıtlar vergisi bazı mallara uygulanan özeli tüketim vergisi maktu ve asgari maktu vergi tutarları ile harçlar ve damga vergisine yapılan zamların iptal edilmesi istendi. Başvuruda yapılan zamların Anayasa ve Yasal düzenlemelere aykırı olduğu belirtildi.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-zamlari-mahkemeye-goturdu-760/</link>
</item>
<item>
<title>İşte BDPnin gizli ajandası</title>
<description>BDPli Sevahir Bayındırın ajandasındaki eylem planları kazara görüntülendi.br br Ajandada 7 plan var. Bunlardan biri Mecliste kelepçeli eylemdi. O tamam. İşte diğerleri...

Kapatılan DTP milletvekillerinin transfer oldukları Barış ve Demokrasi Partisinin yeni ve gizli yol haritası kazara ortaya çıktı. İşte Meclisteki toplantıda Habertürkün görüntülediği Sevahir Bayındırın ajandası:



1- Meclis oturumunda kelepçeli eylem... içişleri ya da Adalet Bakanı

2- Elçiliklere dosya hazırlanması...

3- Aydın Erdem ve Bulanıktaki ark. öldürülmesi ile ilgili Meclis soruşturması...

4- Güven Parktan Meclise zincirli eylem.

5- Tutuklanan arkadaşlarımızın durumuna ilişkin her konuşmada duyarlı olunması...

6- Tek gündemli Ufuk Beye teşekkür..

7- Ana eksen partinin kapatılması başkanların tutuklanması vekillerimizin siyasi yasaklı hale getirilmesi...</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/iste-bdp-nin-gizli-ajandasi-759/</link>
</item>
<item>
<title>Dışişleri Bakanlığından bir ilk</title>
<description>Dışişleri Bakanlığı tarihinde ilk kez web-sohbet yöntemiyle basın  bilgilendirme toplantısı düzenlendi.br br Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin  dün başlayan ikinci Büyükelçiler Konferansında NATO ve AGİT gibi kuruluşlara  ilişkin gelişmeler Türkiyenin ABye tam üyelik süreci Orta Doğu Afganistan ve  kitle imha silahları gibi dış politika konularının gündeme geldiğini söyledi.

         Bakanlık tarihinde ilk kez web-sohbet yöntemiyle basını bilgilendiren   Özügergin Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu başkanlığında  yapılan genel oturumda 2009a damgasını vuran olayların ele alındığını ve  Nereye gidiyoruz? sorusunun cevabının arandığını kaydetti.

         Özügergin internet üzerinden yapılan sohbette NATO ve AGİT gibi  kuruluşlara ilişkin gelişmeler ABye tam üyelik süreci Orta Doğu Afganistan ve  kitle imha silahları gibi dış politikamızın girişimleri konuşuldu dedi.

         Kitle imha silahlarının 2010da yoğun bir şekilde ele alınmasının  beklendiğini ifade eden Özügergin Nisan ayında ABDde bir Nükleer Güvenlik  Zirvesi yapılmasının söz konusu olduğunu ve Mayıs ayında da Nükleer Silahsızlanma  Anlaşması gözden geçirme konferansı yapılacağını belirterek Büyükelçiler  Konferansında Türkiyenin takınacağı tutumlar hakkında görüş alışverişinde  bulunulduğunu bildirdi.

         Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlunun dün akşam büyükelçilere yemek  verdiğini ifade eden Özügergin bu yemekte bakanlığın en genç ve en kıdemli  mensuplarının birer konuşma yaptıklarını söyledi. Yemeğe büyükelçilerin yanı sıra  eski dışişleri bakanlarından Yaşar Yakış ve Şükrü Elekdağın da katıldığını  belirten Özügergin yemekte ünlü tarihçi Halil İnalcıkın da bir konuşma yaparak  büyükelçilere tavsiyelerde bulunduğunu ifade etti.

         Konferansın bu sabahki oturumunda Brezilya Dışişleri Bakanı Celso  Amorimin büyükelçilere hitap ettiğini belirten Özügergin Amorimin konuşmasında  G20 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Medeniyetler İttifakında işbirliği  küresel ekonomik kriz ile Brezilyanın Dünya Ticaret Örgütü ve iklim değişikliği  zirvesi hakkındaki tutumuna ilişkin bilgi verdiğini söyledi.

         Özügergin Konuk Bakanın Türkiye ile Brezilya arasında birçok benzerlik  kurduğunu Türkiyenin bölgesinde ağırlık sahibi olduğuna işaret ettiği ve  Sizinle birlikte çalışmak istiyoruz dediğini aktardı.
         Sözcü Özügergin Amorimin ayrıca İranın nükleer programına ilişkin  olarak yaptırımların istenen etkiyi yapmadığı konusunda Türkiye ile hemfikir  olduğunu söylediğini bildirdi.

         Konferansın öğleden sonra yapılan çalışma gruplarında İçişleri Bakanı  Beşir Atalay ile MİT Müsteşarı Emre Tanerin katıldığı oturum yapıldığını  bildiren Özügergin oturumda terörle mücadele demokratik açılım ve dış  yansımaları konusunun görüşüldüğünü ifade etti.

         İçişleri Bakanı Atalayın demokratik açılım kapsamında atılmakta olan  adımlar ve gelecek dönemde yapılabilecek mevzuat çalışmaları hakkında bilgi  verdiğini aktaran Özügergin büyükelçilerin de görev yaptıkları ülkeler  bağlamında kendi deneyimlerini aktardıklarını kaydetti.

         Konferansta ayrıca Asyada değişen dinamikler konusunun ele alındığını  kaydeden Özügergin Asya kıtasının yükselen yıldız olacağının gündeme geldiğini  ve Türkiyenin yakın gelecekte Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği ASEAN başta  olmak üzere bölgesel aktörlerle ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğinin  vurgulandığını ifade etti.
         İçişleri Bakanı dış teşkilattan açılım konusunda ne bekliyor? sorusunu  yanıtlayan Özügergin büyükelçilerin özellikle bulundukları ülkelerde yerel  makamlarla temas ederek bir yandan terörle mücadelede daha fazla işbirliğine  gitmelerinin diğer yandan da Türkiyedeki demokratikleşme yolunda atılmakta olan  adımlar konusunda bilgilendirme yapmalarının beklendiğini ifade etti.

         Büyükelçilerden Türkiyenin imajı konusunda bir yorum geldi mi eksen  tartışmalarına girildi mi? sorusu üzerine de Özügergin Eksen konusunda bir  sorun bulunmadığına göre bu husus da dile getirilmedi dedi.

         Demokratik açılımın dışarıdaki yansımalarına ilişkin bir soruya ise  Özügergin büyükelçilerin izlenmekte olan aktif dış politikanın dış merkezlerde  ilgiyle takip edildiğini ifade ettikleri yanıtını verdi.
         Özügergin Nisan ayında yapılacak Nükleer Güvenlik Zirvesinde Türkiyenin  tutumu hakkında şunları kaydetti:

         Bütün ülkelerin barışçıl nükleer teknolojiye sahip olma hakları  bulunduğu ancak bölgemizde nükleer silah istemediğimiz üçüncü olarak da  uyuşmazlıkların barışçıl yollardan çözümü konusundaki tutumumuz kayda  geçirildi.
         
   
         
         Dışişleri Bakanlığı tarihinde ilk kez web-sohbet yöntemiyle basın  bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Daha önce Bakanlık tarafından kamu  diplomasisinin bundan sonra bütün yönleriyle kullanılacağı yönündeki stratejiler  hayata geçmeye başladı.

         Kamu diplomasisi alanında ABD İngiltere ve İsrail gibi ülkelerin  kullandığı facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım ağlarını kullanacağını  açıklayan Bakanlık ilk kez Aralık ayı içinde bir telekonferansa imza atmıştı.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/disisleri-bakanligi-ndan-bir-ilk-758/</link>
</item>
<item>
<title>CHPli başkanı kızdıran sözler</title>
<description>MHPli Belediye Meclis üyesinin fırınlar yeteri kadar denetlenmiyor sözü CHPli Antalyanın Manavgat ilçesi Belediye Başkanı Şükrü Sözeni kızdırdı.br br Manavgat Belediye Meclisi 5393 Sayılı Belediye Kanununun 20. maddesi gereği 2010 ocak ayı olağan toplantısını yaptı. Ocak ayı toplantısında Belediye Meclisi 10 gündem maddesini karara bağladı. Meclis toplantısının 10ncu gündem maddesi 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15 maddesi o fıkrası gereği gayri sıhhi işyerlerinin halk sağlına ve çevreye etkisi olan iş yerlerinin kent dışına çıkarılmasıyla ilgili konu görüşülürken MHPli Belediye Meclisi Üyesi Mahmut Öz ile CHPli Belediye Başkanı Şükrü Sözen arasında siyasi polemik yaşandı.

Başkan Sözen ilçe merkezinde görüntü kirliliği oluşturacak yeni kara fırın açılması mevcut fırınların ruhsatlandırılmaması ruhsat yenilemesi yapılmaması odun inşaat malzemesi satışı yediemin deposu oto ve halı yıkama yerlerinin şehir dışına çıkarılmasını hiç bir zaman siyaset malzemesi yapmayacaklarını söyledi. Gündem maddesiyle ilgili konuşmak üzere söz alan Mahmut Öz belediye görevlilerinin fırınlarda yeteri kadar hijyen denetimi yapmadığını iddia etti. Öz bir ekmek fırını sahibinin kendisine Fırını denetlemeye gelen belediye ve Tarım İlçe Müdürlüğü gıda mühendislerini kovuyoruz denetleme yaptırmıyoruz demesi üzerine Sözen bu sözü söyleyen işletme sahibinin ismini istedi. Öz Belediye Meclisi toplantısında fırın sahibinin ismini deşifre edemeyeceğini toplantı sonunda fırının ve işletme sahibinin ismini yazılı olarak vereceğini dile getirdi.

Sözen kızarak Toplum sağlığını tehdit eden bir işletmenin kamuoyuna deşifre edilmesi gerekir. Ben böyle bir olayın olacağına ihtimal vermiyor. Benim denetim yapan personelimin fırında denetim yapacağını söyleyecek ve işletme sahibi içeri almayacak. Bu personelde gelip bize söylemeyecek. Bu olacak şey değil. Personelimiz Manavgatta restoran fırın ve pastaneleri düzenli denetliyor. Lütfen her konu hakkında bende fikrimi söyleyeyim diye sürekli fikir beyan edilmez. Toplum sağlını tehdit edenleri karşı denetimlerimiz aralıksız sürecektir. diye konuştu.

Sözen şehir içinde görüntü gürültü ve çevre kirliği yapan işletmelerin şehir dışına çıkarılması konusunda vatandaşlardan klasör dolusu şikayet dilekçesi aldığını söyledi.

Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Şimşek de yaptığı konuşmasında ilçede 23 fırında 17sinin kara fırın olduğunu yeni yılda şehir içinde kara fırın açmak isteyenlere ruhsat vermeyeceklerini ve ruhsat yenilemesi yapmayacaklarını söyledi. Şimşek çıkan yeni yasaya göre şehir içinde odun inşaat malzemesi oto yıkama halı yıkama hurdalık ve yediemin depolarının 30 Nisan 2010 tarihine kadar şehir dışına çıkarılacağını kaydetti.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-li-baskani-kizdiran-sozler-757/</link>
</item>
<item>
<title>Yolsuzluktan alındı CHPye başkan oldu</title>
<description>Orhanlı Belediye Başkanı olduğu dönemde hakkında çıkan yolsuzluk iddiaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı trafından görevden alınan ve yargılaması süren Cemil Ekşi CHPnin Tuzla İlçe Başkanı seçildi. br br Ekşi hakkında orman arazilerini imara açmak su havzalarında yapılaşmaya izin vermek aralarında yakınlarının da olduğu birçok kişiye akaryakıt istasyonu alanı tahsis etmek gibi birçok iddia basında yer almıştı. Hakkında davalar sürerken önceki gün yapılan kongrede Ali Çelik ile yarışan Ekşi 156ya karşılık 197 oy alarak ilçe başkanı seçildi.

Ekşi Orhanlı Belediye Başkanı iken hakkında çıkan yolsuzluk haberlerinin ardından müfettiş raporları doğrultusunda 28 Ağustos 2008de görevden alınmıştı. Ekşi İdare Mahkemesine başvurmuş 14 Kasım 2008 tarihinde aldığı yürütmeyi durdurma kararıyla görevine iade edilmişti. Ancak bakanlığın üst mahkemeye yaptığı itiraz yerinde bulununca Ekşi 26 Aralık 2008de yeniden görevden alınmıştı. 

YENİ ŞAFAK</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/yolsuzluktan-alindi-chp-ye-baskan-oldu-756/</link>
</item>
<item>
<title>AK Partinin oy oranını açıkladı</title>
<description>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal 2010 yılında erken seçim olabileceğine yönelik öngörüsünü seslendirmeye devam ederken ilk kez AK Partinin oy oranı için somut bir rakam verdi.br br Partisinin grup toplantısının ardından TBMMde bazı milletvekilleri ve gazetecilerle sohbet eden Baykal şu değerlendirmeleri yaptı:

 Erken seçim bizim sistemimizde bir umuttur. Bir çıkış kapısıdır. Aynı zamanda da Türkiye için bir kurtuluştur. Bu yönetimden bu anlayıştan bu tarzdan ve sosyolojik tahribattan kurtuluştur. Biz de CHP olarak demokratik sistemin işlemesi sağlıklı olarak geleceğe taşınması açısından o umudu erken seçimi muhafaza ediyoruz. Millet kararını aldı ve bunu uygulayabilmek için özlemle seçimi bekliyor.

 AK Parti ikinci dönem sendromunu yaşıyorlar. Şartlar bunları seçime zorlayacaktır. Ben ?seçim zamanında olur diyenlerdendim. Ama artık gelinen noktada erken seçim sürecine girildi. Öyle bir nokta gelir ki kendi iradeleriyle seçime gitmek de isteyebilirler. O noktada bir erken genel seçimi kendileri açısından da bir fırsat olarak görebilirler. Yaşanan düşüşü önlemek için ya da belirli bir noktada tutmak için tarihi erkene alabilir. Tarihte böyle yapmak isteyenler olmuştur ama önleyemezler. Son olarak Karamanlis Yunanistanda bunu yaptı ama başarılı olamadı.

 Bu öyle bir süreçtir ki dillendirmeye başlağınız anda ?ya bunların iktidar olma umudu kalmamış iflas etmişler bir daha iktidar olma gibi bir durumları da yok gibi algılanır ve düşme hedefinin de altına gerilerler. Kriz açılım ve diğer sosyo-ekonomik sebeplerle bunlar gidecekler. 

Ekonomik krizin yansımaları ve Kürt açılımının tahribatı bu seçime yansıyacak. Son krizde bir milyon kişi var olan işini kaybetti. İşçiler ayakta. 

Radikal</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ak-parti-nin-oy-oranini-acikladi-755/</link>
</item>
<item>
<title>Baykal: 20 değil 20-29 arası</title>
<description>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal AK Partinin yüzde 20 değil 20lerde olacağını söyledi. Baykal 20-29 arası dedi.br br Baykal partisinin genel merkezinde İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bir grup itfaiyeciyi kabul etti. Burada gazeteciler tarafından kendisinin AK Partinin oy oranının yüzde 20lere düştüğü yönündeki demecinin hatırlatılması üzerine 20 değil 20ler... 20-29 arası. dedi.

Bu tahmini kendisinin değil konuyla ilgili herkesin yaptığını savunan Baykal son kamuoyu araştırmalarının AK Partinin oylarını yüzde 30-32 arasında gösterdiğini öne sürdü.

Seçim ortamının oluşması halinde oy kaybının daha da artacağını ileri süren Baykal Yarın sandık gözüktüğü zaman yapılmış bütün o haksızlıkların cevabı sorulacaktır. diye konuştu.

AK Partinin oylarının Temmuz 2007 ile Mart 2009 arasında 8.5 puan düştüğünü savunan Baykal gelecek seçimlere kadar AK Partinin düşüş trendinin en azından aynı tempoyla devam edeceğini düşündüğünü dile getirdi. Ekonomik kriz sosyal sıkıntılar gibi konuların iktidar partisinin oy oranını mutlaka etkileyeceğini belirten Baykal AKP çok ciddi bir zemin kaybı içindedir. Çok açık çok net bir şekilde bu böyledir. Her yerde mağdur yarattı ve artık insanlar bunun bir nihai tercihinin önümüzdeki seçimlerde önüne geleceğini biliyorlar bekliyor. Bunun sonucunda da 20 artı diyorum 30un altıdır. şeklinde konuştu.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baykal-20-degil-20-29-arasi-754/</link>
</item>
<item>
<title>Baykal bunu hep yapıyor!</title>
<description>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Yarbay Ali Tatarın intiharının ardından yaptığı açıklamayla tepki çekti. br br Baykal İddialar doğruysa bir mezhebe mensup olanları tasfiye etmeye dönük ise altından kimse kalkamaz. dedi.

Ancak Baykalın bu söylemi ile geçmişteki davranış ve açıklamaları arasında tezat söz konusu.

Baykal avukatlığına soyunduğu Ergenekon örgütünün Aleviler üzerindeki kanlı hesaplarını unutmuşa benziyor. CHP lideri Ergenekon davasının tutukluğu sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçükün Yarbay Ali Tatarı fişlediğini de görmezlikten geliyor. Akşam gazetesinin Veli Küçük fişlemiş başlıklı haberine göre emekli Tuğgeneral Küçükün adresinde ele geçirilen fişleme dosyasındaki şu ifadeler dikkat çekici: Açıkça anlaşılmaktadır ki Yüzbaşı Ali Tatar ve arkadaşları birinci sıraya yüce milletimizin ve ordumuzun menfaatlerinin emir-komuta zincirinin yerine Alevilik gibi başka değer yargılarını ve ölçülerini koymuşlardır. Artık Deniz Kuvvetlerinde eğitim uzmanı personeli olmak için tercihen Alevi olmak yetiyor. Tatar Sivas Gürün Yuva köyünden Alevi olup Deniz Lisesi PAP şube müdürüdür. Yuva köyü yörede PKKlı yatağı ve anarşist yuvası olarak bilinmekte. Yakın akrabası Hüseyin Tatar anne Elife baba Halife bölücü örgüt üyesi olmaktan sabıkalı.

Ergenekon soruşturması kapsamında gün yüzüne çıkan dokümanlarda yer alan iftiralar da sıcaklığını koruyor. Örgütün 2000 yılında hazırladığı 13. Kabile-Alevi Kimliği isimli dokümanda Aleviler hakkında akla mantığa sığmayan suçlamalar söz konusu. Sadece şu iki ifade bile iftiraların vahametini ortaya koymaya yetiyor: Cumhuriyet döneminde gelişen muhalefet mevcut rejim karşıtlığı ve terör olgusuna ulaşan tırmanışın odak noktası Alevi topluluğudur. Alevi dedelerin kıyafetleri sakal ve bıyık biçimleri ile Musevi hahamların görünümleri arasındaki eş benzerlik Aleviliğin sır vermeme kendinden kız alıp vermeme kuralları Musevi inancıyla aynıdır.

Yine Ergenekonun Alevi liderlere yönelik suikast planları yaptığı da iddianamelerde yer alıyor. Listede yer alan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız suikast planlarını gördükten sonra Ölümümü gördüm. demişti. Buna rağmen Baykal ve CHPli milletvekilleri Silivride sanıklara destek çıkmaya devam ediyor.

CHPnin içine düştüğü tezatın bir başka örneği de TBMMde sergilendi. Öymen Meclis kürsüsünden Dersim katliamını övdü. Aleviler ayağa kalktı. Ancak Baykal skandal sözlerden sonraki ilk grup toplantısına Öymen ile gelerek tarafını açıkça ortaya koydu. 

ZAMAN-Erkan Acar</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/baykal-bunu-hep-yapiyor--276/</link>
</item>
<item>
<title>Fevzi İşbaşaran AK Partiden istifa etti</title>
<description>Görevini yapan trafik polislerine ağza alınmayacak küfürler eden AK Parti Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaran kesin ihraç istemiyle sevkedildiği Disiplin Kurulunun kararını beklemeden partisinden istifa etti.br br Parlamentoda basın toplantısı düzenleyen İşbaşaran TBMM Başkanlığına  yazdığı istifa dilekçesini önünde bulunan mikrofona geçirerek Bu benim  istifam hediyem olsun Başbakana... dedi.

         İşbaşaran istifa dilekçesinde Parti içi demokrasinin işlemediği  benim gibi fikrini ifade eden milletvekillerini şantaj ve tehdit ile susturulmaya  çalışıldığı bir partide milletvekili olarak görevimi sürdürmem imkansız hale  gelmiştir. Bu nedenle mensubu bulunduğum Adalet ve Kalkınma Partisinden istifa  ediyorum ifadesine yer verdi.

         Dünden beri evinin etrafında sivil polislerin dolaşıp durduğunu öne  süren İşbaşaran Can ve mal güvenliğimin olmadığını biliyorum. Buradan bütün  dünyaya bütün demokratik ülkelere sesleniyorum AB üyesi ülkelerin  büyükelçilerine sesleniyorum sesimiz kısıldı. Susturuluyoruz. Şantaj yapılıyor.  Ölümle tehdit ediliyoruz. Ailemin ve benim can güvenliğim kalmadı. Eğer benim  başıma bir şey gelirse bunun sorumlusu Tayyip Erdoğandır diye konuştu.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/fevzi-isbasaran-ak-parti-den-istifa-etti-275/</link>
</item>
<item>
<title>O belgeyi Kılıçdaroğluna kim pas etti</title>
<description>Sabah Gazetesi Yazarı Nazlı Ilıcak Kemal Kılıçdaroğlunun belge fiyaskosunun Twittera yansımasını yazdı. İşte Twitterda Kılıçdaroğlu muhabbeti br br Her güncel haber gibi Kemal Kılıçdaroğlu da twittera düştü. Ben Erzurum Başsavcısının Kılıçdaroğlunu yalanlayan açıklamasıyla ilgili bilgi verdim. Cüneyt Özdemir bloklama anlamında Kılıçdaroğlu bang bang diye yazdı. Bazı arkadaşlar savcının ikinci açıklamasını duymadıkları için sabah saatlerinde Kılıçdaroğlunun iki belgeyi karşılaştırmasında kalmışlardı ve bana Neden bang bang? diye soruyorlardı. Kendilerine Erzurum Başsavcısı Sinan Kuşun ikinci açıklamasını dinleyin cevabını verdim. Araştırmacı gazeteci olmak kadar araştırmacı politikacı olmak da zor iştir. Olayın üzerine hemen atlamayacaksınız önce Bu mümkün mü? diye bakacaksınız Mantıklı mı... Olabilir mi?.. Peşin hükümlü değilseniz zaten daha işin başında Ağır Ceza Mahkemesi hâkiminin kanunlara aykırılık teşkil edecek böyle bir hükmü vermeyeceğini anlarsınız. Çünkü bir yargıç niçin kendi aleyhine kullanılacak bir delili Merkez Komutanlığına göndersin? Üstelik faksla ve umuma açık bir şekilde. Haydi diyelim ki peşin hükümlüsünüz ya da kolayca kandırılabilecek kadar safsınız. Gene de her iki tarafı dinleyeceksiniz ve ancak bütün veriler tamamlanınca hadiseyi patlatacaksınız. Kılıçdaroğlu ise sadece Erzincan Merkez Komutanlığındaki bir yetkilinin kendisine verdiği belgeye itibar etmiş. Bu durumda çok önemli bir soru sormak ihtiyacını duyuyoruz:
Unutmayalım ki soruşturma Erzincandaki Çatalarmut baraj gölünde ele geçirilen silâh ve mühimmatla ilgiliydi. 

NAZLI ILICAK- SABAH</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/o-belgeyi-kilicdaroglu-na-kim-pas-etti-274/</link>
</item>
<item>
<title>Tekel işçileri İN Belediye işçisi OUT</title>
<description>İzmirin Karşıyaka ilçesinin CHPli belediyesine ait Kent AŞden çıkarılan işçilerin eylemlerini görmezden geldiği iddia edilen CHP Tekel işçilerine gösterdiği yakın ilgiyi devam ettirdi. br br Partinin Karşıyaka ilçe kongresinin yapıldığı Mavişehir Kapalı Spor Salonunda Tekel işçilerine de yer verildi. Kent AŞ mağdurları ise salona alınmadıklarını ileri sürerek tepki gösterdi.

Yaklaşık sekiz aydır seslerini duyurmak için her yolu deneyen işçiler salonun kapısına dayandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu kongreye gelişi sırasında işçilerle görüştü. İşçilerin ilçe belediyeleri size bağlı değil mi? Bize destek olun çağrılarına İl Genel Meclisi üyelerinin belediye başkanlarının Büyükşehir Belediye Başkanına yaptığı konuşmalarına bakın. Kimin kime bağlı olduğunu anlarsınız. diye cevap verdi.

Tekel işçilerinin eylemine destek veren ancak kendilerini muhatap kabul etmeyen CHPli milletvekilleriyle konuşup sıkıntılarını anlatmak isteyen Kent AŞ mağduru işçiler eşleri ve çocuklarıyla birlikte CHP Karşıyaka ilçe kongresinin yapıldığı spor salonunun önüne saat 10.00 sıralarında gitti. Taşıdıkları pankart ve attıkları sloganlarla sıkıntılarını ifade etmeye çalışan işçiler salondaki partililere ulaşmaya çalıştı ancak kendilerini dinleyecek CHPli yetkili bulamadı. Kent AŞ işçileri içeriye alınmazken Tekel işçileri salonun bir köşesinde çeşitli pankartlarla yaşadıklarını tiyatro şeklinde sergilemeye çalıştı. CHP İzmir milletvekilleri Mehmet Ali Susam ve Canan Arıtman ile Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak işçilere görünmeden başka kapıdan salona girdi. Milletvekili Oğuz Oyan ayaküstü konuşurken birçok partilinin de işçileri görmezden geldiği belirtildi.

Başkan Kocaoğlu ise işçileri dinleyerek Kent AŞ konusunda tutumunun başından beri aynı olduğunu söyledi. Kocaoğlu Kent AŞ problemi çıktığı günden bugüne kadar ben her yerde her kademede her makamda bu işçilerin sokağa çıkarılmamasını savundum. Bunu herkes biliyor. Ben sizi işten çıkarmadım beş altı seneden beri hiç kimseyi işten çıkarmadım. Bu iş benim işim değil. Her yerde bunun yapılmamaması gerektiğini belirttim. İki belediye başkanının sorunu kendi arasında çözmesi gerektiğini söyledim hâlâ aynı görüşteyim. şeklinde konuştu.

Kongre salonunun önünde zaman zaman CHP delegeleriyle işçiler arasında tartışmalar yaşandı. Atılan işçilerden Bülent Keneş gerçeklerle yüzleşmek istemeyen CHPlilerin kendilerine selam bile vermeyerek arka kapıdan kaçmayı tercih ettiğini öne sürdü. İşlerinin aşlarının ekmeklerinin ellerinden alındığını savunan Keneş Gelin işinize sahip çıkın. Biraz olurlu olun biz burada açlıktan bağırıyoruz. dedi.

CHP GENEL BAŞKANI DENİZ BAŞKAL KENT AŞ İŞÇİSİYLE DAVALIK OLDU

İzmir ziyareti sırasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykala plastik şişe atan Kent AŞ işçisi Ömer Yıldırımın davalık olduğu ortaya çıktı. Kent AŞde 10 yıl çalıştıktan sonra Başkan Cevat tarafından işten atılan dört çocuk babası Yıldırım şise olayına da açıklık getirdi.

Baykala düşmanlığı olmadığını söyleyen Yıldırım Biz ekmeğimizi işimizi istiyorduk. Havaalanında jop yedik biber gazı yedik. Ben de o ortamda elimdeki şu şisesini istemeyerek attım. diye konuştu. Kendisine dava açıldığını 2010 Ocak ayındaki davada CHP Genel Başkanı Baykalın müşteki olarak göründüğünü ifade eden Yıldırım Baykal bizimle görüşseydi biz ona karanfil verirdik ancak görüşmedi. Baykal artık Kent AŞ işçilerine sahip çıksın. şeklinde konuştu. 

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/tekel-iscileri-in-belediye-iscisi-out-273/</link>
</item>
<item>
<title>Erdoğan bir ilki gerçekleştirdi</title>
<description>Erdoğan 10 Muharrem yıldönümü nedeniyle anma mesajı yayınlayan ilk başbakan oldubr br Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 10 Muharrem in yıl dönümü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Erdoğan mesajında Tiranlık zorbalık ve ihanete karşı soyluluğun adaletin ve fedakarlığın yükselen sancağı olan Kerbelada yaşananlardan bugüne uzanan mesaj emanete riayet vefa izan ve adalet duygusundan asla ayrılmamamız gerektiğidir dedi. 

Bir ilki gerçekleştiren Erdoğanın Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yer alan mesajında Hazreti Peygamberin sevgili torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki masum canların Kerbelada yaşadığı dram elbette birimizin bazımızın değil millet olarak hepimizin ortak acısı ortak hüznü ve ortak kederidir ifadesi yer aldı. 

Bu arada CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da İstanbul Halkalıda Evrensel Aşure Matem Merasimine katılarak bir konuşma yaptı. Baykal konuşmasında Bizi ayırmak bölmek isteyen tuzaklara tertiplere inanıyorum düşmeyeceğiz. Türkiyemizi hep beraber sahipleneceğiz. Herkes kendi inancıyla genel bir birlik ve bütünlük içinde bu topraklarda barış kardeşlik içinde yaşamayı başaracak dedi.

BAYKAL: DERS ALALIM
Baykal şöyle konuştu: İnşallah bu yaşanmış acı olaylardan hepimiz gereken sonuçları çıkarırız birbirimizin önemini değerini çok iyi anlarız. Herkes kendi inancıyla genel bir birlik ve bütünlük içinde bu topraklarda barış ve kardeşlik içinde yaşamayı başaracaktır. Bu beraberliğimizin temelinde de sizlerin harcınızın en büyük rol oynadığını yürekten biliyorum.

ON BİNLER KERBELAYI ANDI
Hz. Muhammedin torunu Hz. Alinin oğlu İmam Hüseyin ile 72 arkadaşı Kerbela Çölünde şehit edilişinin 1370. yıldönümünde dün Türkiyenin dört bir yanında törenlerle anıldı. Yas tutan binlerce vatandaşın siyahlara büründüğü törenlerde sineler dövülerek büyük matem bir kez daha hatırlandı. 

SABAH</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/erdogan-bir-ilki-gerceklestirdi-272/</link>
</item>
<item>
<title>Kurtulmuş: Çok vahim bir durum</title>
<description>Saadet Partisi SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça yönelik suikast iddiasının doğru olması halinde çok vahim bir durumun olacağını söyledi.br br Partisinin il kongresine katılmak üzere Gaziantepe gelen Kurtulmuş yaptığı açıklamada Hayretle takip ettik çünkü iktidar ve muhalefet bu olaydan da bir kavga çıkarmayı başardı. Dünyanın hiçbir yerinde bu olmaz ve böylesine önemli bir suikast iddiası ortaya çıkar ve nasıl olurda partiler bundan bir tartışma çıkarır anlayamadık. Bu gerçekten çok ciddi bir iddiadır. Hükümetin yönetimin üzerine düşen bu iddianın arkasındaki gerçekliği ortaya çıkarmaktır. Gerçekten Türkiyede böyle bir teşebbüs varsa hatta medyaya taşındığı gibi bunun ötesinde bir teşebbüs varsa bunların mutlaka ortaya çıkarılması ve çözümlenmesi gerekiyor. diye konuştu.

Suikast ve darbe gibi iddiaların yeni bir yasal düzenleme ortadan kaldırılabileceğini ifade eden Kurtulmuş Bu nedenle söylediğim gibi hukuki ve siyasi reform bunun içinde gerekli. Şimdi burada hiç kimsenin elindeki olmayan bir yetkiyi kullanarak siyasi iradeye müdahale etmeyi aklının ucundan dahi geçiremeyeceği yapılanmanın ortaya çıkarması lazım. Neyi kast ediyorum? Örnek vermek gerekirse Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç hizmet yasasının 35. maddesi. Yani Türkiyede bir takım koruma kollama görevi dolayısıyla siyasete müdahalenin hukuki zeminini oluşturan madde. Bu maddenin ben kaldırılmasını söylemiyordum. Ama içine 3 kelime koyarsınız içerisine o madde tamamıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinde hiç kimsenin siyasete müdahale imkanını bırakmayacak bir düzenleme haline gelir. Eğer hükümet bunu yapmazsa bugün bir suikast girişiminden bahsedilir. Yarın başka bir darbe girişiminden bahsedilir. şeklinde konuştu.

Bunların önüne geçmenin yolunun laf söyleme değil iş yapma olduğunu vurgulayan Kurtulmuş Beklenen Türkiyede bir hukuki reform yapılması. Bu konuda olağan dışı bir takım müdahalelere imkan sağlayacak bunun alt yapısını oluşturan metinlerin hukuk sistemi içerisinde revize edilmesidir. Eğer bir suç ve suçlu varsa mutlaka bulunup ortaya konması lazım. Daha sonra bunun gerçek olmadığı ortaya çıksa da yine yetkililerin bu konuda çıkıp gerekli açıklamayı yapması gerekiyor.

Kurtulmuş daha sonra partililerin sorularını cevaplayarak bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/kurtulmus-cok-vahim-bir-durum-271/</link>
</item>
<item>
<title>Topçu: Suikast yapacak adamın...</title>
<description>Benim başbakan yardımcıma suikast yapacak adamın anasından emdiğini burnundan getirmez miyim?br br Büyük Birlik Partisi BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu Hükümetin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça suikast iddiası konusunda pasif davrandığını belirterek İktidarı Muhsin Yazıcıoğlunun ekibine verin bakalım. Benim başbakan yardımcıma suikast yapacak adamın anasından emdiğini burnundan getirmezmiyim. dedi.

Samsun Büyük Otelde BBP tarafından düzenlenen Güvenlik Özgürlük Refah GÖR projesinin tanıtım toplantısına katılan Yalçın Topçu Bülent Arınça suikast planı iddiası ve Başbakanın telefonunun dinlenmesi iddiasına değindiği konuşmasında İktidarı Muhsin Yazıcıoğlunun ekibine verin bakalım. Beni 6 ay dinleyecek adamın anlını karışlıyormuyum karışlamıyor muyum. Var mı öyle bir şey? Benim başbakan yardımcıma suikast yapacak adamın anasından emdiğini burnundan getiriyor muyum getirmiyor muyum. Verin şu iktidarı bana Verin de görün. ifadesini kullandı.

Topçu Milletten iradeyi almış bir hükümet bu kadar acizlik içerisinde olur mu? Ülkeyi yönetenler basın üzerinden ülkenin kurumlarıyla saç saça baş başa kavga yapar mı? Hiç mi sıkılmanız yok. İradeniz yoksa gücünüz yoksa çekin gidin. İrade burada güçte burada. Bu irade ülkenin muktedir iktidarını gerçekleştirecek. Milletin muktedir iktidarı gerçekleşince de hiçbir Allahın kulu milletin önüne devletin arkasına geçemeyecek. Geçeninde hukuk içinde kalarak anasından emdiğini burnundan fitil fitil getiririz Allahın izniyle. diye konuştu. 

BBP eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili araştırmaları sürdürdüklerini ve komisyon raporunun tamamladığını açıklayan Topçu şöyle konuştu: On aydır diyorum ki sakın ha sakın. Muhsin Yazıcıoğlunun arkadaşlarını kadrolarını başkalarıyla karıştırmayın. Yoksa gök kubbeyi başınıza yıkarız. Raporun sonuç bölümü ve neticeleri benim elimde. 600 sayfalık bir rapor hazırlandı. Sonuç olarak 17-18 madde özetlemiş ilgili kurum. 4-5 maddelikte netice demiş. Bu rapor bir komedi. Bunu hazırlayan kurumu ve ekibini red ediyorum. 



Yazıcıoğlunun kaza raporunda çok komik durumlar olduğunu savunan Topçu Raporun bir maddesinde diyor ki pilot helikopteri kullanma sırasında telefonla kuleyle konuşmuş bu arada dikkati dağılmış. Önünü görememiş. Gitmiş çarpmış kaza gerçekleşmiş. Ben burada bir noktada diyorum ki vay sizin insafınız kurusun be. Karayollarında bile araba kullanan adam telefonla konuşursa arkasından 174 TL ceza geliyor. Bizim hava sahamız bu kadar mı sahipsiz? Benim 10 aydır dediğim bu. Yukarda tabutlar uçuyor tabutlar. Benim dediğim bu. Sistem çürümüş. Kim kime dum duma. Kimsenin kimseden haberi yok. açıklamasını yaptı. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğana hitaben konuşan Topçu Meclis Araştırma Komisyonunun süresi iç tüzükte kullanılarak bir ay uzatılmasına rağmen 4 Aralıkta son buldu. Bu rapor gitmesi gereken yer olan TBMM Araştırma Komisyonu idi. Sayın Başbakan şu anda raporun muhatabı Mecliste yok. Onun için sayın Başbakana ve TBMMye bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Muhsin Yazıcıoğlu birkaç dönem Mecliste milleti temsil etmiş aynı zamanda bir partinin genel başkanı aynı zamanda Kosava Dostluk Grubu başkanıydı. Şimdi TBMM ve sayın başkanından bu şerefli üyelerinin hukukunu ne kadar savunabileceğini millet olarak bekliyor ve takip ediyoruz. açıklamasında bulundu.

 CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/topcu-suikast-yapacak-adamin--270/</link>
</item>
<item>
<title>Başbakan net konuştu - Video</title>
<description>Başbakan Erdoğan kurumlar arasında çatışma olduğunu söyleyen kesimlere sert tepki gösterdi. br br Başbakan Erdoğan  son günlerde yargı - polis ve TSK arasında bir çatışma olduğu şeklinde bazı kesimlerin dile getirdiği iddialara bu sözler ile cevap verdi. Bu tavır ülkeye fayda getirmez diyen Başbakan kurumları da uyardı.  
 
Yardımcısı Bülent Arınçın evinin izlendiği iddiası ile başlatılan soruşturmaya da gönderme yapan Başbakan suç işleyenlerin ayırım yapmaksızın adalet önüne çıkarıldığını söyledi. 

Başbakan Erdoğan hukuk çerçevesinde herşeyin gereğinin yapıldığını konunun takipçisi olacakları mesajını  verdi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/basbakan-net-konustu-video-269/</link>
</item>
<item>
<title>Kimse bir yafta ile yaftalayamaz</title>
<description>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakırsporun oynadığı bazı maçlarda tribünlerde yapılan tezahüratları hatırlatarak statların küfür ve hakaretten arındırıldığı kadar ırkçı yaklaşımlardan da arındırılması gerektiğini söyledi.br br Stadyumların siyaset yapılacak yerler olmadığını vurgulayan Erdoğan Diyarbakırsporun bazı maçlarında yapılan ırkçı tezahüratlara değinerek Biz o yaşananları ayaklarımızın altına alalım toprağa gömelim ve onları kurutalım. ifadesini kullandı.

Leventteki Mövenpick Otelde düzenlenen Diyarbakırspora Destek Gecesine Başbakan Erdoğanın yanı sıra Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu İstanbul Valisi Muammer Güler Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu İBB Başkanı Kadir Topbaş Diyarbakırspor Başkanı Çetin Sümer Fenerbahçe Yöneticisi Nihat Özdemir ve çok sayıda Diyarbakırlı işadamı katıldı.

Gecede konuşan Başbakan Erdoğan sporun birlik beraberlik ve kardeşlik anlamına geldiğini belirtti. Son zamanlarda Diyarbakırsporun bazı maçlarında stadyumlarda yaşanan çirkin olaylara işaret eden Başbakan Erdoğan bunları kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

Erdoğan Koskoca bir Diyarbakırspor camiasını Diyarbakır halkını kimse kalkıp da aklımızın kenarından geçiremeyeceğimiz bir yafta ile yaftalayamaz. Bunların hepsi bizim birliğimize beraberliğimize kardeşliğimize sıkılmış kurşunlardır. Biz buna fırsat vermemeliyiz. El ele gönül gönüle omuz omuza vereceğiz ülkemizin aydınlık yarınlarına hep beraber yürüyeceğiz. diye konuştu.

Stadyumlarda yapılan siyasi ve ırkçı tezahüratlara dikkat çeken Başbakan Erdoğan stadyumların ve sporun siyaset yapılacak yerler olmadığını belirtti.

Erdoğan şöyle konuştu: Biz o yaşananları ayaklarımızın altına alalım toprağa gömelim ve onları kurutalım. Durmayacağız devam edeceğiz kararlı şekilde. Bunların hepsi bir avuç gözü dönmüş kitleler. Diyarbakır da Diyarbakırspor da bu olaylar karşısında sağduyulu bir tavır sergiledi ve yoluna devam etti bundan sonra da aynı coşkuyla yoluna devam edecek. Milli birliğimiz kardeşliğimiz daim olmalıdır. Kardeşliğimizi abide şehri olan Diyarbakırımızı bu noktada asla bir zaafa uğratmamalıyız. ifadelerini kullandı.

Sporun bütünleştirici olması gerektiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan ırkçı yaklaşımlar sergilemenin Türkiyeye kültürüne ve Türk milletine yapılacak en çirkin hakaret olduğunu belirtti.

Başbakan Erdoğan Spor birleştirici bütünleştirici olmalıdır. Spor kardeşliğimiz itici gücü olmalıdır. Stadyumlar küfürden hakaretten çirkin tezahürattan arındırıldığı kadar ırkçı yaklaşımlardan da arındırılmalıdır. Bu da bizzat sporcular kulüpler ve spor camiası tarafından yapılmalıdır. şeklinde konuştu.

Sporun gençlerin kötü alışkanlıklardan kurtarılması açısından da büyük önem taşıdığını belirten Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: Çocuklarımızın eylemlere katılmasında molotof kokteyli atmasıyla otobüslerin içinde diğer çocukların ölmesine vesile olmasından el ele verelim sporla bu işi durduralım. Çocuk molotof kokteyli atıyor ama o otobüsün içinde bir çocuğun olduğunun hesabını yapmıyor. O otobüsün kendi bindiği otobüs olduğunu devletin malına ve kendi malına zarar verdiği hesabını yapmıyor. Kendi evini yakmak neyse bir otobüsü yakmak da odur.

Bakan Eker de AK Parti Hükümeti süresince Doğu ve Güneydoğu Anadoluya yapılan yatırımlardan bahsederek demokratik açılım sürecinden dolayı Başbakan Erdoğana teşekkür etti.

Demokratik açılım sürecine en çok Diyarbakırın ihtiyacı olduğunu belirten Eker Uygulamaya konan demokratik açılım sürecini barışı istemeyenlere kandan gözyaşından beslenenlere inat kararlılıkla sürdürmeniz ve bu konudaki iradenizi ortaya koymanızdan dolayı da Diyarbakırlılar size şükran borçludur. ifadelerini kullandı.

Diyarbakırın ve bölgenin geçmişte Olağanüstü Hal uygulamasından çok sıkıntı çektiğini belirten Eker AK Parti hükümeti sayesinde 25 yıldır devam eden OHALin sona erdiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğanın talimatıyla Diyarbakırspora altyapı tesisleri için bin 600 dönüm arazi ayırdıklarını belirten Eker Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin küçük hesaplar için imar düzenlemesi yapmadığını ve Diyarbakırsporun tesislerine kavuşamadığını belirtti.

Bu arada Erdoğana konuşmasının ardından Diyarbakırspor Başkanı Çetin Sümer 21 numaralı üzerinde barış yazılı forma hediye etti. CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/-kimse-bir-yafta-ile-yaftalayamaz--268/</link>
</item>
<item>
<title>Murat Karayalçının annesi vefat etti</title>
<description>Eski Başbakan yardımcılarından Murat Karayalçının annesi Fevziye Karayalçın vefat etti.br br Fevziye Karayalçın yaşlılıktan kaynaklanan rahatsızlıklar nedeniyle 1 aydır Bayındır Hastanesinde tedavi görüyordu.

Fevziye Karayalçının cenazesi 30 Aralık Çarşamba günü Kocatepe Camisindeki öğle namazı sonrasında kılınacak cenaze namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığında toprağa verilecek.

Samanyolu ailesi olarak Fevziye Karayalçına Allahtan rahmet Murat Karayalçın ve Karayalçın ailesine başsağlığı diliyoruz.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/murat-karayalcin-in-annesi-vefat-etti-267/</link>
</item>
<item>
<title>Melih Gökçeki hiç böyle görmediniz - Video</title>
<description>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek Mustafa Kemal Atatürkün Ankaraya gelişinin 90.yıldönümü etkinliklerinde seğmen oynadı. br br Ankara Sheraton Otelde düzenlenen resepsiyona eşi Nevin Gökçek ile birlikte folklor kıyafetiyle gelen Gökçek burada Büyükşehir Folklor ekibinin seğmen gösterisinde de yer aldı. 27 Aralık gecesine özel olarak hazırlandığı öğrenilen Gökçekin folklor hocalarından seğmen oyununa ilişkin ders aldığı öğrenildi. Gökçekin seğmen oyunu salonda bulunanların da beğenisini kazandı.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/melih-gokcek-i-hic-boyle-gormediniz-video-266/</link>
</item>
<item>
<title>MHP suskunluğunu bozdu</title>
<description>MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Özel Kuvvetlerde savcılığın arama yapması hakkında Kurumlarda illegal yapılanma varsa bunlar temizlenmeli. dedi.br br MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça yönelik suikast iddialarının ardından Özel Kuvvetler Karargahında yapılan aramalara ilişkin Şüphesiz kurumların içinde hukuka aykırı işler yapan kimler varsa bunun üzerine gidilmelidir. Devletin gücünün hukuk devleti dışında kullanılmasına izin vermemiz mümkün değil. dedi.

Vural TBMMde Türk İş Yönetim Kurulu üyelerini kabulünün ardından gazetecilerin Özel Kuvvetlere ait kozmik odadaki aramaya yönelik sorularını cevapladı. Vural ülkenin çok hassas bir süreçten geçtiğini söyledi. Bu süreçte Arınça yönelik suikastın bir levye olarak kullanıldığını iddia eden Vural Çok dikkatli olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Bülent Arınç olayı bir levye olarak kullanılmış ya da kullanılıyor olabilir. Bu süreci dikkatli takip ediyoruz. Sonucunu beklememiz lazım. Aranan ne acaba? Başka hedefler mi var? Devletin kurumlarının yıpratılmadan aranan konunun açıklanması gerekir. diye konuştu.

Vural aramaların devletin hakimi ve savcısı tarafından yapıldığının hatırlatılması üzerine ise Acaba o iddiadan yola çıkılarak mı gidiliyor. Yoksa başka hedefler mi var? Türkiyede huzursuzluğu kurumların çatışmasını isteyen dış odaklar olabilir. Böyle hassas bir dönemdeyiz. Devletimizin kurumları bu iddiaların üzerine gitmek suretiyle asıl amacın ne olduğunu mu ortaya çıkaracak yoksa başka hedefler mi var? Bunu hep beraber göreceğiz. Hükümet bu tür konuları öngörmeli ve bu çerçevede önlemler almalı. cevabını verdi. Vural TSKnın içinde suikast yapacak bir yapılanmayı düşünmek bile istemediğini söyledi.

İLLEGAL YAPILAR LEGAL KURUMLARIN İÇİNDE OLAMAZ

MHP Grup Başkanvekili bir başka gazetecinin geçmişte TSKda emir komuta zinciri dışında darbelerin yapıldığı illegal yapıların olduğunun hatırlatması üzerine şöyle konuştu: Böyle bir şey varsa illegaldir zaten. Olmaması gerekir. İllegal varsa legal kurumların içinde olamaz. Devleti yöneten sorumluluk sahibi değiliz. Ama şüphesiz kurumların içinde hukuka aykırı işler yapan kimler varsa bunun üzerine gidilmelidir. Ama bundan kimse siyasi bir sonuç çıkarmamalı. Devletin görevi kurumlarda bulunan insanları illegal davranışlardan kurtarmaktır. Devletin içinde devletin gücünü kullanarak illegal bir şekilde hukuk devleti dışında bunları kullanmasına izin vermemiz mümkün değil. Hükümet de aynı hassasiyeti göstermeli. Türkiyenin her yerinde illegal yapılanmalar var. Bu anlamda bir faaliyet var mı yok mu? Bütün bunlar sorgulanmalı. Bundan sonra da bu sorgulanmalar yapılmaya devam edecektir.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/mhp-suskunlugunu-bozdu-265/</link>
</item>
<item>
<title>9. Cumhurbaşkanı Demirelden açıklama</title>
<description>9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel samanyoluhaber.comda yayınlanan bir haber üzerine Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karacaya açıklama metni gönderdi.br br Açıklamada 9. Cumhurbaşkanı Demirel kendisinin özel doktoru ve Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı olan Aylin Cesur ile periyodik olarak Ergenekon soruşturmasının tutuklu sanığı Mehmet Haberala haber gönderdiği Haberalı sürekli ziyaret ettirdiği yönünde yayınlanan habere açıklık getiriyor.

Süleyman Demirelin açıklaması şöyle:

Sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal 13 Nisan 2009 tarihinde gözaltına alınmış sonrasında tutuklanmış ardından da geçirdiği kalp spazmı nedeniyle 17 Nisan 2009 tarihinde hastaneye yatırılarak yoğun bakımda tedavi altına alınmıştır. Yoğun bakımdan normal hasta odasına geçirilmesinin ardından sağlık durumunu öğrenmek ve kendisine ?geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere 7 Mayıs 2009 tarihinde kendisinin de tıp doktoru olması nedeniyle doktorum Aylin Cesuru hastaneye ben gönderdim. Bu bir insani davranıştan ibarettir siyasi tarafı yoktur. Aylin Cesur savcıdan izin alarak herkesin tabi olduğu muameleye tabi olarak bu ziyareti gerçekleştirmiştir. Ziyaret görevlilerin nezaretinde yapılmıştır ve 5 dakika sürmüştür.

O tarihten bu yana geçen 7 ay 21 günlük süre zarfında başka hiçbir ziyaret yapılmamıştır.

Bu sebeple Dr. Aylin Cesurun Prof. Dr. Mehmet Haberalı düzenli şekilde ziyaret ettiği Haberalla uzun uzun dertleştiği Demirelin kendisiyle haber gönderdiği veya haber aldığı şeklindeki iddiaların hepsi gerçek dışıdır.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/9-cumhurbaskani-demirel-den-aciklama-264/</link>
</item>
<item>
<title>İlk ansiklopedi Türkiyeden çıktı!</title>
<description>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Çöğenli ilk ansiklopedinin 1690da Pariste yayınlandığının bilindiğini ancak daha eski tarihlerde yazılan ansiklopedinin ellerinde olduğunu söyledi.
br br Çöğenli Müellifimiz miladi 1415de doğmuş 1501de vefat etmiştir. Bu ansiklopedimiz 62 cilttir. Her bir cildi 200 varaktır yani 400 sayfadır. dedi.

Atatürk Üniversitesi Mavi Salonda Müftü-Müderris Sakıp Danışmanı anma toplantısı düzenlendi.

Çok sayıda öğretim üyesi ve öğrencinin katıldığı toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak Erzurumun tarihi açıdan önemli bir kültür kavşağında olduğunu dile getirdi.

Erzurumun tarih boyunca yolcuların tüccarların orduların geçtiği kültürün konaklandığı bir yer olduğunu belirten Koçak üniversite olarak kültürel değerleri tanıtmak ve anmak amacıyla bu etkinliği düzenlediklerini kaydetti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler de Erzurumun bir tarih ve kültür şehri olduğunu önemli ilim insanları yetiştirdiğini ifade ederek bunlardan birinin de Sakıp Danışman Efendi olduğunu açıkladı.

İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu ise müftü -müderris isimlerine dikkat çekti.

Müderrisin günümüzde profesöre denk geldiğini hatırlatan Müftüoğlu Bu iki ismin kullanılması çok önemlidir. Müderris profesör demektir bugünkü anlamıyla. Merhum Müftü-Müderris Sakıp Danışman Efendi insan yetiştirmeye kendisini hasr etmiştir. Hakkında yazılan eserlere baktığınızda Sakıp Efendi ilmiyle amil mükemmel bir alimdi. İşi karşılıksız okutmaktı. Biz az veya çok o nesle kavuştuk. diye konuştu.

Arap Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Çöğenli de Erzurumun yetiştirdiği şeyhülislamlara ve bunların kütüphanesine değindi.

Erzurumluların muazzam kütüphaneler vakfettiklerini dile getiren Çöğenli Erzurumun ilk yetiştirdiği Şeyhülislam Feyzullah Efendinin kütüphanesinde şu ana kadar hiç bilinmeyen bir ansiklopedi bulunduğunu vurguladı.

İlk ansiklopedinin Pariste 1690 yılında yayınlandığına dair bilgiler bulunduğu hatırlatan Çöğenli Feyzullah Efendinin kütüphanesinde bulunan ansiklopedinin daha eski dönemlere ait olduğunu açıkladı.

Ansiklopedinin tarih ve muhteva bakımından dünyada tek olduğunun altını çizen Çöğenli ansiklopedinin dünyaca bilinmediğini ve yetkililerden neşredilmesi için devreye girmesi gerektiğini kaydetti.

Çöğenli ansiklopediyle ilgili şunları söyledi: Müellifimiz miladi 1415te doğmuş 1501de vefat etmiştir. Bu ansiklopedimiz 60 cilttir. Bir kişi yazmıştır. Kaf harfine kadar gelmiştir bitirememiş ve vefat etmiştir. Her bir cildi 200 varaktır yani günümüzde 400 sayfadır. Bu kitabı 62 cildi doktora ve yüksek lisans talebeleriyle neşre kalksak 180 sene lazım. İnternete girildiğinde bu ansiklopediden bahsedilmiyor. 1690 yılındaki yazılan ansiklopediden bahsedilir. Bizim neşrettiğimiz İSAMın ansiklopedisinde de bu kitabın adı yok. Dünyanın haberdar olmadığı bu 62 ciltlik kitabımızın en azından ofseti yapılıp 100 nüsha çoğaltılmak suretiyle hem Arap hem dünya alemine faydalanması için neşredilmesi gerekir. Burada yetkililerin devreye girmesi gerekiyor.

Programda Sakıp Danışmanın talebelerinden eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ile Edebiyat Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selami Bakırcı da konuştu.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ilk-ansiklopedi-turkiye-den-cikti--263/</link>
</item>
<item>
<title>Çiçekten muhalefete tepki</title>
<description>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek seçimle gelenin seçimle gideceğinin herkesin kabul etmesi gerektiğini belirterek Aksi halde yaptığımız seçimlerin hiçbir anlamı kalmaz. dedi. br br Çiçek Türkiyede demokrasi problemi ile hak ve özgürlükler talebi olduğunu söyledi.

Çiçek Meclis Genel Kurulunda görüşülen 2010 Yılı Kamu Bütçesi hakkında hükümetin görüşlerini açıkladı. Çiçek bunun AK Parti hükümetinin hazırladığı 8. bütçe olduğunu belirterek muhalefet partilerinin devamlı olarak iktidarın yaptıklarını eleştirdiğini söyledi. Çiçek muhalefetin klasik üslubunu devam ettirdiğine dikkat çekerek Bu dönemde hiç doğru iş yapmadık mı? Teşekkürü hak edecek küçük bir iş yapmadık mı? sorusunu yöneltti. Çiçek hükümet olarak yaptıkları her işi milletin yararına olduğu için yaptıklarını kaydetti.

Yıllar içinde müzakere yönteminde ilerleme sağlanamadığını ifade eden Çiçek muhalefetin kötüleme karalama yöntemine devam ettiğini öne sürdü. İktidarın ne yaptığının belli olduğunu anlatan Çiçek vatandaş açısından meçhul olanın muhalefetin ne yaptığı olduğunu vurguladı. Çiçek çağdaş muhalefetin iktidarın yanlışlarını eleştirmesini ve yapacaklarını ortaya koyması gerektiğine dikkat çekti. Çiçek 7 yıldır yaptıklarının ve yürüyüşlerinin belli olduğunu muhalefetin ne yapacağını bu kürsüden ortaya koyması gerektiğini anlattı.

Çiçek göreve geldikleri tarihten bu tarafa en fazla önem verdikleri konunun eğitim olduğunu söyledi. 2002 yılında eğitime 75 milyar ayrıldığını bu yıl ise rakamın 28 milyar olduğunu söyledi. Çiçek her okulda bilişim sınıflarının kurulması her ile bir üniversite kurulmasının bir teşekkürü hak eden girişim olduğunu kaydetti. AK Partinin oyunun bu kadar yüksek olmasının nedeninin eğitim ve sağlık alanında yaptıkları başarılı çalışmalar olduğunu kaydeden Çiçek Büyükler teşekkür etmese de bile küçükler teşekkür ediyor. diye konuştu.

CHPYE TEŞEKKÜR ETTİ

Çiçek AB üyeliğinin Türkiyenin yararına olduğunu ve göreve geldikleri günden beri canla başla çalıştıklarını söyledi. Çiçek AB uyum paketlerinde CHPnin kendilerine önemli oranda desteği olduğunu söyledi.

Türkiyenin ekonomik alanda dünya genelinde ikinci ligden birince lige çıktığına işaret eden Çiçek Türkiyenin hedefinin ilk etapta ilk ona girmek olduğunu söyledi. Türkiyenin gelişmiş G-20 ülke arasında yer aldığını söyleyen Çiçek gelecekte daha Türkiyenin hedefinin ön sıralarda yer almak olduğunu anlattı. Çiçek Türkiyenin 2023te çok farklı bir yerde olacağını ifade etti.

ÜLKEMİZDE DEMOKRASİ PROBLEMİ VAR

Gelişmiş ülkelerin bir kaçı haricinde tamamının demokrasiyle idare edildiğini anlatan Çiçek Ülkemizde demokrasi problemi var bunu kimse görmemezlikten gelemez. Bir hak ve özgürlükler talebi var. Bunu da görmemezlikten gelemez. Türkiyenin modernleşme çağdaşlaşması yüz yıllık macerasıdır. Cumhuriyet bunu bir proje haline getirmiştir. Bize düşen çok partili parlamenter sistemde hedefine ulaştırmak gerçekten çağdaş ölçeklerde çağdaş ölçütlerde bir demokrasiyi Türkiyede yerleştirmektir. dedi.

Seçimle gelenin seçimle gideceğinin herkesin kabul etmesi gerektiğine işaret eden Çiçek şunları söyledi: Aksi halde yaptığımız seçimlerin hiçbir anlamı kalmaz. Seçime varız sandığa varız ama pazartesi günü eğer benim dediğim istikamete tercih olmazsa ne yapacağız. Bunu uzaklaştırmanın yollarını arayan bir Türkiyenin çağdaş dünyada yeri yoktur ve olamaz. Onun için şunu kabul edelim. Türkiye uzunca bir zamandan beri bir arayışın içinde çok daha ağır bedeller ödeyerek bugünlere gelmiştir. 

Çiçek cumhuriyetle beraber tebalık dönemi bittiğini ve vatandaşlık dönemi başladığını belirterek tebanın verilenle yetindiğini vatandaşın ise talep eder durumunda olduğunu söyledi. Vatandaş yok farz edilerek ve verilenle yetinmesinin istenmeyeceğini taleplerin karşısında bugüne kadar hep aynı gerekçelerle karşılaşıldığını söyleyen Çiçek Her hak ve özgürlük talebi sonunda ya devlet yıkılıyor ya rejim çöküyor ya millet bölünüyor. 50 senedir geçmişte yaşadığımız travmalar var. Artık kendimize gelmemiz lazım. Bölgesel güç olmamız lazım. Dünyada bu kadar ekonomik güce sahip ülkenin korkularla ve vehimlerle bir yere varması mümkün değil. Tebdirimizi sağlam alacağız. Geleceğe de güvenle bakacağız. Her hak ve özgürlük talebinde bir şey izah edemeyiz. CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/cicek-ten-muhalefete-tepki-257/</link>
</item>
<item>
<title>AK PARTİDE İHRAÇ TALEBİ</title>
<description>AK Parti Merkez Yürütme Kurulu MYK Elazığ  Milletvekili Feyzi İşbaşaranın tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Müşterek  Disiplin Kuruluna sevkine oy birliğiyle karar verdi.br br          AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığından yapılan açıklamaya göre MYKnın  bugünkü toplantısında Elazığ Milletvekili İşbaşaranın 20 Aralık tarihinde  Ankarada trafik polisleri ile arasında geçen olay ve bu esnada ortaya koyduğu  tutum ve davranışları ele alındı.

         Yapılan değerlendirmeler sonucunda İşbaşaranın tutum ve davranışları  parti tüzüğü programı ve grup iç yönetmeliğine aykırı bulundu tedbirli olarak  kesin ihraç talebi ile parti Müşterek Disiplin Kuruluna sevkine oybirliği ile  karar verildi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ak-parti-de-ihrac-talebi-256/</link>
</item>
<item>
<title>Sadak?a PKK telefonları sorgusu</title>
<description>Terörörgütü PKK´nın gizli sivil yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi´ne KCKTM yönelik operasyonda gözaltına alınan 36 kişi dün Diyarbakır?da özel yetkili 6 savcıya ifade verdi.br br Aralarında Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak Batman Belediye Başkanı Necdet Atalay Diyarbakır Merkez Suriçi Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş Diyarbakır merkez Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak kapatılan DTP?nin Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı Demokratik Toplum Kongresi sözcüsü Hatip Dicle?nin de bulunduğu 35 şüpheli dün sabah sağlık kontrolünden sonra elleri plastik kelepçeli olarak adliyeye sevk edildi.

Savcı Selim Sadak?a PKK KONGRA GEL Genel Başkanı Zübeyir Aydar ve Genel Başkan Yardımcısı Remzi Kartal ile teknik takibe takılan telefon görüşmesini sordu. Sadak bu kişilerin DEP döneminden arkadaşları olduğunu ve onlardan talimat almadığını söyledi.

HÜRRİYET</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/sadak-a-pkk-telefonlari-sorgusu-255/</link>
</item>
<item>
<title>Kapatılacak bir parti daha mı? - Yorum</title>
<description>Kapatılan DTPli milletvekilleri BDP ye geçerken kamuoyunda BDPninde DTP nin akıbetine uğrayacağı şeklinde geniş bir kanaat var. br br Ahmet Türkün Meclise dönme kararını açıklarken Öcalan ile ilgili sözlerini hatırlatan Gazeteci Nergis Kavalcı BDPnin hakkında da kapatma davası açılması gerektiğini söylüyor.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/kapatilacak-bir-parti-daha-mi-yorum-19/</link>
</item>
<item>
<title>CHPliler yine şov yaptı</title>
<description>Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçiler Şevki ve Hasan şehit edilişlerinin 79. yıldönümünde İzmirin Menemen ilçesinde anıldı. CHPliler anma töreninde gövde gösterisi yaptı.br br Törenlere CHP adına Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen İzmir milletvekilleri Selçuk Ayhan ve Berhan Şimşek İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve CHPli ilçe belediye başkanları katıldı. Törende Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın anma mesajı okunurken Yuh sesleri ve alkışlarla engellenmek istendi. Türkiye laiktir laik kalacak sloganı atıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen yaşananlar için Yorum yapmıyorum. ifadesini kullandı. Anma törenine katılım ise geçen yıllara göre oldukça düşük oldu.

Yıldıztepedeki Kubilay Anıtında düzenlenen tören CHPli Menemen Belediyesinin organize ettiği Demokrasi ve Laiklik yürüyüşüyle başladı. Menemen Garı önünden başlayan yürüyüşe katılanlar kol kola Kubilay Şehitliğine kadar gitti. Yıldıztepedeki resmî tören İzmir Vali Yardımcısı Sait Topoğlu Menemen Kaymakamı Turgut Subaşı Belediye Başkanı Tahir Şahin Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Hayri Kıvrıkoğlu eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Kubilay ailesinin fertlerinin gelişiyle başladı. Törene siyasi parti temsilcileri öğrenciler Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri ve diğer vatandaşlar da katıldı. Kaymakamlık belediye başkanlığı garnizon komutanlığı ve Kubilay ailesinin anıta çelenk koymasının ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklâl Marşı söylendi.

Konuşma yapan Başkan Şahin 79 yıl önce şehit edilen Kubilay bekçi Hasan ve Şevkiyi anıyoruz. Atatürkün kurduğu cumhuriyete sonsuza dek sahip çıkmaya kararlıyız. dedi. Kaymakam Şubası ise birlik beraberlik mesajı verdi: Asteğmen Kubilay bekçiler Hasan ve Şevkiyi şehit edilişlerinin 79. yıldönümünde şükranla yâdediyoruz. Bu cinayeti işleyenlerin gerçek din anlayışıyla bir ilgisi olamaz. Bu cinayeti gerçekleştirenler insanlık dışı eşylemlerinden dolayı tüm milletin vicdanında mahkum olmuş caniler olarak hatırlanmaktadır. Cumhuriyeti ayakta tutan yegâne kuvvetin milletin kendisi olduğunu vurgulayan Subaşı Milletten güç alan kimse mağlup olmamıştır. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayanlar arasında kavga çıkarmaya çalışanlara diyorum ki bu milletin binlerce yıllık tarih köprüsünden süzülmüş bir geçmişi var. Kendi birliği bütünlüğü üzerinde oynayan oyunlarda tuzağa düşmeyecektir. ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Atatürkün Türk gençliğine hitabı ve Türk gençliğinin cevabı okundu.

BAŞBAKANIN MESAJINI YUHALADILAR

Kubilayı anma töreninde Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğun gönderdiği mesajlar da okundu. Erdoğan mesajında şunları kaydetti: 79 yıl önce Menemende birlik ve beraberliğimize cumhuriyetimizin gelecek ideallerine karşı gerçekleştirilen menfur hadiseyi ve Kubilayın şehit edilişini milletçe unutmadık unutmayacağız. Birlik ve beraberlik içerisinde cumhuriyetimizi bütün değer ve kurumlarıyla özümseyen milletimiz Türkiyeyi çağdaş dünya devletleri içinde hak ettiği saygın konuma yükseltmek için gerekli olan iradeyi her zaman ortaya koymuştur. Türkiye Cumhuriyeti demokratik laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bütün değerleriyle ebediyen yaşayacaktır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da hiçbir karanlık girişim hiçbir tahrik cumhuriyetimizin bu yürüyüşünü durdurmaya muktedir olamayacaktır. İnanıyorum ki milletimiz her zamanki sağduyu ve dikkatiyle bundan sonra da her türlü karanlık girişim ve tahriki boşa çıkaracaktır. Bu düşüncelerle şehit edilişinin 79. yıldönümünde Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilayı ve bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Mesaj alkış ve yuhalamalarla protesto edildi. Sık sık Türkiye laiktir laik kalacak şeklinde slogan atıldı. Genelkurmay Başkanı Başbuğun mesajına ise törene katılanlar alkışlarla eşlik etti.

Başbakanın mesajının şehitleri anmak için düzenlenen törenlerde yuhalanmasının yakışıp yakışmadığı sorulan CHP Genel Başkanı Öymen Yorum yapmıyorum. karşılığını verdi.

Tören Kubilay anısına düzenlenen Cumhuriyet Şehitleri Ulusal Koşusunda dereceye girenlere ödüllerin verilmesi anıt şeref defterinin imzalanması ve Kubilay ailesiyle hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle son buldu. Törenin sonunda şehitlik ziyaret edildi. CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-liler-yine-sov-yapti-18/</link>
</item>
<item>
<title>Erdoğan Vuraldan tazminat kazandı</title>
<description>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir basın toplantısında kullandığı ifadelerle kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle açtığı davada MHP Grup Başkanvekili Oktay Vuraldan 3 bin TL manevi tazminat kazandı.br br Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya Erdoğanın avukatı Muammer Cemaloğlu ile Vuralın avukatı Merve Vural katıldı.

Yargıç Hacı Ömer Ilgın avukatların son beyanlarını dinlemesinin ardından davanın kısmen kabul edilerek Vuralın Erdoğana 3 bin TL manevi tazminat ödemesine karar verdiğini bildirdi.

Oktay Vural 14 Ocak 2009da TBMMde bir basın toplantısı düzenleyerek Başbakan Erdoğan hakkında çeşitli ithamlarda bulunmuş Erdoğan da Vuralın aleyhine 20 bin TLlik manevi tazminat davası açmıştı.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/erdogan-vural-dan-tazminat-kazandi-17/</link>
</item>
<item>
<title>Tuncay Özkana çok sert cevap verdi</title>
<description>AK Partili Arslan tutuklu sanık gazeteci-yazar Tuncay Özkanın İkinci Ergenekon davasının dünkü duruşmasında yaptığı açıklamalara cevap verdi.br br AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan İkinci Ergenekon davasında Tuncay Özkanın savunmasında kullandığı Kanaltürk Televizyonunda bir programın yayınlanmaması için çok paralar teklif edildi. Kabul etmeyince AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan Muşlu bir korucu aile ile beni öldürtmek için anlaşmış yönündeki şahsıyla ilgili iddiaların kesinlikle yalan ve büyük bir iftira olduğunu bildirdi.

İhsan Arslan İkinci Ergenekon davasında Tuncay Özkanın savunmasında kullandığı Kanaltürk Televizyonunda bir programın yayınlanmaması için çok paralar teklif edildi. Kabul etmeyince AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan Muşlu bir korucu aile ile beni öldürtmek için anlaşmış yönündeki şahsımla ilgili iddiaları kesinlikle yalandır. Büyük bir iftiradır. Dolayısıyla çamur at izi kalsın anlayışıyla yapılan bu karalamalar ve iddiaları reddediyorum dedi.

Arslan İftiraların sahibi Tuncay Özkanla bugüne kadar hiçbir tanışıklığımız hiçbir ilişkimiz olmamıştır. Hiçbir şekilde bu konularla ilgili hiç kimseyle görüşmem olmamıştır ve olamaz. Kimseye para teklif etmedim. Tuncay Özkana fiziki zarar vermeyi aklımdan bile geçirmedim. Böyle bir konunun şakasının bile çirkin olduğuna inanırım. Çünkü ben insan hayatının kutsiyetine ve her şartta korunması gerektiğine inanan bir düşünceye sahibim. Böyle bir davranışı tasvip etmem mümkün değildir. Tuncay Özkan iddiasını ortaya atarken elinde telefon kayıtları varsa madem bunları neden ortaya koymuyor? Veya bugüne kadar neden beklemiş? diye sordu.

Şahsını hedef alan bu sözlerin iftira olduğunu dile getiren bu iftiralar karşısında sessiz kalmasının söz konusu olamayacağını ifade etti.

Söz konusu televizyon yayınında kendisine yönelik iftiralar bulunduğu için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu anlatan İhsan Arslan Tuncay Özkanın mahkemede söylediği sözlerle ilgili de savcılığa başvuracağını bildirdi. Arslan haklarını savunmak ve korumak için yargıya başvurmaktan ve hukuka güvenmekten başka yol olmadığına inandığını kaydetti.

AA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/tuncay-ozkan-a-cok-sert-cevap-verdi-16/</link>
</item>
<item>
<title>AK Partili Yerlikaya Vuralı tuş etti !</title>
<description>8 Avrupa 3 Dünya ve 2 Olimpiyat Şampiyonluğu kazanan AK Parti Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya Mecliste MHPli Vuralı tuş etti. Vuralın Hadi milliyetçiliyim  de bakayım demesi üzerine Yerlikaya bakın nasıl cevap verdi....br br      TBMM Genel Kurulunda 2010 Yılı Merkezi Yönetim  Bütçe Kanunu Tasarısının iki maddesi daha kabul edildi.

         AK Parti Hakkari Milletvekili Abdulmuttalip Özbek Tasarının 18. maddesi  üzerinde konuşurken terörle mücadeleye değindi. Terör yüzünden ülkenin  kaynaklarının heba edildiğini savunan Özbek Bu ülkede binlerce insan gibi ben  de çok acı çektim. Genç yaşta yeğenimi şehit verdim eniştemi kaybettim. Dağda  kaybettiğim yakınlarım da oldu. Ama umudumu kaybetmedim. Ülkeye barışın gelmesi  için el ele verelim çocuklarımız torunlarımız bu acıları yaşamasın. Kim iktidar  olursa olsun bu sorunu çözmekten başka çaresi yoktur diye konuştu.

         Özbekin sözlerine MHPli milletvekilleri tepki gösterdi. MHP Gaziantep  Milletvekili Hasan Özdemir Milleti germeyin diye laf atarken ayağa kalkan  MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvenlik  güçlerinin verdiği mücadele ve bunun için ayrılan kaynakların heba olarak  nitelendirilemeyeceğini söyledi.

         Özbekin ardından söz alan AK Parti Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya  MHPli milletvekillerinin tepkilerini sürdürmesi üzerine Biz hiçbir konuda PKK  ile el ele vermedik vermeyiz vermeyeceğiz. Bunu iyi bilmek lazım karşılığını  verdi.

         Yerlikaya 2002 yılında yüzde 62 ile borçlanıldığını bugün ise yüzde 9  ile borçlanmaya gidildiğini ifade ederek 62 mi büyük 9 mu büyük? O zaman siz  de hükümettiniz. Niye bunlara çare bulmadınız? Hiçbir hükümet halkını milletini  satmaz satmamıştır. Siz sattınız. 30 bankayı satıp bunların borçlarını ödeyen  biziz. Bunları tarih yazıyor yazmaya devam ediyor. Türkiye hiç olmadığından daha  iyi şekilde idare ediliyor diye konuştu.

       

         MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuşun laf atması üzerine Yerlikaya  kendisine Sağlık Bakanlığı yaptınız. O dönemdeki icraatlarınızı gelip burada  anlatabiliyor musunuz? Sayın Akdağ anlatınca niye arkaya kaçtınız? diye  sordu.

         Başkanvekili Nevzat Pakdil MHPlilerin Yerlikayaya tepkilerini laf  atarak göstermeyi sürdürmesi üzerine Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu olmuş bir  arkadaşımız Türk Bayrağını dalgalandırmak için o işi yaparken bu kişinin  vatanseverliğini sorgulamak doğru mu? dedi.

         Yerlikayanın konuşmasını bitirerek yerine oturmasının ardından MHP  Konya Milletvekili Faruk Bal ile MHPli Osman Durmuş kendilerine sataşıldığı  gerekçesiyle söz istedi.
         Bal 1997 yılında Bankacılık Kanununun iptal edildiğini belirterek  İptal edilen kanundan sonra vatandaşı soymak için bankalar kurulmuştur. Bizim  yaptığımız ilk iş 1999da Bankacılık Kanununu çıkarmaktı. Sizin battı dediğiniz  bankalar o zaman batmıştır dedi.

         AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağın 22 banka nasıl battı? diye  laf atması üzerine Bal Benim dediğimi anlamıyorsan Türkçe anlamıyorsan nasıl  izah edeyim ben sana? diye tepki gösterdi.
         Durmuş da yaptığı konuşmada Biz göreve geldiğimizde hastaneler 6 ay  sarf malzemesi alamıyordu. Bazı hastanelerde hapishanelerdeki koğuş sistemi  vardı. Siz ilaç firmalarını batırdınız. Siz satıyorsunuz batırıyorsunuz diye  konuştu.
         

         
         Daha sonra milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek MHP Kütahya Milletvekili Alim Işıkın  Biraz önce bir milletvekiliniz  terörle mücadeleye ayrılan kaynakların heba olduğunu söyledi demesi üzerine  Terörle mücadelede kaynaklar heba edilmemiştir. Tabii ki ülkemiz her aşamada  her mücadeleyi yapacaktır. Gerekirse teröristle dağda çatışacaktır gerektiğinde  de açılımlarda bulunup ülkenin sorunlarını çözmeye çalışacaktır. Hükümetimiz çok  boyutlu olarak bu sorunların çözülmesi için çalışıyor. Bu konuya aktarılan  kaynaklar da önemlidir. Heba edilmemiştir diye konuştu.

         Şimşek Teşvik Kanununun süresinin uzatılıp uzatılmayacağı yönündeki  sorulara dün yanıt verdiğini hatırlatarak Eğer hükümetimiz bu kanunun  uzatılması konusunda irade gösterirse tabii ki uzatacağımızı söyledim. Ama  bütçede bunun uzatılması konusunda bir şey yok. Başbakanımız ve hükümetimiz bunun  uzatılması konusunda irade ortaya koyarsa uzatırız kaynağını da buluruz. Ama  bütçeye ek bir kaynak konulmadı dedi.

         TÜİKin işsizlikle ilgili rakamlarına yönelik soruya ise Şimşek Şu an  TÜİK Merkez Bankasından daha bağımsız. Merkez Bankasında başkan yardımcılarını  hükümet belirliyor. Oysa TÜİKte başkan atanıyor. TÜİKin bir rakamına inanıp  bir rakamına inanmamak olur mu arkadaşlar? diye konuştu.

         Bankamatik memurlarını artırmak gibi bir çabaları olmadığını  çalışanların en verimli şekilde çalışmasını amaçladıklarını kaydeden Şimşek  kimsenin bu konuda tereddüdü olmamasını istedi.

         Genel Kurulda tasarının iki maddesi daha kabul edildi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ak-parti-li-yerlikaya-vural-i-tus-etti--15/</link>
</item>
<item>
<title>Uzun bir yolun ilk kilometre taşı</title>
<description>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye-Suriye Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının uzun bir yolun ilk kilometre taşı olduğunu söyledi.br br Suriyenin başkenti Şamda gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Toplantısının ardından Suriye ve Türkiye arasında 50nin üzerinde anlaşma imzalandı.

	El Muallim anlaşmaların iki ülkeyi ilgilendiren önemli ve stratejik konularda olduğunu söylemişti.

         Konseyin Başbakan Erdoğan ve Suriye Başbakanı Muhammed Naci Itrinin  katılımıyla Suriyenin başkenti Şamda düzenlenen toplantısı tamamlandı.

         Kapanış oturumunda bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan  imzalanan anlaşmaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek Bu şekilde  gelecek nesillere somut miras bırakabileceğimize inanıyorum dedi.

         Türk ve Suriyeli heyetler arasında ele alınan ve mutabakat sağlanan  konularda verimli olunduğunu kaydeden Erdoğan Bu toplantıyı uzun bir yolun ilk  kilometre taşı telakki edebiliriz diye konuştu. Erdoğan ulaştırma ekonomi  ticaret güvenlik yerel yönetimler enerji su çevre kültür eğitim ve kentsel  dönüşüm gibi toplumun sosyal hayatını doğrudan etkileyen konularda işbirliği  yapılacağını söyledi.

         Suriye Başbakanı Muhammet Naci Itri ise toplantıların çok zengin içerikli  olduğunu belirterek Amacımız iki kardeş ülkenin ekonomilerine katkıda  bulunarak gelişmelerini sağlamak ve bu vesile ile hem ülkelerimize hem bölgemizin  kalkınmasına katkımız dokunacaktır şeklinde konuştu.

         Kapanış oturumunun ardından enerji sağlık eğitim kültür güvenlik  ekonomi ve ticaret yerel yönetimler su çevre ve ulaştırma konularının da  aralarında bulunduğu 51 resmi belgeye imza atıldı.

         Bu kapsamda güvenlik gecekondu bölgelerinin kalkındırılması çevrenin  korunması yüksek öğretim ile bilim ve teknoloji alanlarında ilgili bakanlıklar  ve kurumlar arasında işbirliği anlaşmaları imzalandı.

         Ayrıca dışişleri bakanlıkları arasında işbirliği turizm eğitim  gençlik ve spor müteahhitlik toplu konut sınır kapılarının ortak kullanımı  karşılıklı kültür merkezleri kurulması yerel yönetim denizcilik sivil  havacılık demiryolları bilgi ve iletişim teknolojileri tarım su kaynaklarının  etkin kullanımı hayvan sağlığı asi nehri üzerinde ortak baraj inşası yüksek  öğretim radyo-televizyon alanlarına ilişkin işbirliğini içeren mutabakat  zabıtları imzalandı.

         İki ülke arasında Bölgelerarası İşbirliği programının kapsamının  genişletilmesine dair niyet beyanı da imza edildi.

         Polis eğitimi konusunda işbirliği protokolünün taslağı da hazırlanırken  iki ülke içişleri bakanlıkları arasında polis teşkilatlarınca yürütülen  güvenlik hizmetlerinin yükseltilmesine yönelik projeli çalışmalarda işbirliği  protokolü ve nüfus işlemleri konusunda işbirliği protokolü de imzalandı.  Bilimsel teknolojik işbirliği protokolü Suriye Arap Cumhuriyeti Haber Ajansı  SANA ile Türkiye Cumhuriyeti Anadolu Ajansı AA arasında işbirliği protokolü  Türk Standartlar Enstitüsü TSE ile Suriye Standardizasyon Kurumu SAMSO  arasında teknik işbirliği protokolü de imzalanan diğer protokoller oldu.

         Çalışma protokolleri kapsamında da hastane hizmetlerinin  geliştirilmesi aile hekimliği sisteminin geliştirilmesi sağlık personelinin  ortak programlarla eğitimi tıbbi tecrübe alış-verişinin gerçekleştirilmesi ve  ortak sağlık haftaları düzenlenmesi bulaşıcı hastalıklar ve hudut sağlığı  alanlarında işbirliği Türkiyede hasta tedavisi sağlanması ve kardeş hastaneler  tesis edilmesi ilaç tıbbi cihaz ve malzeme ticaretinin ve üretiminin teşviki  sağlık stratejik planlarının geliştirilmesi ve sağlık sistemlerinin  güçlendirilmesi belgeleri imzalandı.

         Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Suriye Arap Cumhuriyeti  Elektrik Bakanı Ahmed Kussey Kayalının ortak bildirisi ve elektrik ile petrol  ve doğal gaz alanlarında ortak bildiriler de kabul edildi.

         Öte yandan daha önce imzalanan konut ve inşaat alanında işbirliği  mutabakat zaptı çerçevesinde 2010-2011 yılları için ilk uygulama programı ile  2010-2012 yılları için kültür anlaşması uygulama programı da kabul edildi.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/-uzun-bir-yolun-ilk-kilometre-tasi--14/</link>
</item>
<item>
<title>Güzargahlarda değişiklik yapılıyordu</title>
<description>Meclis Başkanı Şahin suikast planları üzerine Son zamanlarda iniş-biniş güzargahlarında değişiklik yapılıyordu dedi.br br TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin suikast  iddialarına ilişkin kendisinin kişisel olarak böyle bir şey sezmediğini ancak  koruma ekibine gelen farklı bilgi olabileceğini onların da bunu değerlendirerek  görevini yapacağını söyledi.

         TBMMde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin Genelkurmay  Başkanlığının açıklamasına ilişkin soru üzerine kurumların açıklaması ile ilgili  Meclis Başkanı olarak bir değerlendirme yapmadığını belirtti.

         Şahin suikast iddiaları ile ilgili kendisine yönelik bir tereddütünün  olup olmadığı ya da böyle bir şeyi sezip sezmediği yönündeki soruya şu yanıtı  verdi:

         Kişisel olarak böyle bir şey sezmedim. Ama bizim koruma ekibimiz var.  Onların güvenlik birimleriyle tabii ki irtibatları var. Onlara gelen farklı  bilgi duyumihbar olabilir. Onlar bunları değerlendirerek görevlerini yaparlar.  Ama çoğu kez de belki tamamı genellikle korunan kişiye de bu bilgileri vermezler.  Benim pek bilgim olmaz açıkçası.

         Son zamanlarda sadece evden girerken çıkarken daha önce alışkanlık haline gelmiş olan noktalardan değil de başka yerlerden girdiğimiz indiğimiz  bindiğimiz de oldu. Ben de onu belki bir güvenlik tedbiridir diye düşündüm.  Başka bir şey de sormadım.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/-guzargahlarda-degisiklik-yapiliyordu--13/</link>
</item>
<item>
<title>Mehmet Şimşek müjdeyi verdi</title>
<description>Şimşek Ziraat Mühendislerinin işe alınıp alınmayacağı sorusuna Bu  konuda size bir müjde: 2 bin 500 kişi için vizeyi bu hafta içinde vereceğiz  dedi.br br Maliye Bakanı Mehmet Şimşek işsiz ziraat  mühendisleriyle ilgili olarak 2 bin 500 kişi için vizeyi bu hafta içinde  vereceğiz dedi.

         TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu  Tasarısının iki maddesi daha kabul edildi.

         Tasarının Sözleşmeli Personele İlişkin Hususları düzenleyen maddesi  üzerinde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Taha Aksoy İzmirde Karşıyaka  Belediyesine ait Kent A.Şde çalışan 291 işçinin işine son verildiğini  belirterek işçilerin aileleriyle birlikte aylardan beri zor durumda olduğunu  kaydetti.

         Sosyal açıdan facia yaşanıyor diyen Aksoy konuyu CHPnin İzmir  milletvekilleri ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüştüğünü ancak  bugüne kadar bir çözüm bulunamadığını anlattı. Aksoy Tekel işçilerine  gösterdiğiniz hassasiyeti İzmirdeki işçilere de gösterin. Bu sorunu çözelim  dedi.

         Madde üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek kamunun dış borcundaki artışın cüzi olduğunu belirterek kamu  sektörünün 2002de 645 milyar dolar iken 2009 yılının ikinci çeyreğinde 781  milyar dolar olduğunu kaydetti. Özel sektörün büyürken borçlandığına işaret eden  Şimşek özel sektörün borcunun 43 milyar dolardan 176 milyar dolara yükseldiğini  kaydetti.

         Şimşek şöyle konuştu:

         Devlet Bakanı olduğumda Merkez Bankası toplantısında Mümkünse özel  sektör borçlarını bir mercek altına alalım dedim. Türkiyenin bu dönemde borç  artışı çok sınırlı olmuştur. IMFnin mi yoksa piyasadan alınan borç mu daha ucuz?  Tabii ki IMFnin borcu daha ucuz. Ama IMFnin borcu çok ağır şartlarla geliyor.  IMF bu imkanları sınırlı ölçüde kullandıracak. Türkiye olarak bizim bir miktar  içeriden bir miktar dışarıdan borçlanmamız lazım. Bu borçlanmayı yaparken  optimal şekilde maliyet dengesini gözetmek zorundayız. IMF borçlarının vadesi çok  kısadır ayrıca çok borç alan ülkelerden prim alırlar.
         
      
         
         Şimşek Ziraat Mühendislerinin işe alınıp alınmayacağı sorusuna Bu  konuda size bir müjde: 2 bin 500 kişi için vizeyi bu hafta içinde vereceğiz  dedi.

         Öğretmen alımları konusundaki soruyu da yanıtlayan Şimşek 2009 yılında  20 bini kadrolu olmak üzere 43 700 öğretmen alındığını hatırlatarak 2010 yılında  da benzeri rakamların söz konusu olacağını söyledi.

         Şimşek 208 ülkeye ihracat yapıldığına işaret ederek Neredeyse ihracat  yapmadığımız ülke yok. Ama hala kapasitenin altında olan ülkeler olabilir. Bu  ülkelere yönelik çaba göstermeye devam edeceğiz. Özellikle fuarlara katılmak ve  diğer konularda çalışmalarımız var. Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanımız da  zaten pek Türkiyeye uğramıyor. Ama bu alanda kur garantisi veremeyiz diye  konuştu.

         Şimşek 4-C statüsünde çalışanların 4-Bye geçirilmesinin doğru  olmadığını belirterek şöyle konuştu:

         Bir çalışma yapılacaksa sadece bir kesime yönelik yapılmaz mutlaka  bütün kesimlere yönelik çalışma yapılır. Ama 4-Bye geçişi ben de doğru bulmam.  Çünkü bu tamamen yeniden yapılandırmayı gerektirir. Özelleştirme uygulamalarının  bir mantığı var. O mantığın ötesine geçmek doğru olmaz. Ama 4-Clilerin  durumların düzeltecek çalışmaya katkı veririz dedi.

         Tasarının sözleşmeli personel ve işçi istihdamı ve ödeneklerine  ilişkin esaslarını düzenleyen 23 ve 24. maddesi kabul edildi. Başkanvekili Nevzat  Pakdil tasarının 24. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşimi yarın saat  11.00de toplanmak üzere kapattı.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/mehmet-simsek-mujdeyi-verdi-12/</link>
</item>
<item>
<title>AK Parti aldığı oyun hakkını versin</title>
<description>TV8?de yayınlanan Erkan Tan?la Başkentten Program konuğu olan Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş Ak Parti Hükümetinin  47?lik oyun icabını yerine getirmesini söyleyerek ??AKP?li olmayan bir tek Genelkurmay Başkanı kaldı.br br Sayın Cumhurbaşkanı Başbakan Meclis YÖK ve Anayasa Mahkemesi Başkanları herkes AKP?li ?? diye konuştu.. Sıkıştığında ve tıkandığında eleştirildiğini ve engellere takıldığını öne süren Hükümetin Anayasa değişikliği dahil tüm uygulamalar için gerekli yetki ve güce sahip olduğunun altını çizdi.  Saadet Partisi?nin iktidarı sadece eleştiren bir yaklaşım içinde olmadığına da işaret eden Kurtulmuş ??Siyasette bir ilktir bu biz hükümeti başarılı bulduğumuz durumlarda yazılı bir şekilde teşekkür de ettik. Suriye ve Davos için düşüncelerimizi ilettik?? dedi. Muhalafet-İktidar kutuplaşmalarında yaşanan üslup ve yöntem hatalarına belden aşağıya vurmalara hakaret ve yakışıksız söylemlere de  değinerek ??Saadet Parti?si olarak siyaset anlayışına yakıştıramadığımız bu yaşananları doğru bulmuyoruz . İcraatları olan hükümetin eleştirilmesi çok doğaldır ama bunun da bir üslubu  olmalı?? sözlerini kaydetti
.    Geçmiş Hükümetler Dönemi 8 Yıl öncesinde Kaldı!
Hükümetin yapılan eleştiriler karşısında geçmiş dönemdeki yönetimleri hatırlattığını ve yanlışların yarıştığı bir kutuplaşma siyasetinin içinde bulunduğumuzu söyleyen Numan Kurtulmuş ??Geçmiş hükümetler 8 yıl öncesinde kaldı 7 yıldır ne yapılmış ya da yapılamamış ona bakalım?? diye konuştu. İşsizliğin ve yoksulluğun giderek artan Türkiye?sinde IMF programları peşinde koşan bir AK Parti Hükümeti olduğunu söyleyerek ?? Eğer şimdiye kadar IMF ile bir anlaşma yapılmadı ise bu Saadet Partisi sayesinde olmamıştır. IMF talimatlarına boyun eğen bir ülke olmamalıyız.?? dedi. İktidarı sürekli yanlış politika izlemekle eleştirerek?? Siyasi partiler ve kişiler geçicidir. Önemli olan geride ne bıraktığımız. Ülke meseleleri  asla siyasi rant malzemesine dönüştürülmemeli?? sözlerini kaydetti.
 .  İkisi de Komik!
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olan Bülent Arınç ?a  düzenlenen suikast  için   ??İster politikacı olsun ister sokaktaki vatandaş herkesin güvenlik içinde olması önemlidir. ?? diyen Numan Kurtulmuş ??Muhalefeti ve İktidarı olaya ilişkin yaklaşımları için komik buluyorum. Geçmişte  yaşanan suikast girişimlerine de  bir çok kez tanık olduk. Olayın ciddiyetinden uzak bu şekilde konuşulması çok vahimdir ve rasyonel bir tarafı da yoktur.. Türk yargı sisteminin gerçekleri su yüzüne çıkarması için sabırlı olmalıyız ??dedi.  
Gölge Olanın Gölgesi Olmaz!
??Gölge olanın gölgesi olmaz?? diyen Saadet Partisi Genel Başkanı??Sayın Erbakan 40 yıllık tecrübesi  ile saygı duyduğumuz bir isimdir Ama ne seçim kampanyalarımızda ne de toplantılarımızda  hem kendisine bir şey sorulmamış hem de Sayın Erbakan bir imada bulunmamıştır.  İş dünyası ve üniversite camiası başta olmak üzere genç ve dinamik bir kadro ile Saadet Partisi daha da güçlenmektedir. Artık yanlış algıların ve geçmişin bir kenara bırakılması gerekir.  Akıllı  siyaset vesayet altında olmaz ?? diye konuştu.  Genel Başkan kayıp trilyonların hesabının verilmesi eleştirilerine de karşılık vererek ??  Kayıp trilyon davası 28 Şubat döneminde antidemokratik  şartlar altında açılmıştır. Hangi holdingin hangi haksızlığı varsa  hesabının verilmesi önemli Devletin bu tür uygulamalarda çok dikkatli olması gerekir?? dedi. ??Kamunun hak ve hukuku  millete verilen sözler bizim için her şeyden önce gelir. Öbür dünyada hesap verileceğine inanan bir maneviyat ve vicdan  anlayışımızla yol almak amacındayız.11-12 yıllık bir siyaset geçmişim var. Hiçbir zaman  yapamayacağımız tutamayacağımız sözler vermedik. Harun gibi gelip kanun gibi gitmeyeceğiz .Bizim en büyük güvencemiz dürüstlüğümüzdür ??  açıklamasında bulundu ??Kamuoyunda asla Saadet parti?sine oy vermem diyenlerin oranı 14-16?lara düştü. Bu milletimizin 85?nin artık bize oy vermeyi düşündüğünü gösterir?? sözlerini kaydetti. 
Biz Parlamentoda Olsaydık!
 ??Saadet Partisi olarak eğer biz parlamentoda olsaydık demokratik açılımın ne  hükümetin tarafından eline yüzüne bulaştırılmasına ne de muhalefet tarafından   sokağa düşürülmesine izin vermezdik. ?? diyen Numan Kurtulmuş  hükümeti Türkiye?yi küresel sömürü ağlarına hapsetmeye çalışmakla eleştirdi. IMF?nin bekleme salonlarında  zaman geçirmenin ülke adına tekrarlanan bir süreç olduğuna dikkati çekerek 7 yıl içinde sayısız kere İncirlik Üssü?nün bölgedeki ülkeleri işgal etmek ve bombalamak için kullanılmasına da tepkili olduğunu ifade etti. 2004-7 yıllarına işaret ederek ??Türkiye ?ye her gün Dubai modeli örnek gösterildi. Sadece küresel şirketlerin şovrumu olan bu model Dubai?de bile karşılık bulamadı. Hele ki Türkiye için zaten olmazdı.?? sözlerini kaydetti..</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/-ak-parti-aldigi-oyun-hakkini-versin--11/</link>
</item>
<item>
<title>Yeni BDPliler KCK operasyonu için toplandı</title>
<description>Kapatılan DTPnin milletvekilleri 8 ilde eşzamanlı düzenlenen KCK operasyonunda bazı partililerin gözaltına alınması nedeniyle DTPnin yerini alan Barış ve Demokrasi Partisi Genel Merkezine geldiler.br br Genel Merkez binası girişinde eski DTP milletvekilleri KCK operasyonuna tepki göstererek bu operasyonun Kürtleri siyasetten tasfiye etmek üzerine yapıldığı iddiasında bulundular.

Eski DTP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis Muş Milletvekili Sırrı Sakık KCK operasyonunun ardından parti binasına geldiler.

Girişte bir açıklama yapan Karabaş KCK operasyonu değil Kürtleri siyasetten tasfiye operasyonudur açıklamasında bulundu. Halis ise Bu operasyon açılımın samimiyetsizliğidir diye konuştu. Sırrı Sakık ise her hangi bir açıklama yapmadı. Toplantının ardından bir açıklama yapılması bekleniyor.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/yeni-bdp-liler-kck-operasyonu-icin-toplandi-10/</link>
</item>
<item>
<title>Ufuk Uras kararını açıkladı</title>
<description>Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Demokratik Toplum Partisi milletvekilleri Barış ve Demokrasi Partisine katılmak için dilekçelerini yarın TBMMye verecek. br br DTPnin kapatılma kararı sonrası kurulacak yeni partiye geçeceği konuşulan Ufuk Uras BDPye katılma kararını açıkladı. Uras eski DTPlilerin BDPye geçmesinden hemen sonra BDPye geçeceğini açıkladı. Urasın partiye katılımıyla grup kurulmuş oldu.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ufuk-uras-kararini-acikladi-9/</link>
</item>
<item>
<title>Sandalye dağılımında son durum</title>
<description>Barış ve Demokrasi Partisinin BDP grup  kurmasıyla birlikte TBMMde temsil edilen siyasi parti sayısı tekrar 7ye  yükseldi. Mecliste grubu bulunan siyasi parti sayısı da yeniden 4 oldu.br br Mecliste partilere göre sandalye dağılımı şöyle:
         
Adalet Ve Kalkınma Partisi: 338
         
Cumhuriyet Halk Partisi: 97
         
Milliyetçi Hareket Partisi: 69
         
Barış ve Demokrasi Partisi: 20
         
Bağımsız Milletvekili: 10
         
Demokratik Sol Parti: 8
         
Demokrat Parti: 1
         
Türkiye Partisi: 1
         
Toplam: 544

AA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/sandalye-dagiliminda-son-durum-8/</link>
</item>
<item>
<title>Erdoğana sürpriz telefon</title>
<description>İspanya Başbakanı Zapatero ABnin yeni dönem başkanı oluyor.br br Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ocak ayında AB dönem başkanlığını devralacak İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ile telefon görüşmesi yaptı.

Zapatero Başbakan Erdoğanı telefonla arayarak bir süre görüştü. İspanya Başbakanı Zapateronun bu ay sonunda Kıbrıs Rum Kesimine yapacağı ziyaret öncesinde Başbakan Erdoğan ile görüş alış verişinde bulunduğu belirtildi. Zapatero görüşmede Erdoğana KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatı da İspanyaya davet edeceğini söyledi.

Erdoğan ile Zapatero arasında gerçekleşen görüşmede AB ile ilgili konular şubat ayında İspanyanın Başkenti Madridde yapılacak olan 2. Türkiye-İspanya Zirvesi ile Meksikadaki G-20 zirvesinin gündemi ile ilgili değerlendirmeler de yapıldığı kaydedildi.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/erdogan-a-surpriz-telefon-7/</link>
</item>
<item>
<title>Yazıcıdan suikast değerlendirmesi</title>
<description>Devlet Bakanı Hayati Yazıcı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça yönelik suikast iddiasıyla ilgili yakalanan iki subayın ev ve bilgisayarlarında evine ait kroki ve adreslerin yer almasıyla ilgili olarak kaygı duyduğu bir şey olmadığını söyledi.br br Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise Türkiyenin sanat etkinliklerinin tadını çıkaracak bir ortamı hissetmesini dilediğini belirtti.

	Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı Anadolu Gösteri Merkezinde Anadolu Ateşi grubunun Troya gösterisini izledi.

	Gösteriye girmeden önce basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yazıcı Başbakan Yardımcısı Arınça yönelik suikast iddiaları soruşturmasında kendi evinin adres ve krokilerinin bulunmasıyla ilgili soruları yanıtladı.

	Hiçbir yorum yapmayacağını belirten Bakan Yazıcı gelişmeleri gazetelerden okuduğunu kaydetti.

	İddialarla ilgili yetkili makamların belli olduğunu ve adli makamların soruşturmayı yürüttüğünü söyleyen Yazıcı bir endişesi olup olmadığı sorularına ise Hayır benim endişem yok söz konusu değil. Ben zaten çok fazla korumayla gezmeyi seven biri değilim. Bak zaten arkamda birkaç tane var. Ben de rahatsız oluyorum. Herhangi bir sorunum yok kaygı duyduğum bir şey de yok. dedi.

	Bakan Günay ise hükümetteki birçok bakana yönelik suikast iddialarıyla ilgili olarak Arkadaşlar buraya önemli bir sanat etkinliğini izlemeye geldim. İnşallah ülkemiz sanat etkinliklerinin tadını çıkaracak bir ortamı bütünüyle hisseder. ifadelerini kullandı. CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/yazici-dan-suikast-degerlendirmesi-6/</link>
</item>
<item>
<title>BDPli vekiller adliyede başkan gözaltında</title>
<description>BDPye katılan vekiller Diyarbakır Adliyesine geldi.br br Aralarında BDP Genel Başkanı Demir Çelik Milletvekilleri Selahettin Demirtaş Gülten Kışanak Aysel Tuğluk Sevahir Bayındır Özdal Üçerve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemirin bulunduğu bir grup Diyarbakır Adliyesine geldi. Milletvekilleri Baydemir ile BDP Genel Başkanı adliyenin bahçesine alındı diğer partililere içeri alınmadı.

BDPli Milletvekilleri ile birlikte adliyeye gelen Bağlar Belediye başkanı Yüksel Baran gözaltına alındı.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/bdp-li-vekiller-adliyede-baskan-gozaltinda-5/</link>
</item>
<item>
<title>Vekilden polise galiz küfür - Video</title>
<description>Poliste çete var iddiasında bulunan AK Parti Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaran ile polis arasında alkol ve küfür nedeniyle sorun yaşandığı ortaya çıktı. Alkollü vekil trafik kontrolünde küfredince polis kameraya aldı.br br AK Parti Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaranın kendisine kimlik soran polislere ağır hakarette bulunarak küfür ettiği ortaya çıktı. Cep telefonu ile görüntülenen tartışmada Milletvekili İşbaşaran kendisine kimlik soran polislere sizi yakarım. S... git gibi küfürler ediyor. Emniyet Müdürünün olay yerine gelmesi için şoförüne talimat vererek yolu trafiğe kapattıran milletvekiline vatandaşlar da korna çalarak tepki gösteriyor. Polis yapılan hakaretlere daha fazla dayanamayan polis milletvekili olsanız bile bize böyle hakaret edemezsiniz diye tepki gösterirken İşbaşaran ise polislere öpücük atıyor.




Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü görevlileri geçtiğimiz Pazar günü gece uygulama yaparken AK Parti Elazığ milletvekili Fevzi İşbaşaranın otomobilini çevirmiş. Şoförünün kullandığı araçta bulunan İşbaşaran sürücüye alkol testi yapmak isteyen polislere milletvekili olduğunu belirterek tepki göstermişti. Bunun üzerine polisler kendisine kimlik sormuş milletvekilinin kimliği gösterirken polislere ağır sözler söylediği iddia edilmişti. Polisler de kendilerine hakaret tehdit ve küfür ettiği iddiasıyla Milletvekili İşbaşarandan şikâyetçi olmuştu.



Polislerle tartışan milletvekilinin cep telefonu ile görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde kendisine kimlik sorulmasına sinirlenerek polislere ağır hareketlerde bulunan milletvekili İşbaşaran denetleme yapan ekiplerin amiri olduğunu belirten resmi üniformalı bir polisten ısrarla kimlik istediği görülüyor. Polisin Efendim ben devletin resmi görevlisiyim üzerimde üniformam var burada trafik uygulaması yapıyorum her halimden polis olduğum belli demesine rağmen milletvekili kimlik ısrarını sürdürüyor.

Görüntülerde kendisine eşkıyalık yapıldığını öne süren milletvekili polislere sizi yakarım S...git size birilerinin ders vermesi gerekiyor. diyerek küfürler savunuyor. İşbaşarana polislerin Biz görevimizi yapıyoruz demesi üzerine de emniyet müdürünüz gelsin valiniz gelsin diyor.

Polislerin ısrarı üzerine sürücüye alkol kontrolü yapılırken sürücünün alkolsüz olduğu görülüyor. Ancak polislerle tartışmaya devam eden Milletvekili İşbaşaran hakaret ve küfürlerini sıralıyor telefonla aradığı Ankara Emniyet Müdürlüğündeki görevlileri de tehdit ediyor.



Milletvekili daha önce olay sonrası eşi baldızı ve kızı ile yemekten döndüğü açıklamasını yapmıştı. Ancak kamera görüntülerinde sanatçı Çiğdem Tunçun da milletvekilinin otomobilinde bulunduğu ortaya çıktı.

Öte yandan olayın tanığı olan vatandaşlar da İşbaşarana tepki göstererek Milletvekili olsanız bile devletin polisine hakaret edemezsin diyerek uyarılarda bulunuyor. Vatandaşlar milletvekilinden yolu trafiğe açmasını istiyor. Ancak vekil daha da ileri giderek emniyet müdürünün gelmesi için şoföründen otomobil ile denetim yapılan caddeyi trafiğe kapatmasını istiyor. Trafikte bekleyen diğer sürücülerin korna çalarak milletvekilini proteste ediyor.



Öte yandan bugün Habertürkte yer alan habere göre bu görüntüler Başbakan Erdoğana da gönderildi. Erdoğanın görüntüyü izlediği öğrenildi. İçişleri inceleme başlattı.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/vekilden-polise-galiz-kufur-video-4/</link>
</item>
<item>
<title>AK Partiden İzmir operasyonu</title>
<description>AK Parti yerel seçimlerde CHPye açık ara kaybettiği İzmirde 17 İlçe Başkanı değiştirildi.br br Ak Parti Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem ?Halkla bütünleşmemiz İzmiri kazanmamız lazım. İzmirde halkla bütünleşecek kadrolar gelecek? dedi. Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: ?Çalışma prensiplerimizi anlattık buna uyum sağlayamayanlar ayrıldı. Bizim politikamız kadrolarımızın bulunduğu yerin prototipi olması. Oradaki halkı yansıtması. Halk orada teşkilatımıza baktığında kendisini görmeli tıpkı bir ayna gibi. Örgütümüz halkın bakışını yaklaşımını bize yansıtacak bizi de halka. Kimsenin yediği içtiği kıyafeti bizi ilgilendirmiyor. Bizim amacımız problemleri çözmek. Ne kimseyi kendimize benzetmek ne de kendimizi başkalarına benzetmek gibi bir niyetimiz yok.?

23 İLÇE BAŞKANININ İSTİFASI İSTENMİŞTİ

Ak Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabak 15 Aralıkta ilçe başkanlarından 23ünün istifasını istemişti. Kabak yaptğı açıklamada Karabağlar  Konak Karşıyaka Dikili Foça Kiraz Kınık ve Balçova dışındaki 23 ilçe başkanı ve yöneticinin yeniden seçileceğini duyurmuştu.</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/ak-parti-den-izmir-operasyonu-3/</link>
</item>
<item>
<title>CHPli vekil pes dedirtti</title>
<description>CHP Muğla Milletvekili Gürol Erginden Baydemirin küfürlü konuşmasına destek geldi.br br CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin Osman Baydemirin küfürlü açıklamasıyla ilgili olarak Bu ifadeyi devlete yönelik olarak hiç kabul etmem de hükümetin yanlışının bir karşılığı olarak kabul edilebilir dedi.

CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt Baydemirin bu açıklamasını duyunca çok üzüldüğünü dile getirdi. Seçilmiş halkı temsil eden bir belediye başkanına bu kelimenin hiç yakışmadığını belirten Öğüt Bu hükümet bu devlet hepimizin. Hükümete de sahip çıkmamız lazım devletimize de. Böyle polemiklerle devleti ve hükümeti yıpratmanın anlamı yok. Bu açıklama talihsiz bir açıklamadır. Hem kendisini hem tüm Türkiyeyi hem de kendi yandaşlarını üzmüştür dedi.

CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin ise Bu ifadeyi devlete yönelik olarak hiç kabul etmem de hükümetin yanlışının bir karşılığı olarak bu kabul edilebilir dedi.

Bu konunun Cumhurbaşkanından başlayan bir yanlış silsilesi olarak sürdüğünü öne süren Ergin hükümetin konuyu çok yanlış ve hazırlıksız başlattığını savnudu. Ergin Çok büyük umut verdiler. Bu umutların karşılanma şansı yoktu. Bu millet onların beklentilerine yanıt verecek olaylar karşısında suskun kalmazdı kalmadı da. Öyle olunca hükümet çark etmek zorunda kaldı. Şimdi hükümet kıvranıp duruyor. Onlar da hükümete karşı her geçen gün sertleşiyorlar. Doğal olarak hükümete karşı sertleşirken bir yandan devlete karşı sertleşme olarak da yansıyor. Kabul edilebilir bir söylem değil ama en azından böyle bir söylem hükümetin ve onun başının aklını başına getirir diye düşünüyorum şeklinde konuştu.

İHA</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/chp-li-vekil-pes-dedirtti-2/</link>
</item>
<item>
<title>Davutoğlu: İzin vermeyeceğiz</title>
<description>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov Ankarada bir araya geldi.br br İki bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Davutoğlu Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri kimsenin bozmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

Kafkasyada barışa çok yakın olduklarının altını çizen Davutoğlu donmuş krizlerden kimsenin medet ummaması gerektiğini söyledi. Bu krizleri hep birlikte el ele çözerek halklarımızın daha fazla kaynaşmasına yol açacak barış ortamını sağlamalıyız. diyen Davutoğlu Türkiye ile Azerbaycan arasında tam bir işbirliği olduğunu belirterek iki ülke arasında bütün konuların açıklıkla paylaşıldığını kaydetti.

Ermenistan ile imzalanan protokollerin milletvekillerinin bağımsız iradeleriyle mi şekilleneceği şeklindeki bir soruya Davutoğlu Türkiyede her zaman Meclis iradesinin her türlü iradenin üstünde olduğunu hatırlattı. Kapsamlı normalleşmenin bir an önce bölgede gerçekleşmesini istediklerini vurgulayan Davutoğlu Temel hedef ulaşmak istediğimiz hedef budur. Türkiye-Ermenistan normalleşmesi süreci konusunda samimiyiz ve bunun gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Aynı şekilde Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini ve bunun için de Karabağ sorununun donmuş kriz halinden çıkarılması ve işgal altındaki Azeri topraklarının işgali sona erdirecek nihai bir barışın sağlanması bütün bu normalleşme süreçlerinin daha sağlam bir zemine oturmasını sağlayacaktır. dedi.

KIBRIS KONUSUNDA ANA PARAMETRELER BELLİ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu ile yapılan görüşmeye ilişkin de konuşan Davutoğlu Bizim KKTC liderleriyle temaslarımızın herhangi bir sınırlayıcı prensibi olmaz. Her zaman gerek Sayın Cumhurbaşkanı Talat ile gerekse Sayın Başbakan Eroğlu ile her vesileyle görüşürüz. Talatın gelmeyişinin sanki bir tercih gibi yorumlanması doğru değil. Eroğlu ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte kapsamlı görüşmeler yaptı. Sabah da kahvaltıda bir araya geldi. Görüşmelerde KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkiler ele alındı. Müzakereler yoğunluk kazandıkça KKTC ile Türkiye arasındaki istişareler de artacak. Ziyaretlerdeki yoğunluk müzakerelerin yoğunluğuna paralel olarak devam edecek. Bizim bütün meselemiz KKTC halkının bir bütün halinde kendi geleceklerini tayin bakımından müzakerelere ağırlıklarını koymaları kalıcı ve adil bir barışın sağlanması konusunda tek bir vücut olarak ortak bir stratejik hedefe yönelik olarak çalışmalarıdır. Ana parametreler bellidir bunların etrafında da her türlü alternatif görüş alışverişi tabii ki yapılacak ve müzakerelere pozitif katkı verilmeye devam edilecek. diye konuştu.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ise Azerbaycan için bölgedeki en büyük sorunun Dağlık Karabağ sorunu olduğunu vurguladı. Azerbaycan topraklarının yüzde 20sinin işgal altında olduğu bir durumda istikrar ve güvenlikten bahsedemeyeceklerini ifade eden Memmedyarov Davutoğlu ile yaptığı görüşmede Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini detaylı olarak konuşma fırsatı bulduklarını söyledi.

İki ülke ilişkilerinin çok yüksek düzeyde olduğunu vurgulayan Memmedyarov gelecek yıl Karma Ekonomik Komisyon toplantısının Baküde düzenleneceğini belirtti.

Ekonomik ilişkilerin devamı ve geliştirilmesi için kendisiyle birlikte Azerbaycan iş adamlarının da Ankarayı ziyaret ettiğini anlatan Memmedyarov Enerji alanındaki ortak çalışmalarla her iki ülkeyi de büyük bir gelecek bekliyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Bakü-Tiflis-Erzurum ve Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projeleri bu ortak çalışmaların bir örneği. Türkiyenin Azerbaycandaki herkesin kalbinde ayrı bir yeri var. Azerbaycanın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye. Türkiyenin desteğini her zaman hissediyoruz. şeklinde konuştu.

CİHAN</description>
<link>http://www.giris.net/icerik/davutoglu-izin-vermeyecegiz-1/</link>
</item>
</channel>
</rss>
